Öpeyim ağam

Güncelleme Tarihi:

Öpeyim ağam
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 03, 2009 01:00

Cartel’in Alper Ağa’sı, 14 yıllık sessizliğin ardından Billboard dergisine konuştu

Cartel kadrosunda değişiklik var mı?                  
- Sadece iki kişi kendi istekleriyle ayrıldı. Karakan’dan Kabus Kerim, bir de Cinai şebeke’den Apo... Onun dışında hepimiz aynen devam ediyoruz. Zaten hiç dağılmadık ki... 1995’teki albüm başarısından sonra herkes bir süre kendi yoluna gitti. Çünkü plak şirketiyle yaşadıklarımız hepimizi bezdirmişti.

Bezdirmişti derken...
- Lafın kısası çarpıldık. Özellikle de Türkiye’de... Menajerlik şirketinden paçayı kurtarma çabamız 2000 yılına kadar sürdü. Bu süre içinde Cartel’i mecburen askıya aldık. 2004 yılında yeniden çalışmalara başladık. Millet bizi “adamlar geldi, parayı götürdü ve gitti” sanıyor, alakası yok.

Bari plak şirketi kazandı mı?
- Pastanın esas payını onlar götürdü. Ama bizim için önemli olan tek şey Cartel’in isim hakkını kurtarmamız oldu.

BAŞARIYI YAKALAYAN BAŞTA BİRAZ YOLUNUR

Siz mi çok saftınız, yoksa plak şirketi mi çok çakaldı?
- Bu tecrübesizlikle alakalı. Zaten müzik piyasasında ilk kez başarıyı yakalayanlar hep yolunur! Amerika’da da 50’li, 60’lı yıllarda zencilere bunu yaptılar. Çünkü başarı beklenmedik bir şekilde gelince vücutta öyle bir adrenalin oluşuyor ki hiçbir şeyi düşünmüyorsunuz, “Yeter ki ben müziğimi yapayım” diyorsunuz. Ama sonra faturalar gelince...

Bildiğimiz kadarıyla hayatınızı sadece müzik yaparak kazanmıyorsunuz...
- Cartel patlayınca eğitimimi yarıda bırakmak zorunda kalmıştım. Sonrasında kimya doktoramı tamamlayıp Almanya’nın en büyük şirketlerinin birinde Ar-Ge müdürü olarak çalışmaya başladım.

Ya diğer elemanlar kendilerine nasıl bir yol çizdi?
- 1997’de bir Karakan albümü çıkardık. Erci E de iki-üç albüm yaptı ve hatta dizilerde oynadı. Ali, logoterapi (anlam terapisi) uzmanı, Danimarkalı eşinin seanslarına müzik yapıyor. Cartel’in üçüncü halkası Cinai şebeke ise bu işin “reel” yani underground tarafıyla ilgilendiği için pek fazla medyada yer almadı, ama Mali dünya çapında her yıl bir kere gerçekleşen “Battle of the Year” adlı break dance yarışmasının müziklerini yapıyor.

Türkiye’deki rap piyasasını nasıl buluyorsunuz?
- Ceza, Sagopa Kajmer, Rapor 2 ve Killa Hakan ilk aklıma gelenler... Dört yıl önce ızmir’den Almanya’ya uçarken baktım Ege Çubukçu iç hatlardaki barda oturuyor. Dedim buna bir şaka yapayım. Gözlüğümü taktım, yanına gittim “Sen Ege Çubukçu’sun değil mi?” dedim. “Evet” dedi, utandı, sıkıldı bir an. “Beni tanıyor musun?” dedim. “Yok tanıyamadım” diye kıvranınca gözlükleri çıkarıp “Ben Alper Aga” dedim. Birden koptu, “Aaa... Alper Aga sen misin? Çok yaşlanmışsın” falan dedi. Söylenecek laf mı?

Yaptığınız çok net bir tevazu örneği...
- Tesadüflerle buraya geldik. Ben kendimi ciddiye almıyorum. ılk Türkçe rapper bendim, süperim falan demiyorum hiçbir zaman. Belki de Captain Hollywood’la tanışmasaydım şimdi dondurma satıyordum.

Sizin ilk aklınızı çelen eurodance’in öncüsü Captain Hollywood muydu?
- Galiba... 1984 yılında daha 14-15 yaşımdayken Nürnberg’de tanıştım onunla. Görevli bir Amerikan askeriydi ve o dönem Almanya’da Türkler ve siyahiler arasında çok büyük yakınlık vardı. Adam o zaman meşhur da değildi. Diskotekte tanıştık, süper hareketler çekiyordu. Beni break dance’a da o başlattı. ılk gösterimizi hiç unutmam. Tenisçi Boris Becker’in ilk Wimbledon şampiyonu olduğu gündü, herkes maça kilitlenince üç kişiye dans etmiştik.

HANDE YENER DOZAJI BİRAZ KAÇIRMIŞ

Yeni albümle ilgili neler söyleyebilirsiniz?

- Ben sadece sözleri yazıyorum, beat master değilim. Ama yeni Cartel albümünde yaklaşık 10 farklı prodüktör olacak. Erci E ve Mali’nin dışında mesela Hırvatistan’dan birileriyle çalıştık. Adamlar müthiş, zaten Amerika’ya satıyorlar işlerini.

Geniş spektrumlu antibiyotik gibi yani...
- Hahahaa... Hiç böyle düşünmemiştim, hoşuma gitti. Evet, ilk albüm hip hop ritimleri üzerine oryantal sample’lardı. Bu sefer son dönemde çok sevilen “gypsy punk” tadında bir şeyler olacak. Elektro sound’ların yanı sıra canlı enstrümanlar olacak, mesela maNga’dan gitarist Yağmur Sarıgül var. Sonra vocoder efektine yer vereceğiz, ama Hande Yener tarzı değil. O dozajı biraz kaçırmış. Bu albümde her şey o kadar homojen oldu ki, ortaya çıkan sonucu görünce aptallaştık. “Esas Cartel bu” diyorum ben şimdi. 

Peki ya sözlerde nelerden bahsedeceksiniz?
- 1995 albümü protestti. Bizden sonra gelenler de bu tavrı devam ettirdi. Biz de artık bezdik bunları söylemekten. Bunları tekrar etmek yerine rap müziği biraz yükseltmek gerek. Türkiye’de rap varoşlara hitap ediyor ama dışarıda bu yavaş da olsa değişiyor. Amerika’da Eminem buna iyi bir örnek. Ya da Fransa piyasası inanılmaz, Patricia Kaas falan yanında tıraş kalır. Doğu bloğu ülkeleri bile aldı yürüdü. Türkiye’de rap hak ettiği yerde değil ve bunu değiştirmenin vakti geldi.

Ekşi Sözlük’te tam da Sevgililer Günü’nde “Alper Aga seni seviyoruz, topla takımı, çıkar albümü...” demiş birisi. şimdi buna güzel bir cevap vermek gerekmez mi?
- Biz de onları çok özledik ve bir an önce karşılarına çıkmak için elimizden geleni yapıyoruz. 2010 başı piyasada oluruz sanırım.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!