GeriKelebek Sağır Sultan
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sağır Sultan

Rock’n roll ruhunu yaşatıyorDuff McKagan’s LoadedThe TakingEagle Rock / ArmouryGuns‘n Roses efsanesinden ayrılan herkes, daha sonra şahane işler yaptı. Slash’s Snakepit grubunun iki albümü de gerçek Rock’n Roll şaheserleriydi. Izzy Stradlin & The Ju Ju Hounds çok bilinemedi ama kendi çapında iyi bir albümdü. Velvet Revolver, Guns’n Roses’dan ayrılan Slash, McKagan, Matt Sorum gibilerinin görkemli kalesi olmuştu. Slash’in geçen yıl kendi adıyla çıkarttığı solo albümü sadece albüme konuk olan Iggy Pop, Lemmy, Ozzy Osbourne, Alice Cooper gibi isimler için bile alınırdı ki zaten satışları çok iyiydi. Grubun basçısı Duff McKagan’sa Velvet Revolver günleri bittikten sonra kendi albümüne yoğunlaşmıştı. The Taking, tam anlamıyla bir yeni dönem rock’n roll albümü. Şarkıların genel yapıları size 1990’ların Seattle ruhunu da anımsatabilir. Lords Of Abbadon; açılış şarkısı ve gayet güçlü. Executioner’s Return, yapısal olarak daha da eski gitar rock dönemlerini anımsatıyor; temposu orta karar, kendisi derin. Albümün en müthiş şarkılarından biri ilk single Dead Skin. Gelecekte bir rock marşı olacak kadar akılda kalıcı. Parça biraz da bir Velvet Revolver ürünüymüş gibi tınlıyor. She’s An Anchor, Dead Skin gibi kolay akılda kalıyor fakat daha modern. Follow Me To The Hell ve Cocaine parçalarını da es geçmemek lazım. Albümün tamamında nakaratlar çok iyi yazılmış ve şarkıların başından sonuna çok iyi gitar riff’leri var. Davullar klasik hatta sıradan fakat rock sound’unu çok iyi iletiyor dinleyiciye. Akustik rock’tan hoşlanıyorsanızBlackfieldWelcome To My DNAAtlantic RecordsBlackfield, Porcupine Tree grubunun kurucusu, bestecisi, söz yazarı, solisti ve gitaristi yani her şeyi olan Steven Wilson’un proje grubu. Wilson farklı farklı gruplarla çalışan inanılmaz bir müzik dehası. İsveçli ünlü progresive death metal grubu Opeth’in iki albümünü prodükte etti. No-Man isimli bir elektronik müzik projesi vardı. 23 yıldır da Porcupine Tree’yi yürütüyor. Blackfield ise Wilson’un İsrailli pop şarkıcısı Aviv Geffen’la çalıştığı bir proje. Üçüncü albümleri Welcome To My DNA’yı geçtiğimiz haftalarda yayınladı. Blackfield diğer gruplara göre çok daha sakin müzik yapan, yaylıların kullanıldığı ve akustik gitar ağırlıklı bir grup. Üç albümdür çizgilerinde pek bir değişiklik yok. Albüm Glass House parçasıyla açılıyor. Ardından gayet sakin ama küfürbaz sözleriyle Go To Hell karşımıza çıkıyor. Rising Of The Tide diğerleriyle aynı kalibreye sahip bir parça. Albüm, sona birkaç parça kala biraz değişiyor. Grup, kurulduğundan beridir belki de ilk kez Ortadoğulu bir havaya bürünüyor Blood şarkısıyla. Oxygen ise Blood’la birlikte bence albümdeki en başarılı şarkılardan biri. Diğerlerine göre enerjisi ve temposu daha yüksek, sonlara doğru uyuyanları uyandırmak için yapılmış gibi. Akustik bazlı, yumuşak vokalli rock’tan hoşlanıyorsanız bu albüm size göre. Buldozer gibi bir albümDevildriverBeastRoadrunner / EMIGrubun kurucusu ve beyni Dez Fafara’nın, Devidriver öncesi Coal Chamber isimli bir grubu vardı. Nu-metal, hardcore türü yaptıkları 3 albümleri ortalama bir başarı kazanmıştı. Korn’la yarışacak kadar iyi olmalarına rağmen ana akımdaki benzerlerinin gölgesinde kaldılar. Derken Fafara, Coal Chamber’i dağıtıp metal-core/death-core türlerine Devildriver’la yatay geçiş yaptı. Müzikleri, besteleri ve soundlarının kalitesi hemen belli oluyordu fakat başarılarında dünyada aynı dönemde metal-core’un yükselen trend olmasının da çok büyük etkisi var şüphesiz. Devildriver ekibinin mükemmel enstrüman kabiliyeti ve Dez’in şahane brutal vokali grubu fazlasıyla yükseltti. Her albümde daha da büyük sükse yaptılar, hayran kitleleri sürekli arttı. Beast’in prodüksiyonu bir harika. Fakat grup hiçbir albümünde olmadığı kadar sert ve sinirli. Böyle giderlerse bir sonraki albüm iyice death metal olacak. Dead to Rights, Hardened ve Shitlist parçaları albüm başlar başlamaz suratınıza patlıyor. Talons Out (Teeth Sharpened), Coldblooded ve Blame Game parçaları da albümün sonuna kadar tansiyonu çok yüksek tutmakla görevlendirilmiş. Beast’in en büyük sürpriziyse, folk-country grubu 16 Horsepower’ın nerede duysanız hemen tanıyacağınız Black Soul Choir parçasının muhteşem yorumunu içeriyor olması. Orjinalinde banjoyla çalınan parçanın Devildriver yorumu gayet sert ve şarkının tüm formu baştan aşağı değişmiş, araya eklenen gitar solosu çok yerinde. Elimizde beton gibi sert bir albüm var. Ünlü bar albüm yaptı45’lik KadınlarOssi Müzik45’lik, Beyoğlu’ndaki galatasaray Lisesi’nin yokuşundan aşağı inerken sağda kalır. Eskiden rock bardı. Issız Adam filminden sonra, atmosferinden çaldığı parçalara kadar herşeyi değişti. Başka bir yolda ilerlemeye başladı. Artık rock’la pek bir alakası yok. Ünlenmesinin nedeni olan eski Türkçe 45’liklerden bir albüm hazırlamış ünlü bar. 16 tane gerçekten birbirinden güzel sesli kadını bir araya getirmiş. Ayten Alpman’ın Seninleyim parçasıyla açılıyor. Ardından Yeliz, Seyyal Taner, Banu, Lale Belkız ve Sibel Egemen gibi isimlerle devam ediyor. Funda’nın Çaresizim’i de albümün en başarılı parçalarından. Nil Burak’n Dünyamı Yıktı Geçti, Uğur Akdora’nn Boşu Boşuna şarkıları da güzel parçalar. Albüm Yeşim ve Işıl Yücesoy’un şarkılarıyla bitiyor. Türden hoşlananlar için keyifli bir albüm olabilir.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle