GeriStil Metropol kızlarının markası
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Metropol kızlarının markası

Metropol kızlarının markası
Fotoğraf: Zeynel Abidin AĞGÜL

Bir yarışma programında birlikte jüri üyeliği yaptılar. İş arkadaşlığı önce dostluğa, sonra da ortaklığa dönüştü. Gül Gölge Saygı ve Ayşe Brav güçlerini birleştirerek bir moda markası yarattı. Case Study’nin modayı takip eden ama moda kurbanı olmayan, beyaz gömlek seven, stil sahibi kadınların markası olsun istiyorlar.

◊ Programa başlamadan önce arkadaş mıydınız?
Gül Gölge Saygı: Birbirimizi sosyal çevreden tanıyorduk. Bazı arkadaş davetlerinde bir araya geliyorduk...
Ayşe Brav: Tanışıklığımız dışında samimi olmamız programla başladı. Hayatımda en fazla gördüğüm insanlar Gül ve Raşit (Bağzıbağlı, programın üçüncü jüri üyesi) oldu. Televizyonda iyi partner bulmak zordur. Biz samimiyetle bu zorluğu kırdık. 

◊ Birbirinize benziyor musunuz, yoksa zıt kutupların birbirini çekmesi mi sizinki?
Gül Gölge Saygı: Biz de aramızda bunu çok tartışıyoruz.  Bazı yönlerimiz inanılmaz benziyor. Bazı yönlerimizse inanılmaz farklı. Ortak noktamız; ikimizin de çok duygusal olması. Böyle olunca inişlerimiz çıkışlarımız oluyor tabii. Ayrıca adalet ve vicdan duygularımız da benziyor. 

◊ Yarışmacıların giydiği başarısız tasarımlar mı sizi bir moda markası yaratmaya teşvik etti? “Biz daha iyisini yaparız” mı dediniz? 
Ayşe Brav: Ben profesyonel iş olarak tekstille uğraşıyorum. Hem iç piyasa hem de yurtdışı markalarına tişört yapıyorum. Bildiğiniz gibi Gül de bir marka için koleksiyon yapmıştı. Programa başladıktan sonra galiba seyircimiz bizi çok teşvik etti çünkü Instagram’a koyduğumuz her fotoğrafın altına “Buna nereden, nasıl erişebiliriz” soruları yağmaya başladı. Hatta kanalı arayıp kıyafetlerimizi soranlar bile oldu. Biz de “Madem zevkimiz beğeniliyor, biz de bir markayla halka ulaşalım” dedik.

Metropol kızlarının markası

BEYAZ GÖMLEKSİZ OLMAZ

◊ “Stil sahibi, şehirli kadının yeni dolabını oluşturma”... İddianız bu değil mi? Bunu biraz açar mısınız?
Gül Gölge Saygı: Biz ‘şehirli kadın’ derken şunu kastediyoruz; ayakları yere basan, modayı takip eden ama modanın kurbanı olmayan, dinamik ve stil sahibi kadınların dolabının bir parçası olmak istiyoruz.

◊ Biraz ‘boho’, biraz ‘emprime’, biraz ‘payet’... Sizin kadınınız nasıl bir kadın? Seksi mi, çapkın mı, dediğim dedik mi?
Gül Gölge Saygı: Bizim kadınımız; aslında tam bir metropol kızı. Çalışıyor, okuyor ya da ev kadını ama hayatın içinde. Kitap okuyor, seyahat ediyor; çevreyi, insanı, hayvanları seviyor. Ayakları yere basıyor. Yani gerçek bir kadın. Duygularını da gerçek yaşıyor. Fikri neyse söylüyor. Tribüne oynamıyor.

◊ Beyaz gömlek hassasiyetiniz nereden kaynaklanıyor? Kaç farklı beyaz gömlek tasarladınız?
Ayşe Brav: Beyaz gömlek çok klasik ve zamansız bir parçadır. Aynı zamanda bir kurtarıcıdır. Jean’in üzerine beyaz gömlek giyer, spor-şık olursunuz. Siyah bir takımla klasik bir beyaz gömlek giyer, dömi-klasik bir tarz elde edersiniz. Kocaman beyaz bir gömleği mayonun üzerine giyer, seksi olursunuz. Mutlaka dolabınızda olmalıdır. En önemli şey kalıbı ve kaliteli kumaşıdır. Biz de bu yüzden bu koleksiyona 10 adet beyaz gömlek koyduk.

◊ Bu markayı hangi ünlüler giysin istersiniz?
Ayşe Brav: Eğer mümkün olsaydı bu markayı ikon olduğuna inandığımız kadınlar giysin isterdik. Mesela Madonna. Carolyn Bessette ya da Brigitte Bardot da giyebilirdi. Ve tabii ki herkesin ikonu olan Jacqueline Kennedy Onassis. Biraz abarttım galiba ama böyle isterdim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle