Siz olsaydınız Terri Schiavo nun beslenme hortumunu çıkarır mıydınız?

Güncelleme Tarihi:

Siz olsaydınız Terri Schiavo nun beslenme hortumunu çıkarır mıydınız
OluÅŸturulma Tarihi: Mart 27, 2005 00:00

Terri Schiavo, 15 yıldan beri bitkisel hayatta ama yiyip içiyor. Terri ölü sayılabilir mi? Kocası beslenme hortumunun çekilerek Terri’nin ölüme terk edilmesini istiyor. Terri’nin annesi, babası, kız kardeÅŸi ve hatta ABD BaÅŸkanı George Bush ise beslenme borusunun çekilmemesi konusunda ısrarlı.Ancak nereye kadar? Terri sonunda uyanacak mı, yoksa bu tür hastalıkların kaçınılmaz sonu olarak tanımlanan zatürreeden ölecek mi? Terri olayı ile alevlenen tartışmalar, bitkisel hayatta beynin fonksiyonları konusunda bilim dünyasının henüz yeterli bilgiye sahip olmadığını da ortaya koyuyor.ABD’de 15 yıldır bitkisel hayatta olan ve geçen hafta baÄŸlı olarak yaÅŸadığı beslenme tüpü mahkeme kararıyla çıkarılan 41 yaşındaki Terri Schiavo adlı kadın, tüm dünyada hukuki ve etik tartışmayı yeniden alevlendirdi; bu arada bilim dünyasının beynin hasara uÄŸradıktan sonraki durumu hakkında bilgisinin de sınırlı olduÄŸu gerçeÄŸi ortaya çıktı.Terri Schiavo’nun yaÅŸamla baÄŸlantısı, boÄŸazına takılan boruyla verilen gıda ile sürüyordu. Kocası Michael Schiavo Terri’nin kendisine zamanında ‘Ben bitkisel hayat benzeri bir yaÅŸam sürdürmek istemem’ dediÄŸini ileri sürdü ve vasisi olduÄŸu eÅŸinin beslenme borusunun çekilmesi için Florida Eyalet Mahkemesi’ne baÅŸvurdu. Ancak kadının ailesi Terri’nin iyileÅŸme ÅŸansı bulunduÄŸunu belirterek bu duruma karşı çıktı.Schiavo’nun durumu, ABD Kongresi’nin de gündemine geldi. Kongre kendisi için özel bir yasa çıkarınca bitkisel hayatta yaÅŸama umudu doÄŸdu. Ancak yeni bir geliÅŸme oldu: Terri Schiavo davasının devredildiÄŸi federal mahkeme ise beslenme borusunu yeniden takılmasını reddetti. Åžimdi gözler temyiz mahkemesinde. TIP BÄ°LÄ°MÄ° NE DÄ°YORBeyin uzmanlarının tümüne göre, Schiavo’nun iyileÅŸme olasılığı yok. New York’ta Cornell Ãœniversitesi’nden Nörolog Nicholas Schiff, bu tıbbi konsensüsü şöyle açıklıyor: ‘EÄŸer beynin önemli bir bölümü hasara uÄŸramış ve çok uzun bir süre oksijensiz kalmışsa herhangi bir iyileÅŸme olasılığı sıfıra yaklaÅŸmış oluyor.’Beyin hasarına uÄŸramış bir hasta önce koma haline girer, gözleri kapalı halde derin bir bilinçsizlik durumu yaÅŸar. 2-4 hafta arasında beyinsel hasarları sürmesine karşın, kimi hastalar gözlerini açarlar. Hatta kimileri gülme, aÄŸlama, gülümseme gibi refleksel aksiyonlar bile yapabilirler. Ancak uyarılara, dış tepkilere yanıt veremezler. Bu tür hastaların konumu ‘Bitkisel hayat’ (Persistent Vegetative State / PVS) olarak tanımlanır. Ä°yileÅŸme ÅŸansları düşüktür ve zaman içinde iyice azalır. Schiavo’nun durumu da, ‘Kilo takıntısı nedeniyle yakalandığı bulumia hastalığı sonucunda geçirdiÄŸi kalp krizi nedeniyle, beynin oksijensiz kalıp hasara uÄŸramış olması’ olarak tanımlanıyor.Ancak son 15 yıl içinde doktorlar ikinci bir hasta türünün daha varlığını ortaya çıkardı. Dışsal uyarılara ve komutlara tepki verebilen bu hastalar, gözlerini hareket ettirebiliyor ya da bir bardak suya uzanabiliyor. Bu tür hastalar tıp dünyasında ‘En düşük bilinç durumundaki hastalar’ (Minimal Conscious State / MCS) olarak tanımlanıyor. Beyinlerinin bir bölümünü iÅŸlevsiz hale getiren travmatik yaralanmalar geçirmiÅŸ olan bu hastaların iyileÅŸebilme ÅŸansları biraz daha fazla görülüyor.BAZEN MUCÄ°ZE OLUYORBu iki farklı durum arasında beklenmedik olaylar gerçekleÅŸebiliyor, hasta bilinci açılabiliyor. Bu durumu ise doktorlar ‘Mucizevi iyileÅŸmeler’ ÅŸeklinde tanımlıyor.Tıp dünyası, gerek bitkisel hayat gerekse düşük bilinç düzeyi için resmi tanım oluÅŸturmuÅŸ olsa da, bu tür hastaların beyinlerinin nasıl çalıştığına dair çok az ÅŸey biliniyor. Tanınmış uzmanlık dergisi Neurology’de bu yıl yayımlanan bir araÅŸtırma ise, ilginç bir durumu ortaya çıkardı. Buna göre kimi MCS vakalarında beyin, bilgi akışını normal olarak yürütebiliyor.AraÅŸtırmacılar bunu ortaya çıkarmak için manyetik rezonans (MR) görüntüleme cihazı kullanarak, 2 MCS hastası erkeÄŸin beyinlerini inceledi. Yakınları, hastalara geçmiÅŸte yaÅŸadıkları evlilik, çocukluk vb gibi önemli olayları anlatırken, bilimciler hastaların bu anlatılan öykülere beyinlerinin nasıl bir tepki verdiklerini gözlemlediler.Deneyler, ÅŸu ilginç gözlemi ortaya çıkardı: MCS hastalarının beyinlerindeki konuÅŸmayı yöneten bölümlerinde, tıpkı saÄŸlıklı gönüllü deneklerde olduÄŸu gibi, hareketlenme, pırıltılanma oluyordu! Buna karşın, Terri’nin durumundaki bitkisel hayatta yaÅŸayan hastaların ise, beyinlerinin yalnızca çok küçük bir kısmında yaÅŸam belirtileri gözlendi. Tüm bunlara raÄŸmen, bilim insanlarına göre, beyindeki bu hareketler, hastanın hislerini gerçekten yansıtıp yansıtmadığı konusunda bir fikir vermiyor. AraÅŸtırmayı yürüten Colombia Ãœniversitesi’nden Joy Hirsch, ‘Beyindeki faaliyeti gözlemleyebiliyoruz, ancak tam olarak ne anlama geldiÄŸini anlayamıyoruz’ diye söz konusu durumu açıklıyor. Hirsch ve ekibi bu günlerde 20 hasta üzerinde daha çalışmalarını sürdürüyor. 15 yıldır komada bulunan Terri’nin durumu, biraz da bu yapılmakta olan son araÅŸtırmaya baÄŸlı.Peki siz olsanız, Terri’nin beslenmekten kesilmesini onaylar mıydınız?DOÇ. ARIN NAMAL (Ä°stanbul Tıp Fakültesi Tıp EtiÄŸi ve Tıp Tarihi Öğretim üyesi)Schiavo’ya bakımdan vazgeçmek etik açıdan savunulamazSchiavo’nun şüpheye yer bırakmayan bir vasiyeti bulunmadığı için yaÅŸamının korunması mutlak bir haktır. Hastaya açlık ve susuzluÄŸun giderilmesi gibi, asgari bakım sunmaktan vazgeçmek, etik açıdan savunulamaz. Bu tür hastaların hemen hemen tümünün soluk alışveriÅŸleriyle çevreleriyle iletiÅŸim kurabildikleri bilinir. Yine bu kiÅŸilerde geliÅŸen yetersizliklerin önemli bir kısmının, çevreden ilgi görmemelerinden kaynaklandığı da bilinmektedir. ÖrneÄŸin Avusturya’nın Graz kentinde faaliyet gösteren geriatri hastanesi, bu hastalar için 25 yataklı bir servis açarken ÅŸu sloganı kullandı: ‘Uyanık koma tanısı yaÅŸamın sonunu deÄŸil, baÅŸka bir yaÅŸamın baÅŸladığını ifade eder!’ Terri Schiavo gibi ağır beyin hasarlı hastalar tedavi-bakım ve ilgi görme hakkına sahiptir.KOMA TÃœRLERÄ°Oksijensizlik koması: Kan dolaşımı durduÄŸunda beyinde oksijen eksikliÄŸi baÅŸlar. Kanın getirdiÄŸi oksijen ve glükoz, enerji rezervlerinden yoksun beyin hücrelerinin baÅŸlıca enerji kaynaklarıdır. Bu baÄŸlantıların kısa süreli kopuÅŸu nöronları yok etmeden etkinliklerini durdurur ve bayılmaya neden olur. Oksijensizlik hali üç-dört dakikadan daha fazla sürerse nöronlarda düzeltilmesi mümkün olmayan hasarlar ortaya çıkar. OksijensizliÄŸe en çok duyarlı olanlar en yüksek metabolizmayı içeren ve biliÅŸsel iÅŸlevleri düzenleyen beyin korteksindeki nöronlardır. Korteks nöronlarının tahribatıyla biliÅŸsel düzeyde önemli bozukluklar oluÅŸur. Bu bitkisel hayattır.Travma koması: Genellikle trafik kazaları sırasında başın bir yere çarpmasıyla oluÅŸan bu tür travmalarda beyin bölgesinde lezyonlar, çarpıklıklar ve yaygın ancak düzeltilmesi mümkün bir ödem oluÅŸur. Zehirlenme koması: Aşırı miktarda ilaç ya da zehirli maddelerin alınmasıyla oluÅŸan koma durumu. Komaya yol açan madde temizlendiÄŸinde koma hali biter.Kışkırtılmış koma: Doktorlar bazen, hassaslaÅŸmış beynin bir süre çalışmaması için uyuÅŸturucu ilaçlarla hastayı komaya sokarlar. Bu kontollü bir koma halidir. Kalıcı bitkisel hayat: Beyin gövdesi saÄŸlam ancak korteks hasarlıdır. Bilinç yitimi olmasına raÄŸmen vejetatif iÅŸlevler düzenlidir. Hastalar etrafındakileri yanıltabilecek birtakım otomatik motor iÅŸlevlerini (esneme, gözbebeklerinin hareketi, kolları bükme/açma gibi) koruyabilirler. Ancak bu geliÅŸim hemen durur. TepkisizliÄŸin bir aydan daha uzun sürdüğü komalarda bitkisel hayat kalıcı sayılır.Uyanma: Koma ve yeniden uyanma hali arasındaki ilk sınır. Hastanın gözü açık kaldığı süredir. Ä°kinci evrede bilinç faaliyeti gözlenir. Bazı vakalarda ise hasta geçici bir süre için belleÄŸini yitirir. Sonra yeniden kendine gelir. Bazen de kiÅŸi uyanıktır ancak bilinçli bir durum gözlenmez; bu ‘bitkisel hayattır’. Böyle durumlarda hastanın özel bir merkezde bakım altına alınması gerekir.YER YIL 250 BÄ°N KİŞİ KOMAYA GÄ°RÄ°YORHer yıl trafik kazaları, boÄŸulma, enfarktüs, anevrizma, zehirlenme vakaları sonucu dünyada 250 bin kadar kiÅŸi birkaç saat, bazen günler, aylar hatta yıllar boyunca bilincini yitiriyor. Belçikalı sinirbilimci Jean-Michel Guerit’ye göre, koma (Yunanca: derin uyku), dıştan gelen uyarılara raÄŸmen bilincin kapalı kalması anlamına geliyor. Eskiden koma ölümden önceki evreydi. Günümüzde ise nörofizyoloji ve canlandırma yöntemleri ile komaya, hatta bitkisel hayata girilse bile (beyin hasarının çapına göre) komadan kurtulma olasılığı var. Ancak yine de komadan sonra hastaların sadece üçte biri tamamen iyileÅŸebiliyor. Tıp dünyası komaya girerek hasarsız veya az hasarlı uyanan bu kiÅŸileri mucizevi insanlar ÅŸeklinde tanımlıyor. Bunlardan bazıları ise ani ölüm yaÅŸadıklarını ifade ediyorlar. Uzmanlar bu akıl almaz olguyu günümüzde ‘bilincin beÅŸinci boyutu’ olarak adlandırıyorlar.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!