GeriKelebek Tae Bo
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tae Bo

Yeni bin yılın sporu Tae Bo, önce Amerika'da ardından Avrupa'da hızlı ve büyük bir etki yarattı. Şimdi de Türkiye'de ilgi görüyor. Savunma teknikleri ile boksun müthiş bir müzik ritmiyle, bedeni ve ruhu sarması sonucu ortaya çıkıyor. İster düşmanınızı yenmeyi hayal edin, ister rahatlamayı, bu size kalmış. Bedeni 800 kalori harcayarak yoruyor ama kuş gibi de hafifletiyor...

Amerika'da en sıcak ve en güçlü spor olarak tanımlanıyor, Tae Bo. Bu sporun isim babalığı dünya tekvando şampiyonu Bill Blanks'e ait. Amerika'da Tae Bo, engelli çocukların rehabilitasyonunda da kullanılıyor. Blanks, havuzlarda engelli çocuklara Tae Bo yaptırıyor. Bu sayede topluma daha rahat kazandırılacaklarına inanıyor.

Enerji veren, patlayıcı, güçlü, zayıflatıcı, eğlenceli ve rahatlatıcı gibi sıfatlarla tanımlanan ve bir türlü tam olarak anlatılamayan Tae Bo, kadın erkek her yaştan spor meraklısının da ilgisini çekiyor.

Ankara'da Spor Med'de Ersin Uysal, Tae Bo dersleri veriyor. Her seans tıka basa doluyor. Gelenlerin arasında, bu işi korunmak için yapanlar olduğu kadar, sıkı bir spor olması nedeniyle ter atmak ve rahatlamak isteyenler de var.

Saçtaki tokalar bile fırlıyor

Tae Bo yapmak için öyle çok özel giysilere gerek yok. Bir tayt veya şort ile rahat hareket etmenizi sağlayacak kolsuz bir tişört yeterli. Önce salonu kanı kaynatan bir müzik dolduruyor. Acayip bir temposu var ve daha yerinizde dururken bile kollarınız ve ayaklarınız bu ritme eşlik etmeye başlıyor. Isınmak için hafif hareketler tercih edilse bile, Tae Bo için böylesi bir hafifliği akla getirmek de zor. Bir anda başlıyor denecek kadar seri gelişiyor hareketler. Önce bir iki küçük sıçrama, bir anda yerini zıplamaya bırakıyor iki küçük adımla sağa sonra sola, sol kol yumruk yapılmış olarak ileri, sağ kol yine yumrukla ileri gidiyor. Adımlar hızlanıyor, sağ ve sol ayrımı artık anlamını yitiriyor. Yumruklar, kollar, bacaklar havada uçuyor ve hınçla bir yumruk savurulurken çıkarılacak her tür ses, müziğin ritmine karışıyor. Sanki görünmez bir düşmana saldırıyorlar ya da yaşanan gün içinde hani şunun gözüne bir çaksam diyenlerin ortak buluşması gibi bir toplantıyı andırıyor. Hepsinin yüzünden yaptığı mücadelenin izleri okunuyor. Kim neyi düşünüyor, kimi hırpalıyor, neyin hıncını alıyor belli değil. Sadece rahatladıklarını anlıyorsunuz izlerken. Ama bu arada hızlı çalışan bedene isyan eden ter, her yerden fışkırıyor. Atletlerin hepsi sırılsıklam, boyunlardan aşağı inci tanesi gibi dökülüyor ter. Kadınların saçlarındaki tokalar bile isyankarlaşıp fırlıyor. Ama kimsenin buna aldırış ettiği yok. Sanki bir ayinin tüm detayları safha safha yaşanıyor ve giderek bu olayın iyice içine giriyorlar.

İşte böylesi bir tempoda, günün değil yılların stresi bile atılır gibi geliyor. Beden ise olabildiğince özgür. İster bacağını savur, ister kolunu. Ne step'e benziyor, ne de aerobik'e. Sporun hareketleri kalıplaşmış gibi gözükse de, sanki Tae Bo'ya ruh da eşlik ediyor. Ruhun çığlıkları bile duyuluyor.

Muhteşem müzik sound'ları ile boks ve savunma tekniklerinin aerobik haketleri ile kombinasyonu yapılıyor. Ama aerobik'e hiç mi hiç benzemiyor. Tae Bo yapılırken kişinin içindeki gizli güç, gün ışığına çıkıveriyor. Buna grup motivasyonu da eklendiğinde yaşanan duygu karmaşası hareketlere bir farklı hareket daha ekliyor.

Bir saatte 800 kalori

Fitness antrenörü Ersin Uysal, Tae Bo'nun daha önce denenmiş hiçbir egzersiz programına benzemediğini söylüyor: ‘‘Katılımı ve uygulanışı son derece basit, zevkli ve hareketli. Henüz çok yeni olmasına karşın birçok meraklısı olduğunu görüyorum. Tae Bo tekniği iyi uygulanırsa yağ yakma kaçınılmaz oluyor. Her yaşa ve cinse hitap etmesi de ilgiyi bir kat daha arttırıyor. Bir anlamda insanların kızgınlıklarını atmalarına da yarıyor’’ diyor.

Ders boyunca öğrenciler kadar antrenör de bu konuya adaptasyonu sağlıyor. Ne hoca ders veren, ne de öğrenciler ders gören konuma gelmiyor. Tüm grup kendi için yapıyor, kendi için düşünüyor gibi. Oysa ekip ruhu tüm çıplaklığı ile ortada. Kızgınlığın öfkenin dışarı vurduğu, savunma tekniklerinin öğrenildiği, rahatlayıp gevşemenin sağlandığı bu sporda bir saatte 800 kalori yakılıyor.

Katılanlar ise, amaçları farklı olsa da, bir noktada buluşmayı başarıyor. Tekvando ile nefis hakimiyetini sağlamak, boksun sertliğinde günün stresini atmak, müzikle ruhu dinlendirmek ve aerobik hızında aktiflik kazanmak inanılmaz bir duygu yüklüyor.

Neye faydası var?

İki saatlik ders sonrasında bu sporun tüm inceliklerini öğrenenlerin kendilerine güvenleri artıyor.

Kadınların el ve ayak maharetlerinin gelişmesine yarıyor.

Katılanların yaşam felsefesi genişliyor.

İstatistikler bu sporu yapanların iyi araba kullanmaya başladığını ortaya koyuyor.

Kaza oranlarında yüzde 75 azalma olduğu saptanıyor.

Uzmanlar kalp ritmi bozuk olanlara bu sporu öneriyor.

Sindirim sistemi bu sporla daha rahat çalışıyor.

Sinir hastalarına Tae Bo terapi gibi geliyor.

Kan dolaşımını hızlandırdığı için selülitlerin oluşumunu durduruyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle