Neşe Karaböcek’e benzetiyorlar

Güncelleme Tarihi:

Neşe Karaböcek’e benzetiyorlar
Oluşturulma Tarihi: Mart 16, 2015 01:15

Ece Dizdar, Kanal D’nin ilgiyle izlenen dizisi “Beş Kardeş”te bir assolisti canlandırıyor. Sahnede dublaj yerine kendi sesini kullanmayı tercih eden oyuncu, “Arkadaşlarım, şarkıları Neşe Karaböcek gibi söylediğimi düşünüyor” diyor.

Haberin Devamı

“Beş Kardeş” dizisine nasıl dahil oldunuz?
- Aslında dizi yapmayı düşünmediğim bir dönemdeydim. Fakat işin içinde Onur Ünlü, Ay Yapım ve Kanal D olunca teklife hayır diyemedim. Her şeyi durdurdum, aldım senaryoyu elime...

Dizide Şevval karakterini canlandırıyorsunuz. Şevval, nasıl bir kadın?

- Şevval, dizimizin şarkıcısı. Çok saf, inançlı, temiz kalpli biri. Yalnız bir kadın. Tek istediği, şarkı söylemek ve başarılı olmak. Kimseye zararı yok. Hayatın içinde bir yere varabilmek için çırpınan bir karakter. Arkadaşlığa, dostluğa çok değer veriyor. Renkleri, süsü, gösterişi seven biri. Komik bir saflığı var.

“Şubat” dizisinde saf bir avukatı oynadınız. “Güneşi Beklerken”deki Melda sert bir kadındı. “Beş Kardeş”te de assolistsiniz. Oynadığınız karakterler birbirine tamamen zıt. Bu da seçim yaparken dikkat ettiğiniz noktalardan biri mi?
- Evet, seçimlerimi bu şekilde yönetmeye çalışıyorum. Şansım da yaver gitti şimdilik çok şükür. Oyuncu hep yeni şeyler denemek ister. Şarkıcıyı oynamak da çok uzun zamandır istediğim bir şeydi.

SES, OYUNCULUĞUN YÜZDE 50’SİDİR

Diziye hazırlanırken taverna ya da benzeri yerlerde gözlem yaptınız mı? Ya da role çalışırken kendinize örnek aldığınız bir assolist oldu mu?
- En başta Onur’la buluşup rolü konuştuk. Onur, rolün saflığına odaklanmam gerektiğini düşünüyordu. Gerçek hayattan bir assolisti örnek almadım ama oyuncu arkadaşlarım şarkıları Neşe Karaböcek gibi söylediğimi düşünüyor, bu da beni çok mutlu ediyor.

Şarkıları siz mi seslendiriyorsunuz?
- Evet. Ses, oyunculuğun yüzde 50’sidir. Konuşurken de şarkı söylerken de. Sevgili Toygar Işıklı da bize bu konuda çok yardımcı oluyor.

Size göre Türkiye’nin assolisti kim?
- Allah rahmet eylesin, yakın zamanda vefat eden Müzeyyen Senar dev bir sanatçıydı.

Haberin Devamı

Neşe Karaböcek’e benzetiyorlar


DİZİYİ ÇOK SEVİMLİ BULUYORUM

İki kardeş; Orhan ve Turgut, Şevval’e aşık. İzleyicileri neler bekliyor?
- Bekleyip göreceğiz ama kardeşler ayrılmaz bence!

Sizce seyirci dizinin hangi yönünü daha çok seviyor?
- Bu, içinde güzel bir sıcaklık ve naiflik olan bir dizi. Her karakter kendine has yazılmış ve öyle de oynanıyor. Diziyi çok sevimli buluyorum. Akşamüstü bir bardak yeni demlenmiş çay içmek gibi...

Sette ortam nasıl? Diğer oyuncularla daha önce çalışmış mıydınız?
- Kamera arkası son derece uyumlu, reji, görüntü, kostüm, makyaj... Oyuncuların büyük bir kısmıyla “Şubat” ve “Leyla ile Mecnun” dizilerinden tanışıyorduk. Yeni tanıştıklarıma ise hayran kaldım. Hepsi Türkiye’deki en kıymetli oyunculardan.

ÇEKMECELER, MÜTHİŞ BİR DENEYİMDİ

Sizi dizilerde pek görmüyoruz. Bu kendi tercihiniz mi? Çok mu seçicisiniz?
- Ben Londra’da okudum ve halen orada devam eden bir düzenim var. Yani bir ayağım sürekli yurtdışında. Ama dahil olduğum projelerde de oldukça seçiciyim. Bir yandan da tiyatroya devam ediyorum. DOT Tiyatrosu’nda da her sene oyunum var.

Son olarak başrolünde oynadığınız “Çekmeceler” adlı sinema filminden bahsedelim...
- “Çekmeceler”, 6 Mart’ta vizyona girdi. Üzerinde 3 seneye yakın bir süredir çalıştığımız bir filmdi. Benim ilk göz ağrım bu film. Gerçek hayattan esinlenerek yazılmış bir karakterdi canlandırdığım. Çekim süreci 1 yıla yayıldı ve Deniz karakterinin 18 yaşından 36 yaşına kadarki birçok aşamasını oynama fırsatı buldum. Müthiş bir deneyimdi.

Haberin Devamı

Neşe Karaböcek’e benzetiyorlar


6 AY ASHRAM’DA YAŞADIM

6 ay manastırda yaşadığınız doğru mu?
- Bir ashram’da yaşadım. Nedense manastır diye yazmışlardı o dönem. Coimbatore’da nefes ve yoga master’larıyla uzun süre çalıştım.

GİTMEYİ SEVERİM

Oyunculuk dışında en çok ne yapmak sizi mutlu ediyor?
- Vakit buldukça seyahat etmek. Gitmeyi severim, valizim yarım saatte kapıdadır ama bu çok nadir mümkün oluyor şu sıra. Ben de bol bol film izliyorum. Evimde, özelimde telefonumu kapatıp huzurlu vakit geçirmeyi çok severim.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!