GeriKelebek Sendika 4B’yi sigortadan saymıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sendika 4B’yi sigortadan saymıyor

Sendika 4B’yi sigortadan saymıyor
refid:21487519 ilişkili resim dosyası

Oyuncular Sendikası “sigortasız çalıştırılıyoruz” dedi, birçok yapımcı bu açıklamaya tepki gösterdi. “Çocuklar Duymasın”, “Seksenler” gibi ses getiren dizilerin senarist ve yapımcısı Birol Güven de sigorta isyanına “Sigortasız oyuncu yok” diyerek karşı çıktı. Tartışmaya kayıtsız kalmadık, Güven’le buluşup oyuncular ve sigorta konusunu masaya yatırdık.

Oyuncuların sigortasız çalıştırıldığı iddiası sektörü karıştırdı. Yapımcılar ile oyuncular karşı karşıya gelmiş gibi görünüyor. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz? 

- Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) üç tane sigorta şekli var; 4A, 4B ve 4C... Devlet diyor ki, “Ey Türk vatandaşı, kim olursan ol, ne iş yaparsan yap, bu üçünden birine dahilsin”... 4A, işçi demek. 4B, kendi hesabına çalışan bağımsız insanlar demek. Bunun eski adı BAĞ-KUR’dur. 4C ise devlet memurudur. Kişi bu üçünün dışında çalışıyorsa, kaçak çalışıyordur. Yani kayıt dışı istihdamdır. Oyuncuların büyük çoğunluğu da BAĞ-KUR’ludur, yani 4B sigortalıdır. Bu yıllardır böyledir. Fakat Oyuncular Sendikası, 4B’yi sigorta olarak kabul etmiyor. Kamuoyuna sigortasızlık olarak yansıtıyor. Biz de Yapımcılar Derneği olarak bunu ilk defa sizlerle paylaşıyoruz.
  
Daha önce neden yapmadınız bu açıklamayı?    

- Kamuoyunun konusu değildir bunlar diye... Ama “Oyuncular sigortasız çalıştırılıyor” iddiasının altı böyle kalın çizgilerle çizilince artık açıklama yapma gereği duyuyoruz tabii. Kimse sigortasız değil.

OYUNCU İŞÇİ DEĞİL BİZİM ORTAĞIMIZDIR

Oyuncular Sendikası’na bağlı olmayanlar da sigortasız çalıştırıldıklarını iddia ediyor...  

- Onlar da 4B’li... O sigortaya dahil olmak isteyenlerin serbest meslek makbuzu çıkarmaları ve bu makbuzla 4B kayıtlarını yaptırmaları gerekiyor.

Bu tamamen oyuncunun inisiyatifinde olan bir durum yani?

- Evet. 4B sigortasını yaptırmayanlar, sigortasız çalışıyor durumuna düşerler ve suç işlemiş olurlar. Yasa gereği, ücretlerini alırken bize bir belge veriyorlar. İşte bunun adı serbest meslek makbuzu. Bu makbuza sahip olan herkesin 4B kaydının olması gerekir. Ama günün sonunda her yol açıktır. Yani oyuncu 4A sigortalı da olabilir, 4B sigortalı da. Biz zaten bu seçeneklerden ikisinin de var olmasını istiyoruz.

Peki oyuncu eğer 4A’lıysa, sizin işçiniz konumuna mı düşüyor? Yani sizin projeleriniz dışında başka hiçbir yerde görev alamıyor mu?

- Bir oyuncu 4A’lıysa, artık benim inisiyatifimdedir. Benden izin almadan hiçbir şey yapamaz. İşçi sigortası zaten “bağlı çalışan” demek. 4B’li ise “bağımsız çalışan” demek. Hangisi daha uygun bir sanatçıya? Sendika diyor ki “Biz işçiyiz”... Biz de diyoruz ki; “Hayır, siz işçi değilsiniz, bizim ortağımızsınız”. İşçi-işveren ilişkisi böyle olmaz ki. Mesela biz senaryo gönderiyoruz oyuncuya. Diyor ki “Okuyayım, beğenirsem oynarım”. Hakkı var mı? Var. Sonra “Tamam beğendim, çalışalım” diyor. Ya da işin hangi kanalda yayınlanacağını söylüyorsun, “Şu kanalda olmaz, bu kanalda yayınlanırsa oynarım” diyor. Diyebilir mi? Der, çünkü televizyonda o görülecek. Böyle işçi-işveren ilişkisi var mı? Kanal yöneticisi de yapımcıya “Projeyi şu oyuncuyla çekeceksin, yoksa diziyi çekmem” diyor. Peki böyle işçi-işveren ilişkisi olur mu? Yani oyuncu olmazsa proje olmuyor. Mesela Kıvanç Tatlıtuğ olmazsa, “Kuzey Güney” olmaz!

TRT’DE ÇALIŞANLARIN TELİF HAKKI YOKTUR

Yani bu sektörde işler tamamen oyuncu ve yapımcıların karşılıklı şartlarıyla yürüyor...

- Aynen öyle. Oyuncu gelsin şartlarını söylesin, biz de şartlarımızı anlatalım, pazarlık yapalım. Ardından imza atıp çalışalım. Bunun adı iş anlaşmasıdır. Bir nevi ortaklıktır. Zaten ürettiğimiz şeyin adı, eser. Telif Yasası’na göre de bağlantılı hak sahibiyiz. Bir işçi, ürettiği şeyin sahibi olabilir mi? Olamaz. Yasa da “Sen kendi nam hesabına çalışırsan, bu eserin bağlantılı hak sahibi olursun” diyor. Bağlantılı demek, eserin başka hak sahipleri de var demek. Yönetmen, senarist gibi. Ama bir yerde maaşlı çalışırsan, ürettiğin eserin sahibi olamazsın. TRT bünyesindekiler gibi.

TRT bünyesinde çalışan sanatçılar, ortaya koydukları eser üzerinde hak sahibi değiller yani?

- TRT’de çalışan bir senaristin ürettiği mal kendisinin değildir, TRT’nindir. Ne yazarsa yazsın. Kendisinin olabilmesi için bağımsız bir sanatçı olup dışarıdan çalışması gereklidir. Oyuncular için de aynı şey söz konusu. Bir oyuncu benim şirketimde ya da başka bir şirkette 4A sigortalı olarak çalışırsa, o eser üzerinde hak sahibi olamaz. Bunu Telif Yasası söylüyor. Telif Yasası da sektörümüzün başrolüdür. Zaten bizim davalarımıza da telif mahkemeleri bakar.

HEPSİ İŞ KAZALARINA KARŞI SİGORTALI

Oyuncular Sendikası 4B’li sigortayı neden kabul etmiyor sizce?

- Bu soruya da onlar cevap versin. Neden 4A’lı olmak gerektiğini de onlar anlatsın. Biz 4A ya da 4B olsun diye ısrar etmiyoruz zaten. Bir oyuncu “Ben eser üzerinde hak iddia etmiyorum. Sen benim maaşımı ödersen, senden başka kimseyle çalışmam. Haftanın altı günü senin emrinde olurum” dese de olur. Biz kimseye emir vermiyoruz, iş anlaşması yapıyoruz.

4B’li sigortalı olanlar, iş kazalarına karşı da korunuyor mu?

- Tabii... BAĞ-KUR’lu bir sanatçıyla 4A ve 4C’li sanatçı arasında hiçbir fark yok bu anlamda. İş kazasını tıpkı diğer sigortalarda olduğu gibi 4B sigortası da kapsıyor. Yani “Oyuncular sigortasız çalıştırılıyor” kadar haksız bir cümle daha yoktur.

SGK’NIN ELİ ARMUT MU TOPLUYOR!

Peki dizi oyuncularının çalışma şartları ve koşullarının ağırlığı konusunda siz de oyuncularla hemfikir misiniz?

- Bu konuda söylenecek bir şey yok. Çalışma saatleri yasal olarak sekiz saat. Bunun üzerinde çalıştıranlar suç işliyordur. Ama bazen set aksayabiliyor, saatler sarkabiliyor. Biz de bunu en aza indirgemeye çalışıyoruz. Çalışma koşullarının ağırlığı, bir an önce düzeltilmesi gereken bir problem. Bir oyuncu “Ben günde 16-18 saat çalışmak istemiyorum” diyorsa, haklıdır. Ben onun yanında yer alırım. Bu kadar uzun saatler çalışmanın nedenleri çeşitli. Ama verimliliği de artırmamız lazım. Verimlilik artarsa, yasada belirtilen saatlerde dizi çekilebilir. Biz de yasalara uymak istiyoruz zaten. Ayrıca devlet memurları gazete okumuyor mu, bu iddialardan haberleri yok mu? Biz insanları sigortasız çalıştırıyor olsak, SGK’nın eli armut mu topluyor, gelir bizi yakalar. Zaten gelip araştırıyorlar. Bakıyorlar herkes 4B’li. Bakın sigortasız çalışmak kayıt dışılıktır ve biz Yapımcılar Derneği olarak bunun arkasında değiliz. İki kişi anlaşır, istediğini yapar. Devlet de “İstediğiniz anlaşmayı yapın ama sosyal güvenlik şemsiyesi altında olun” diyor.

Sizin hiç 4A’lı oyuncunuz var mı?

- Evet. Mesela İlker Ayrık, 4A sigortalı bir oyuncumuz. Ajanslardan aldığımız oyuncular oluyor, onlar da kendi ajansları bünyesinde sigortalılar. Her şey gayet açık. Sigortasızlık denen bir şey yok. Yarın öbür gün devlet “Bütün oyuncular 4A’lı olacak” derse biz de uyarız. Ama sektör sıkıntıya girer. Onları da uyaralım.

KEMAL SUNAL 4A SİGORTALI OLSAYDI AİLESİ TELİF DAVASINI KAZANAMAZDI

Kemal Sunal bir yapımcının yanında 4A sigortalı olarak çalışsaydı, bugün filmlerinin gösterimi üzerinden telif hakkı almak isteyen ailesi açtıkları davayı kazanamazdı. Çünkü Kemal Sunal eser üzerinde hak sahibi olmazdı. Şöyle söyleyeyim; Bill Gates’in yanında binlerce adam çalışıyor ama ürettikleri mal Bill Gates’in. Düşünsenize, bir programa konuk olan ve “Ben programa parayla çıkarım” diyen bir sanatçıyı kanalın o gece işe alması gerekiyor. 4A sigortası bunu gerektiriyor. Sünnet düğününde sahne alan bir sanatçı için de aynı şey geçerli. Sanatçı, düğün sahibinin emir ve direktiflerine uyuyor. Düğün sahibinin onu işe alması lazım. TRT’de bir programda keman çalmak istiyor diyelim ki adam, TRT onu o gece işe almak durumunda...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle