GeriKelebek Rolleriyle bütünleşen kadınlar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rolleriyle bütünleşen kadınlar

Türk sinemasına emek harcayan ünlü yıldızlar, yıllardan beri birçok karaktere can veriyor. Ancak öyle bir zaman geliyor ki; onlarla hayat bulan kadınların etkisinden bir türlü kurtulamıyorlar...

Yılların sinema sanatçıları... Hepsi de yirmili yaşlarının başında bu işe gönül verip, kamera karşısına geçmişler. Başta Çolpan İlhan olmak üzere Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Necla Nazır, Perihan Savaş yüzlerce film çevirmiş isimler. Öncelikle yıllardan beri birçok projede yer almaları için çeşitli tekliflerde bulunulan bu oyunculara ne tür senaryoları kabul ettiklerini sorduk. Bir de bugüne dek canlandırdıkları karakterler içinde en çok hangisinin etkisinde kaldıklarını... Çoğunlukla: ‘‘Çevirdiğimiz tüm filmler bizim çocuklarımız gibi. Ayırım yapmamız mümkün değil’’ demelerine rağmen, bazı filmlerin etkisinden kurtulamadıklarını da söylemeden edemiyorlar. İşte Türk sinemasına damgasını vuran ünlü kadınlar ve onların hayatlarında iz bırakan filmleri...

Türkan Şoray

Yaklaşık 35 yılı aşkın bir süredir beyazperdedeyim. Ancak belli bir dönem sonra kendi seçtiğim senaryo çalışmalarında bulunabildim. Daha öncekiler oynamam istenen prototip rollerdi. Bu filmlerde rol aldığım için kesinlikle pişman değilim. Ancak seçim hakkı doğduktan sonra oynadığım filmler Türkan Şoray biyografisini oluşturuyor. Bir filmin güzelliği, öncelikle ekip işi olmasına bağlıdır. Yönetmen o işe duygularını vermediyse, senarist kendi hayatını yazar gibi yazmadıysa, oyuncular kendi hayatlarını oynar gibi oynamadıysa benim başarım tek başına yeterli olmaz. Beni en çok etkileyen filmim ‘‘Selvi Boylum Al Yazmalım’’da ekip işini tam manasıyla yaşadık. Yönetmenimiz Atıf Yılmaz, rol arkadaşlarım Kadir İnanır ve Ahmet Mekin'le çok uğraştık. Bir de yönetmenliğini ve aynı zamanda senaristliğini Engin Ayça'nın yaptığı ‘‘Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu’’ filmimde severek oynadım. Ama o filmin çok arada kaldığına ve yeterince insana ulaşamadığına inanıyorum.

Çolpan İlhan

‘‘Oynadığım tüm filmleri sevdim’’ demem mümkün değil. Çünkü çekimler bittikten sonra izlediğinizde düşündüğünüz gibi olmadığını görünce çok üzülüyorsunuz. Hiçbir zaman belli bir tipim olmadı. Zaten gerçek bir sanatçı, değişik tiplemeler yapmaktan hoşlanır. Projeyi okuduğumda sıcak gelirse ve ‘‘Bu rolü gerçekten yaşarım’’ diyebiliyorsam olay bitmiştir. Tabii yönetmen ve oyuncuların da etkisi büyük. Bugüne dek oynadıklarım içinde en fazla etkisinde kaldığım filmler; Ö. Lütfi Akad'ın yönettiği ‘‘Zümrüt’’ ve Atıf Yılmaz'ın yönettiği ‘‘Bir Şoförün Gizli Defteri.’’

Hülya Koçyiğit

Çok zor beğenen bir insanım. Bir senaryoya hemen ‘‘Evet’’ diyemem. İyice düşünür, taşınırım. Oynayacağım filmlerin konularının gerçek hayattan olmasına dikkat ederim. Sosyal içerikli filmler olmalı. Zaten bu yüzden zamanında Gülşah film şirketini kurduk. Daha iyi, kalıcı, ses getiren filmler yapabilmek için. Etkisinde kaldığım filmleri saymakla bitiremem. ‘‘Vurun Kahpeye’’, ‘‘Kurbağalar’’, ‘‘Derman’’, ‘‘Gelin’’, ‘‘Diyet’’, ‘‘Gökçeçiçek’’...

Aydan Şener

‘‘Çalıkuşu.’’ Aklıma ilk gelen ‘‘Çalıkuşu’’ oldu. Artık değişik rollerde oynamak istiyorum. Bir itirafta bulunmam gerekirse; ezilmiş kadını oynamaktan bıktım. Hep bu yönde film teklifleri geliyor. Acı çeken, hüzünlü kadınlar... Ağlamaktan sıkıldım. O yüzden bir komedi filminde oynamak niyetindeyim. Neşeli bir kadın olacağım artık!

Perihan Savaş

Tek bir film adı veremem. ‘‘Kaşık Düşmanı’’, ‘‘Bedrana’’ ve ‘‘Karılar Koğuşu’’ en etkilendiğim filmlerim. Bir senaryoyu kabul edebilmem için öncelikle hikayenin doğru ve düzgün olması şart. Tabii oynayacağım karakterin şahsiyeti ve hikayenin bütünü içindeki yeri de çok önemli. Bir de filmin mutlaka bir mesajı olmalı. Zaten belli bir misyon yüklendikten sonra bunu gözardı edemiyorsunuz. Son yıllarda toplumumuzun gerçeğini yansıtan filmler gişe rekorları kırıyor. ‘‘Propaganda’’, ‘‘Eşkıya’’, ‘‘Güle Güle’’... Çünkü bunlar bizi yansıtıyor. Dolayısıyla bize sıcak geliyor. Bunun dışındaki senaryolar yani Amerikan filmlerinin taklitleri tamamiyle özenti.

Necla Nazır

Biliyorsunuz artık oyunculuk yapmıyorum. Gelen teklifleri de kabul etmiyorum. Ama bugüne dek oynadığım filmler içinde ‘‘Yatık Emine’’, ‘‘Kıvılcım’’ ve ‘‘Umut Dünyası’’ beni en çok etkileyenler. Zengin bir ailenin çocuğu değildim. Canlandırdığım karakterler de hep hayatın içinden gelen, ezilmiş kadınlar oldu. Erkeklere hükmeden, onları parmağında oynatan bir kadını canlandıramadım. Sanırım bu benim gerçek hayatıma da yansıdı. Böyle kadınları canlandırmaktan pişmanlık duymadım.

Meltem Cumbul

Senaryo, filmin başarı unsurunun en önemli noktası. Kötü bir yönetmenden iyi bir film çıkabilir ama kötü bir senaryodan iyi bir film çıkma olasılığı sıfırdır. Bu yüzden karakterlerin hikaye içindeki gerçekliği, hikayenin sürükleyici ve dramaturjisinin iyi yapılmış olması, oyuncuya ve yönetmene yaratıcı imkan sunabilmesi, dialoglar pek bir önemlidir senaryoda. Bir senaryoyu okuyup da: ‘‘Bundan iyi birşey çıkar ya da kötü olur’’ deyipte yanıldığım hiç olmadı. Senaryoyu doğru değerlendirmek, bir oyuncunun sahip olması gereken en önemli özellik bence. Tüm filmlerim özel benim için. Ama herhalde Kemal Sunal'ın vefatı dolayısıyla ‘‘Propaganda’’ daha ayrı bir yer tutar oldu.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle