GeriKelebek Sokak çocuğu tişört kimlik değiştiriyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sokak çocuğu tişört kimlik değiştiriyor

Sokak çocuğu tişört kimlik değiştiriyor
refid:4934202 ilişkili resim dosyası

Tişört, tıpkı jean pantolon ve spor ayakkabı gibi, 20. yüzyıla ait bir fenomen. Sokak modasının lokomotif unsuru. Çok büyük ve lüks giyim markaları bile en önemli mesajlarını pantolonların ya da ceketlerin üzerine değil, tişörtlerin üzerine işliyor. İnsanlar artık pahalı ve ucuz ürünleri karıştırarak kendi tarzını yaratma modasını (mix & match) takip ediyor. Tişört bu tarzın en baş aracı olarak karşımızda.

2000’ler modasının vazgeçilmezi tişört, 1920’lerde doğdu. 1990’ların başında, moda dünyasında önemli bir rol üstlendi. Çünkü bu dönemde çok ünlü ve lüks markalar bile koleksiyonlarında sokak modası temasına yer vermeye başladı. Bol tişörtler, üstten düşen pantolonlar, lüks markaların gözdesi oldu. Punk, hip hop, graffiti gibi sokak kültürü unsurlarının yükselişini arkasına alan tişört, mesaj veren, giyenin hayata bakışını yansıtan bir araç haline geldi.

Sokaktan doğan bu akıma, ihtişamlı markalar kayıtsız kalamazdı: Dolce&Gabbana’dan Gucci’ye, Yves Saint Lauren’e kadar tüm modaevleri en farklı, en özgün tişört modelini yaratmaya çabalıyor. Tişört öyle önemli bir yer edindi ki, yalnız tişört tasarlayıp üreten ve tüm dünyaca tanınan markalar ortaya çıktı. Marjinal tişört markası De Puta Madre, markalar fuarı Bread&Butter’ın yıldızıydı. Yani tişört, basit bir günlük giyim aracı olmaktan öteye geçti. Sınırlı sayıda üretilmiş serilere, özel kolesiyonlara, ünlülerin tasarladığı modellere yüzlerce lira ödemek, çok alışıldık bir şey artık.

Dior, reklam kampanyasında kullandığı modelin üzerinde yer alan tişörte, "Jadore Dior" (Dior’a hayranım) yazıp, tişörtü lüks marka aracı haline getirdi. John Galliano’nun tişörtleri 500 Euro’ya kapış kapış satılıyor. Moda pazarlaması üzerine çalışan ve dünyadaki moda fuarlarını yakından takip eden Metin Gürsoy, "Haute Couture’cüler tişörtleri alıp, üzerine bir şeyler dikip, yapıştırıp size özel hale getirdikten sonra özel koleksiyonlar üretiyor" diyor.

Tişörtün ille de marka ve lüks bir ürün olması, ya da nükteli bir mesaj taşıması yönündeki akım Türkiye’ye de ulaştı. Ottoman Empire, Nukha gibi kültürel motifleri tişörte taşıyan ve yalnız tişört üreten markalar çıktı ortaya. Abercrombie, De Puta Madre ve Ed Hardy gibi, tişörtleri tüm dünyada giyilen ünlü markaları ülkemizde de bulabiliyoruz.

Pasajlardaki bol mesajlı tişörtler

Saydığımız markaların yüzlerce liralık tişörtlerine alternatif, yerli tişörtler de var. Kimilerinin üzerinde esprili baskılar (National Pornographic, SpermMan, Vodka Connecting People, George Arkın gibi kelime oyunlarının yapıldığı baskılar), kiminde mesaj veren (I am Not Normal, Dengesiz, I am Free Tonight, I am Not Terrorist gibi) yazılar bulunuyor. Fatih Akın’ın giydiği ve Almanya’da başını derde sokan Nazi amblemli Bush tişörtü de bunlardan biri. İstanbul’da Taksim Atlas, Anabala, Halep, Kadıköy Akmar Pasajları’ndaki küçük dükkanlarda 10-15 YTL’ye satılıyorlar. Bu dükkanlarda Abercrombie, Von Dutch ve De Puta Madre’nin sahte tişörtlerine de rastlayabilirsiniz.

Tişörtleriyle ünlü markalar

De Puta Madre: Markanın ismi İspanyolca’da o... çocuğu anlamına geliyor. Sivri imajı sayesinde kısa sürede sokak modasının vazgeçilmezlerinden biri oldu. Sadece tişört üreten De Puta Madre, sokaklardan gelen bağımsız bir marka olarak yola çıktı. Ama şimdi moda fuarlarında ve dergilerde de konuşuluyor. Türkiye’de şimdilik sadece taklitlerini bulmak mümkün. Beyoğlu pasajlarındaki küçük dükkanlarda ortalama 10 YTL’ye satılıyor. Çoğunlukla erkek tişörtleri bulunuyor.

Abercrombie: Amerikalılar için Abercrombie adeta üniforma haline geldi. Uzun veya kısa kollu olarak yaz kış demeden giyiyorlar. Üzerinde kocaman harflerle markanın adının yazılı olduğu tişörtler, Amerikan kolej tarzını yansıtıyor. Gerçi marka, hırka, ceket ve jean gibi ürünler de tasarlıyor ancak tüm dünyada tişörtleriyle tanınıyor. Bizde hemalhemsat.com gibi alışveriş sitelerinde bulabilirsiniz. Pasajlardaki ihraç fazlası satan dükkanlardan da taklit Abercrombie ürünleri çıkabiliyor.

Ed Hardy: Dövme desenli tişörtleri bir anda tüm dünyada patlayan marka, ismini efsanevi dövme ustası Ed Hardy’den alıyor. Los Angeles’lı Ed Hardy, henüz bir senelik geçmişe sahip. Ancak tişörtleri David Beckham, Jessica Alba, Paris Hilton, Brad Pitt, Mariah Carey gibi yıldızların üzerinde görününce bir anda çok popüler oldu. Tasarımcısı Fransız Christian Audigier, daha önce Von Dutch markasını tişörtleriyle üne kavuşturmuştu. Ed Hardy tişörtleri, Beymen Club’larda, Akmerkez’deki Acquaverde’de, Mayadrom’da ve Bursa Çetin mağazasında satılıyor. Fiyatları 99-180 YTL arasında.

Nukha: Yerli tişört markası Nukha’nın çıkış noktası farklı kültürleri tişört üzerinde bir araya getirmek. Sosyolog Nükhet Aksu Sebükcebe’nin tasarladığı tişörtlerde kültürel motiflerle oluşturulmuş baskılar kullanılıyor. Ülkemize ait kültürel özellikleri yansıtan Bridge koleksiyonu çok beğeniliyor. Kollu, kolsuz ve atlet olarak üç modelde üretiliyor. Nişantaşı ve Kemerburgaz mağazalarından ulaşabilirsiniz. Fiyatları 39-53 YTL arasında.

Ottoman Empire: İlk mağazasını 2004’te Nişantaşı’nda açan markanın tişörtlerini Bağdat Caddesi ve Kanyon Alışveriş Merkezi’nde de bulabilirsiniz artık. Tişörtlerinde tuğra, yeniçeri, miğfer, çini gibi Osmanlı kültürüne ait motifleri kullanan marka, siyah ve gri renkler ağırlıklı olmak üzere kadın ve erkek tişörtleri hazırlıyor. Fiyatlar 39 YTL’den başlıyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle