GeriKelebek Sinema
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sinema

Kaldığı yerden devam ediyor

Sex and the City: The Movie

Yön: Michael Patrick King

Oyn: Sarah Jessica Parker, Kim Cattrall, Kristin Davis, Cynthia Nixon, Chris NothJennifer Hudson


Sex and the City dizisi, ABD’de altı sezon aralıksız gösterilip 2004’te sona erdiğinde, yaklaşık 50 ödül toplamıştı. Kadınlar ve seks üzerine samimi diyalogların geçtiği yapımın tüm dünyada fanatikleri var. Final bölümünden dört yıl sonra vizyona girecek filminde de bekarlık, romantizm, fanteziler, açık sözlülük ve cinsellik ön planda. Odak noktasında yine dört kadın var: Bir gazetede Sex and the City köşesini yazan Carrie Bradshaw, dörtlünün en yaşlısı ama bir o kadar da seksisi Samantha Jones, muhafazakar ve romantizm savunucusu Charlotte York ile ilişkiler konusunda karamsar Miranda Hobbes. 2007’de çekimlerine başlanan ve 65 milyon dolar harcanan filmde Carrie’nin asistanı Louise rolünde Oscarlı Jennifer Hudson yeni bir oyuncu olarak karşımıza çıkıyor.

Kovboylar Japonya’da

Sukiyaki Western Django

Yön: Takashi Miike

Oyn: Hideaki Ito, Koichi Sato, Yusuke Iseya, Masanobu Ando, Quentin Tarantino


Yönetmen Takashi Miike, 1960’ların ortalarında İtalyan stüdyolarında çekilen "spagetti western" filmlere hürmeten, popüler bir Japon yemeğinin adını verdiği "Sukiyaki Western"i icat etti. Film, kovboy filmi temasıyla Japon filmlerini birleştiriyor. 12. yüzyılda yaşamış Genpei Savaşları’nın iki kolu vardır. Beyazlardan Genji ile Kırmızılardan Heike fakir bir dağ kasabasında, efsanevi bir hazineyi ararken karşılaşır. Tanrı vergisi atıcılık yeteneği olan yalnız bir silahşor da aynı kasabaya gelir. Herkes onun hangi çeteye katılacağını merak eder. Hile, ihanet, şehvet ve aşk dolu bir hikaye başlar...

Meksika’dan ödüllü ilk film

La Zona

Yön: Rodrigo Pla

Oyn: Maribel Verdu, Daniel Gimenez Cacho, Carlos Bardem, Daniel Tovar


Zengin bir grup insan, sefalet içindeki Mexico City’nin tam ortasında, yüksek duvarlarla çevrili ve güvenlik sistemleriyle kuşatılmış lüks bir sitede yaşamaktadır. Üç yoksul gencin hırsızlık yapmaları üzerine site yönetimi, yaşam tarzlarını korumak adına her yola başvurup kendi yasalarını vahşice uygular. Hırsızlardan Miguel, sitenin düzenlediği insan avı sırasında villalardan birinin bodrumuna saklanır ve yaşıtı lise öğrencisi Alejandro’dan yardım ister. Alejandro yardım etmeye karar verir. Yönetmen Rodrigo Pla, ilk uzun metrajlı filmiyle Toronto Film Festivali’nde FIPRESCI ve Venedik Film Festivali’nde En İyi İlk Film ödülü aldı.

Efsane yönetmen efsane grubu anlatıyor

Shine a Light

Yön: Martin Scorsese

Oyn: Mick Jagger, Keith Richards, Charlie Watts, Ronnie Wood

Mick Jagger, Keith Richards, Charlie Watts ve Ronnie Wood’tan oluşan Rolling Stones, 46 yıl önce Londra’da kuruldu. Yaptığı her albümle dünyayı sallayan, efsanevi rock gruplarından biri. Haklarında bir film yapma fikriyse birkaç yıl önce, grubun Bigger Band turnesi sırasında Mick Jagger’dan çıktı. Ünlü yönetmen Martin Scorsese’ye başvurdu. Scorsese ise ona başka bir öneri sundu: "Gösterilerini tekrar izlemek için gittim. 50 kamera vardı. Bundan daha fazla ne yapabilirim dedim. Aklıma onları daha küçük bir sahnede, New York Beacon Theater’da, dünyanın en iyi kameramanlarının karşısında çalmaya ikna etmek geldi. Film, 2006’da Scorsese’nin hayal ettiği gibi çekildi. White Stripes grubundan Jack White, Christina Aguilera ve Buddy Guy sahnede gruba eşlik ediyor. Kamera arkası görüntülere ve sanatçılarla 46 yıllık süreçte yapılan röportajlara da yer veriliyor.

Cinayeti çözmek için 88 dakika

88 Minutes

Yön: Jon Avnet

Oyn: Al Pacino, Alicia Witt, Leelee Sobieski, Amy Brenneman


Jack Gram, Seattle’da mahkemeler için çalışan ünlü bir psikiyatırdır. Seri katil Jon Foster’ın ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkilediği için mahkûmiyetinden sorumlu kişi konumundadır. Jon’un infazından önceki akşam, Jack’e, cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğunu söyleyen bir telefon gelir. Mesajı veren kişi, kadınları Jon gibi öldüren biridir. Jack, eski karısı ve FBI ajanı Shelly Barnes, arkadaşı Frank Parks ve asistanı Kim Cummings ile bir üniversite kampusunda bu problemli öğrenciyi ve öldürmeyi planladığı kadını armaya başlar.

Haneke’den kaliteli gerilim

Funny Games U.S.

Yön: Michael Haneke

Oyn: Naomi Watts, Tim Roth, Michael Pitt, Brady Corbet


Ann, George ve oğulları Georgie, kısa bir tatil için göl kenarındaki yazlık evlerine giderler. Ancak komşuları Fred ile Eva’da bir gariplik vardır. George ve Georgie, yelkenli teknelerini tamir ederken, Ann de yemek yapar. Bu sırada komşularının misafiri, genç ve kibar görünümlü Peter, Ann’den yumurta istemeye gelir. Peter’ın içeriye nasıl girdiği konusunda şüphelenen Ann’in yaşadığı gerginlik, tüm film boyunca devam eder.

Film içinde film

Yön: Emre Akay, Hasan Yalaz

Oyn: Tuğra Kaftancıoğlu, Gülüm Baltacıgil, Emre Akay, Mehmet Demirtaş


Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi, 2003’te çekildi. Şimdiye kadar pek çok film festivalinde gösterildi. En dikkat çeken özelliğiyse film içinde film olması. Yönetmen Emre Akay, filmde yetenek avcısı olarak karşımıza çıkıyor. Tuğra Kaftancıoğlu da projeyi uzaktan takip eden yönetmen rolünde. İlk önce normal bir film hazırlığı gibi başlayan bu sahneler, yönetmenin çılgınca fikirleriyle devam ediyor. Örneğin Kaftancıoğlu, seçilen kızlardan birini deneme çekimi için çağırıp içkisine ilaç atıyor. Amacı ise kızın sabah bilmediği bir evde, sandalyeye bağlı olarak uyandığında nasıl rol yapacağını görmek. Bu tür olaylar Büyükada’da terk edilmiş bir evde devam ediyor, film gittikçe enteresan bir hal alıyor.

Yeni Fatih Akın geliyor

Yön: Özgür Yıldırım

Oyn: Denis Moschitto, Reyhan Şahin, Moritz Bleibtreu


Çiko ve en iyi arkadaşı Tibet için para, güç ve itibardan daha önemli bir şey yoktur. Hamburg’un kenar mahallelerinde yaşayan bu iki Türk gencin hayatı; onların hayallerini süsleyen her şeyi kontrolü altında tutan uyuşturucu satıcısı Brownie ile tanışmalarıyla değişir. Çiko, çok geçmeden Brownie’nin sağ kolu olur. Ancak Tibet, Brownie ile takışınca, kendini tehlikeli bir dengeyi korumaya çalışırken bulur. Hayatını tehlikeye atarak kazandığı her şey, bir ipin ucuna bağlıdır. İlk uzun metrajlı filmini çeken Özgür Yıldırım da, filmdeki karakterler gibi Hamburg’un fakir mahallerinden birinde büyümüş. "Yıllar geçtikçe o kadar çok şey biriktiriyorsunuz ki, sanki onları perdeye taşımazsanız hepsi kaybolacak gibi geliyor" diyor. Yıldırım’a, sinema eleştirmenleri yeni Fatih Akın gözüyle bakıyor.

Kötü hatıralar gün ışığına çıkıyor

El Orfanato

Yön: J. A. Bayona

Oyn: Belen Rueda, Fernando Cayo, Roger Princep Mabel Rivera


Laura, çocukluğunun en mutlu günlerini deniz kenarındaki bir yetimhanede geçirmiştir. 30 yıl sonra kocası Carlos ve yedi yaşındaki oğlu Simon’la ziyarete gider. Hayali, yetimhaneyi restore ettirip engelli ve hasta çocuklar için bir yer açmaktır. Ancak oğlu Simon, buraya geldikten sonra hayali hikayeler kurmaya ve çok da masum olmayan oyunlar oynamaya başlar. Görünmez arkadaşları her gün artar. Çocuğun ilginç dünyasına giren Laura, çocukluğuna dair, uzun süredir unutulmuş olan, tedirgin edici hatıralarla yüzleşmeye başlar.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle