GeriKelebek SEÇMEDİKLERİNİZ Seçmediklerinizle beraber, seçmediğiniz ilişkiler içerisindesinizdir, ağa takılmış balık gibi.Seçmediğiniz bir cinsiyetin bedelini ödersiniz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

SEÇMEDİKLERİNİZ Seçmediklerinizle beraber, seçmediğiniz ilişkiler içerisindesinizdir, ağa takılmış balık gibi.Seçmediğiniz bir cinsiyetin bedelini ödersiniz

SEÇMEDİKLERİNİZ Seçmediklerinizle beraber, seçmediğiniz ilişkiler içerisindesinizdir, ağa takılmış balık gibi.Seçmediğiniz bir cinsiyetin bedelini ödersiniz bazen, bir gece yalnız, dudaklarınızda bir ıslık, ıssız sokaklarda dolaşmak isterken.Seçmediğiniz, size verilmiş bir görevde yitirirsiniz canınızı; güzel bir gün ortası; aslında canınızı seve seve vereceğiniz onca iş, bir ömür görmeye doyamayacağınız bir çift deniz göz varken.Seçmediğiniz, üfler sigarasını yüzünüze. Bunalıma bulanmış "aslında ne yapmalı"lar çınlar kulaklarınızda, siz aslında ne yapacağınızı, en azından o sırada neyi dinlemek istemediğinizi çok iyi bilirken.Seçmediğiniz açar duvağınızı bazen, silahlar sıkılır, halaylar çekilir, babanız alkol komasındayken. Beşi bir yerde boynunuzda parıldarken. Bir çift kara göz bakar size yanınızda; bir çift; malın iyisinden anlayan, oğlunu hayat boyu korumaya yeminli bir ananın kara gözüne takılır nemli gözleriniz. Seçmediğiniz bir rengin dayağını yersiniz bazen bembeyaz ellerden.Seçmediğiniz bir sağlık sorunuyla, ayakkabınızdaki taş gibi değil, böbreğinizdeki taş gibi boğuşursunuz bazen, bıraktırır bazen size 100 metre yarışını, bazen de çok uzun süreceğini sandığınız bir maratonu.Aynı kan dolaşır damarlarınızda bazen hiç görmek istemediğinizle, hep görmek, paylaşıyormuş, hatta bundan büyük keyif duyuyormuş gibi yapmak zorunda olduğunuzla.Bir zamanlar seçtiğiniz, ama yeni sizin asla seçmeyeceği, ya da artık bambaşka birisi olmuş birine vermek zorunda kalırsınız yaptıklarınızın, yapacaklarınızın, hayallerinizinhesabını. : (((( dolaşır, bir küçücük - yeni : ) ye açıverirsiniz kalbinizi, yüksek basınç altında kalmış sevginizi.Sizi seçendedir bazen en sevdiğiniz kitap, kaset - yenisini satın almak zorunda kaldığınız, bu kadarla kurtulduğunuz.Bazen çapsız, sinirli öğretmeninizdir, bazen hiç yıkanmayan sıra arkadaşınız, bazen de bütün yıl beraber kalmak zorunda olduğunuz oda arkadaşınızdır seçmediğiniz.Seçmediğiniz ilişkiye uzatırsınız dosyaları, imzalaması için. Sanki bu dünya onsuz ve onun imzaları olmadan olmazmış gibi, gözlüklerinin üzerinden iki defa okurken imzalayacaklarını ve siz pencereden uçup gitmeyi düşlerken, masanıza geri dönmüş bulursunuz kendinizi; gözünüzden kaçan, aslında hiç umurunuzda olmayan düzeltmeleri yapmak, "bir daha böyle aptallıklar" yapmamak için.Seçmediğiniz ilişki orta şekerli bir kahve ister sizden gözlerinizi zor açtığınız bir pazartesi akşamı, "orta şekerli kahve" ucunu kestiremediğiniz bir "kavga"dan daha cazip gelir... Ancak "kahve" o gecenin son isteği olarak kalmayabilir, hatta ucunu kestiremediğiniz kavga yavaş yavaş daha cazip hale gelebilir.14 numaralı odada, kısık kırmızı bir ışıkta, seçmediğiniz ilişki seçmiştir sizi, hep hayalini kurduğu bir ilişki için.Seçmediğiniz ilişki bağırmaktadır yüzünüze yine o oğlanla görüştüğünüz için ya da seçtiğiniz, seçildiğiniz kızla sarmaş dolaş görüldüğünüz için.Sophie'nin seçimidir, size mi gelineceği, sizin mi ona gideceğiniz. Beraberlik kaçınılmazdır, kırk katır dolaşır sağınızda, kırk satır öbür yanınızda. Sizin gidebilmeniz daha iyidir; hiç olmazsa "ayrılabilme anı" sizin insiyatifinizdedir."Yerse"dir, "sen bilirsin" duydukların sana önerilene, tebliğ edilene itiraz ettiğinde. Ses tonundaki tehditten feci bir intikamın kapıda olduğu açıktır.Tek şıklı bir testtir seçmediklerin cevabı hep yanlış olan.Gerçi seçtiklerin de ne kadar senin seçtiğindir o da tartışılır; akşam ekranda haberlere bakarken, beş kuruşun hesabını yaparken, düşüncelerini söylemeye korkarken...Seçtiğin ilişki bazen insan bile değildir, ama kıymetlidir. O senin gözünün içine bakar, sen onun gözünün içine bakarsın. Belki bir akşam sokakta peşine takılıp gelmiştir, belki de bir çöpün arkasında kardeşlerinin yanında titrerken bulmuşsundur. Ne bir küsüratlı hesap vardır kafanda, ne de bir maske yüzünde; onu kucaklamışsındır.Mutlusundur, mutludur. (Bu mutluluğunuzdan da mutsuzluk duyanlar; sağlık adına, saygı adına size konferanslar çekenler, ayakkabındaki yeni taştır, mutlu yolunda.)Kendi milâdınızdan sonra (iğri de olsa kendi çizgilerinizi çizmeye karar verdiğiniz asıl doğum tarihinizden sonra): iyi bir armut gibi, yata yata büyümüş bir karpuz gibi seçilmediğiniz, elinizde cımbız, seçip seçip kıymetini bildiğiniz ilişkilerle örülmüş pırıl pırıl bir yaşam bir tarlada -tercihan günebakan çiçekleri arasında...... doğum sancıları çekiyor.Sıfır yılınız kutlu olsun.Yalçın ERGİR - 1 Eylül 2000, Cuma