Oğlum sen denize ben oynayacağım

Güncelleme Tarihi:

Oğlum sen denize ben oynayacağım
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 08, 2005 00:31

Benim teknolojiyle tanıştığım yıllarda Commodore 64 ve Amiga gibi bilgisayarlar daha çok oyun için kullanılıyordu. Grafik ve ses kaliteleri düşük, oyun senaryoları çok kısıtlıydı. Fakat eminim ki benim gibi, o dönemi yaşayan pek çok insanın aklında çok güzel yer etmiştir.

Bu nostaljiyi şimdi de yaşayabiliyoruz gelişmiş bilgisayarlarımızda. Geçenlerde bir Commodore 64 emülatörü yükledim bilgisayarıma. Turrican, Silk Worm, Boulder Dash, River Raid derken bir baktım gözümden yaşlar akıyor. Ne yıllardı be!

Artık gerçekçi grafikler, müthiş ses efektleri ve filmlere konu olabilen senaryolar var oyun dünyasında. Nihayetinde ben yaşlı bir adamım. Bu yüzden nostaljik oyunlar daha bir hoşuma gidiyor. Fakat sevgili okurlarım için günümüzün en sağlam 6 oyununu seçtim ve tek tek inceledim. Seçmekte oldukça zorlandım. Bu oyunların her biri birbirinden dişli. Bu yüzden farklı kategorilerden seçmeye gayret ettim. İşte modern zamanların ‘atari’ oyunları.

Pro Evolution Soccer 4

Evet, itiraf ediyorum. Yaşımdan başımdan utanmadan İnternet kafeye giderek mahallenin veletleriyle futbol oynuyorum uzun zamandır. Çünkü bu oyunu evde tek başına oynamak keyif vermiyor. Bilgisayarda futbol oyunlarının feriştahı Pro Evolution Soccer’ın son sürümünde daha gerçekçi bir futbol mümkün. Elbette başlarda zorlanıyor insan. Futbolcular sahaya girerken başlıyor heyecan. Bilgisayara karşı oynamaktansa, kanlı canlı rakiplerle mücadele etmek daha keyifli. Futbolcuların stilleri, hatta yüz şekilleri müthiş gerçekçi. Örneğin Ronaldinho, Zidane ve Roberta Carlos’la top sürerken enfes hareketler yapılabiliyor ve çok özel şutlar atmak mümkün.

Pusu: Uyanış

Her ne kadar dünyanın en çok oynanan dev oyunlarını anlatıyor olsam da, bu yazıda Pusu’ya yer vermeden edemedim. Yüzde 100 Türk yapımı olan Pusu, kendi klasmanında bir ilk olma özelliğine sahip. Nato’da görevli olarak Avrupa’da çalışan kahramanımız Fatih Yıldırım, İstanbul’daki ailesinin başı kötü adamlarla derde girince tası tarağı toplayıp geliyor memlekete. Ve macera başlıyor. Genel kalite açısından daha alacak yolu çok olsa da bu oyun yerel özelliklerinden ötürü oynanmaya değer. Topkapı surlarında, ara sokaklarda ve izbe mekanlarda dolaşırken her an karşınıza eli silahlı adamlar çıkabiliyor. Fakat mermi bitince kalakaldım ortada. Fatih’in bıçak veya yumruk kullanamaması bir eksiklik.

GTA: SAN ANDREAS

Bu oyunda tam bir serseriyi oynuyoruz. Mafyanın verdiği görevleri yapan kahramanımız, sokakta gördüğü sade vatandaşlara saldırıp arabalarına el koyuyor, olay çıkarıyor, düşman çetelerin elemanlarına karşı saldırılar düzenliyor. Anlayacağınız kural tanımayan, her adımı tehlikeli bir adam. Çaldığı arabaların radyolarında özgün şarkılar eşlik ediyor. Adamımız yasadışı işler çevirince polis peşine düşüyor, 6 yıldıza kadar seviyeleri var bu aranmaların. Son aşamalarında ordu düşüyor peşimize. Bir arabayı yürütüp deniz kıyısında dolaşmayı seçiyorum, fakat bu seferde çetelerle başım derde giriyor. Koskoca bir şehirde yasadışı işler çevirmek için pek çok olanak var bu oyunda.

Singles 2: Triple Trouble

Ve geldik en civcivli oyuna. Gençlerin ve özellikle bilgisayar oyununa pek meraklı olmayan kızların sevgilisi haline gelmiş bir oyun var karşınızda. Sims’le başlayan gerçek yaşam simülasyonu, yeni oyunlarla sürüyor. Türünün en yeni ve eğlenceli ürünlerinden biri olan ‘Singles 2: Triple Trouble’da amacımız karakterler arasında seviyeli ilişkiler geliştirmek. Tam bir aşk oyunu! Tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi, bir karakterin karşı cinsin ilgisini çekmesi için yapması gerekenler var.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!