GeriKelebek Piyasada komedi kirliliği var
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Piyasada komedi kirliliği var

Piyasada komedi kirliliği var
refid:13258594 ilişkili resim dosyası

Komedi filmi çekmeye ara vereceğini söylüyen Peker Açıkalın, kızları Narin Şeker ve Perim Yakut'tan sonra kendini geliştirdiğini söyledi: "Onlardansonra çok daha pozitif ve objektif oldum. Çünkü eskiden daha agresiftim. Bunu gayet iyi biliyorum."

PEKER AÇIKALIN VE KIZLARI (FOTO GALERİ)

Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren “Türkler Çıldırmış Olmalı” filminin başrol oyuncusu Peker Açıkalın, komedi filmi çekmeye ara vereceğini açıkladı. 7 yılda
toplam 11 komedi filminde oynadığını söyleyen oyuncu, “Yeni hedefim, Türkiye sınırlarını aşan sanatsal ağırlıklı filmler yapmak. Bunun için kendi projelerimi de hayata geçireceğim” dedi.

? Yedi yıldır sinema filmi yapıyorsunuz ve bütün filmleriniz komedi... Neden bir dramda göremiyoruz sizi?
- Bunu bana sokaktaki insan da soruyor. Beni çevirip “Sizi içinde terör barındırmayan, vahşet barındırmayan, sosyal mesajı olan filmlerde de görmek istiyoruz” diyorlar. Neden böyle diyorlar? Çünkü herkes tiyatro kökenli olduğumu biliyor. Tiyatro kökenli olanlar sadece komedi yapmaz, dram da oynar. Gönül ister ki herkes Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı “Neşeli Hayat” gibi filmler sunabilsin. Ben seyircinin gidip beğendiği, aynı zamanda mesaj aldığı filmlere şapka çıkarırım.
? Sinema dünyasında komedi filmi kirliliği var, değil mi?
- Komedi kirliliği olduğu çok aşikâr. Komedi işi yapanlar, bu işi eskiden olduğu gibi samimi bir şekilde yapmıyor. Ranta dayalı çalışıyorlar. Ranta dayalı iş yaptığınız zaman onun içine istediğiniz kadar küfür atarsınız ve seyirciniz de bir o kadar çoğalır. Küfürle seyirci çekmemeyi düşünmek gerek. Sanatsal anlamda düşünülmeli yani...
? Komedinin de sanatsal içeriği olmalı diyorsunuz...
- Aynen öyle. Biz “Türkler Çıldırmış Olmalı”yı yaptık ama özünde Somali operasyonu var. Yaptığınız her iş bir yere ulaşmalı. Bu iş sanatçılara, yazarlara, yapımcılara düşüyor. Aslında herkesin her anlamda kendisine bir çekidüzen vermesi gerek.

BENıM ROLLERıM HEP FENOMEN OLUR

? Ama bazı sanatçılar “Ben kimseye örnek olmak zorunda değilim” diyor.
- Hayır, sanatçı topluma örnek olmalıdır. Ben 2002 yılında sinema yapmaya başladım. O tarihe kadar da tiyatro ve televizyon vardı. Bugün 30 yaşındaki biri beni gördü mü “Köyde sizin oyunlarınızı izleyerek büyüdüm” diyor. Bu çok hoş bir şey. ınsanların kalbinde kendi sanatçısına özel bir reytingi var. Bunu da bana gösterdiler. Çünkü bugüne kadar yaptığım bütün işler reyting birincisi olarak başladı, reyting birincisi olarak bitti. Filmlerim gişede ortalama 1 milyonu geçti.
? “Benim gişem 1 milyon” demediniz hiç...
- Bunu yapmak istemedim. Çünkü ben sonuçta işini iyi yapmaya çalışan ve bunu uzun vadeye yaymış bir sanatçıyım, o kadar.
? Biraz önceki konuya dönersek, 11 film yaptınız ve 11’i de komedi. Artık komedi filmi yapmaya ara mı vereceksiniz?
- Evet, ara vermek istiyorum. Benim dizi filmlerde olsun, sinema filmlerinde olsun canlandırdığım o komik karakterlerin hepsi, Türk insanının içinden çıkmıştır. O yüzden hepsi fenomen olmuştur. şimdi yapılacak olan; bu tür işleri biraz daha sanatsal anlamda, Türkiye sınırlarını aşacak şekilde, dünya sinemasını baz alarak yapmak. Bunun için hem sinema filmi hem de televizyon programı anlamında uzun zamandır çalışıyorum.
? Televizyon programı yapmayı mı düşünüyorsunuz?
- Evet, sosyal içerikli, mesajı olan bir format üzerine çalışıyorum. Konuğu, seyircisi olmayan, ekran başındakilerle birebir konuşacağım bir format olacak. Sadece kamera ve ben, o kadar. Bir sanatçı olarak topluma bir şeyler verebilmek adına ne yapabilirim dedim, buna karar verdim.

TV PROGRAMIMDA BıR TEK BEN OLACAğIM

? Bu programda dilediğiniz gibi özgür olabileceğinize, konuşabileceğinize inanıyor musunuz?
- ınanıyorum, çünkü herkesin otosansürü kendi içindedir. Haddinizi bilirseniz, kimsenin sizi denetlemesine gerek kalmaz.
? Bir kamera, bir siz... Sürekli konuşacaksınız o zaman...
- Evet.. O yüzden de benden başka kimseye yer kalmayacak. Gündemde ne varsa, her şeyi konuşacağım...
? Son bir soru... “Türler Çıldırmış Olmalı”nın gişesi pek iyi değilmiş...
- Ben sadece yapmış olduğum işin amacına ulaşıp ulaşmadığına bakarım. Zaten artık sanatsal, Türkiye sınırını aşan filmler yapmak istiyorum. Hint filminde küçücük bir rolde oynadı diye haber yaptıran ya da sadece arkadan geçtiği için “Amerika’da film çektim” diyen var. Böyle bir ülkede, niye seyirciye kaliteli işler sunmayalım? O yüzden çalışmalarımı bu yönde yapmaya karar verdim.

KIZLARIMDAN ÖNCE DAHA AGRESıFTıM

Kızlarımın genetik yönden ve bana olan aşkları bakımından görsel sanatlara yöneleceğine inanıyorum. Her ikisi de çok aktif ve sosyal çocuklar... Onlarla nefes alıp veriyorum. 2000 yılında Narin şeker, 2006 yılında Perim Yakut kucağıma geldi. Onlarla hayatı yeniden yaşamaya başladım. Hayatımı siyah-beyaz fotoğraflardaki gibi tekrar gördüm. Çocuklarım dünyaya gelince kendimi yetiştirdim, çok daha pozitif ve objektif oldum. Çünkü eskiden daha agresiftim.

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle