GeriKelebek Önce tencere sonra Türk Marşı’nı çaldı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Önce tencere sonra Türk Marşı’nı çaldı

Önce tencere sonra Türk Marşı’nı çaldı
refid:23436350 ilişkili resim dosyası

Piyanist Fazıl Say, Karşıyaka’da verdiği konserde sahnede tencere çalarak, Gezi Parkı eylemlerine destek verdi.

Say, Karşıyaka Belediyesi Bostanlı Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konseri öncesi Twitter hesabından, “İlk kez piyano dışında bir şey çalacağım” diyerek protestonun sinyalini verdi. İstiklal Marşı’yla başlayan konserde konuşan Say, “Türkiye’deki direnişe atfen ilk parçasını doğaçlama çalacağını” söyledi. Seyirciler bu anonsu alkışlarken, sahne gerisine giden Say, elinde tencereyle döndü. Say ve yanındakiler tencere-tava çalarak eylemlere destek verdi. Konser devam ederken salon dışından eylem sesleri duyuldu. Bunun üzerine Fazıl Say, konser sonrası Gündoğdu Meydanı’na gidip eyleme katılacağını belirterek, “Bir dönem zor günler yaşadım. Ülkemi terk etmek istedim, Japonya’ya bile gitmek istedim. Ancak yalnız olmadığımı gördüm. Bu beni umutlandırdı” dedi. Seyirciler de “İzmir’e gel” diye bağırdı. Fazıl Say’ın Mozart’ın Türk Marşı’nı çalması ise seyircilerden büyük alkış aldı.

FAZIL SAY KONSERDE TENCERE ÇALDI / FOTO GALERİ

Sanatçılardan Gezi yorumları

Kadir İnanır: “Bu yaşananlar, bizi zorunlu bir gerçeklilikle yüzleştirmiştir. O da bu ülkenin demokrasi ve özgürlük talebidir. Eğer çağdaş ve laik bir ülke hayalini paylaşıyorsak, bu talebi anlamak, ciddiye almak gerekir. Demokratik hak talebiyle hareket eden kitlelere yönelik alınacak tavır zor kullanmak olmamalıdır.”

Fatma Girik: “Onlarca uygarlığa ev sahipliği yapmış bu topraklar, gözü dönmüş bir iktidar tarafından zalimce zehirlenmekte, insanlık dışı bir davranış sergilenmektedir. Yüreğim, üzerlerine biber gazı sıkılan, yerlerde sürüklenen ama düştüğü yerden her defasında kalkmayı başarıp iktidara başkaldıran yüz binlerin yanında...”

Türkan Şoray: “Siyasetin görevi halkı mutlu etmektir. Fikir ayrılığında bile, ülkemin güzel insanına sunulması gereken biber gazı değil, çiçek olmalıdır. Başbakan ve siyasetçilerden beklentim, toplumun her kesimini kucaklamaları. Çocuklarımıza herkesin birbirini sevdiği, öteleştirmediği bir ülke bırakalım.

Filiz Akın:
“Gezi Parkı’nda önceden planlanmayan farklı bir hassasiyet sergilendi. Her kesimden, her yaştan insan bir araya gelip bir şey söylemek istedi. Yetkililerin uzlaştırıcı, yükselen gerginliği yok edici kararlar almalarını, halkımızın da bu süreyi itidalle yönetmesini bekliyoruz. Sükûnete ve barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.”

Cüneyt Arkın: “Anadolu’da bir köylü çömeldiği yerden kalkarken, topraktan güç alır. Yaşananlar da aynı böyle... Yönetenlerin, inatlaşmak yerine sağduyulu bir şekilde nedir bu hareket ki Taksim’de başlayıp dünyaya yayıldı diye düşünmesinde, öyle karar vermesinde fayda var. Bu şekilde tahrik etmeye devam ederlerse olacaklardan korkuyorum.”

Erol Evgin: “Sağlıklı demokrasi, sandık matematiğinin ötesinde, azınlık–çoğunluk demeden tüm vatandaşların gösteri yürüyüşü, miting ve özgür medya yoluyla korkusuzca düşüncelerini dile getirebilmesi, ülkeyi yönetenlerin de bu görüşlere kulak vererek tüm halkı kucaklamasıdır.”

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle