GeriKelebek Nostaljik ve naif Siyah Şapkalı Kadın
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nostaljik ve naif Siyah Şapkalı Kadın

Nostaljik ve naif Siyah Şapkalı Kadın
refid:21084703-spot ilişkili resim dosyası

Kendisini Leman Sam, Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay ya da Candan Erçetin’in orkestrasında viyola çalarken dinlemiş olabilirsiniz. Özellikle son dönemde İstanbul Performans Orkestrası’yla adından sıkça söz ettirmişti, Ayşe Evrim. Genç sanatçı, tüm bu süreçte cebinde biriktirdiği bestelerini ve çok sevdiği şarkıların cover’larını ilk albümünde topladı; ‘Siyah Şapkalı Kadın’. AJ Müzik’ten çıkan, nostaljik, klasik ve naif olarak nitelendirilebilecek albümü ve hikâyesini Ayşe Evrim’le konuştuk.Kendisini Leman Sam, Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay ya da Candan Erçetin’in orkestrasında viyola çalarken dinlemiş olabilirsiniz. Özellikle son dönemde İstanbul Performans Orkestrası’yla adından sıkça söz ettirmişti, Ayşe Evrim. Genç sanatçı, tüm bu süreçte cebinde biriktirdiği bestelerini ve çok sevdiği şarkıların cover’larını ilk albümünde topladı; ‘Siyah Şapkalı Kadın’. AJ Müzik’ten çıkan, nostaljik, klasik ve naif olarak nitelendirilebilecek albümü ve hikâyesini Ayşe Evrim’le konuştuk.

ASLINDA VİYOLAYI HİÇ SEVMEZDİM TA Kİ O SOLOYU DUYANA DEK

Ayşe Evrim’in (33) müzik tutkusu doğar doğmaz başladı denebilir. Çünkü aile müzikle alakalı kişilerle dolu. Amcasının çaldığı bas gitar onu modern müziğe yönlendirirken, anneannesinin icra ettiği klasik Türk müziğinden öğrendiği eserler, Evrim’in konservatuvar öncesinde hazırlık aşaması gibi oldu. “Her şey o iki şarkıyla değişti” dediği ilk eser, Vedat Sakman bestesi olan Zuhal Olcay’ın seslendirdiği ‘Yalnızlığım’. Viyola bölümüne seçilmişti Ayşe Evrim konservatuvarda. Ve viyolayla ilgili en ufak bir fikri bile yoktu. Hatta ilk zamanlar hiç sevmemişti. Çünkü o, piyano çalmayı istemişti. Ta ki, şarkıda Mustafa Süder’in çaldığı o soloyu duyana kadar... Hafızasından hiç kaybolmayan o eşsiz tını Evrim için çok değerli oldu. İkinci şarkıysa İspanyolca ve Che Guavera’ya ilk merak saldığı yıllarda dinleyip söylemeye başladığı ‘Hasta Siempre’.
Pek çok sanatçıya ilgi duyuyor, örnek alıyordu Ayşe Evrim. Bir yandan Michael Jackson fanatiğiydi ama onu asıl etkileyenler Ezgi’nin Günlüğü, Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay, Fikret Kızılok, Ayten Alpman, Sezen Aksu gibi isimler oldu.

Her şarkının bir hikâyesi var

İstanbul Performans Orkestrası ile tanıdığımız genç sanatçı Ayşe Evrim’in ilk albümü ‘Siyah Şapkalı Kadın’. Daha önce Vedat Sakman, Leman Sam, Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay ve Candan Erçetin orkestralarında keman, viyola ve akordeon sanatçısı olarak çalışmış ama bir türlü kendi albümünü çıkaramamıştı. AJ Müzik etiketiyle yayınlanan albümdeki eserlerin onun için ayrı bir hikâyesi, anlamı var:
Pervane çok sevdiğim Paris Combo grubuna ait. Makamsal yapısı gereği ülkemizde de sevileceğini düşündüğüm bir şarkıydı. Nurcan Eren sözlerini yazdı. Çok sevdik.
Zaman Zaman aslında Romanların milli marşı seçilmiş bir ağıt. Vaya Con Dios yorumu üzerinden yola çıkıldı. Sahnede söylemeye başladıktan sonra çok kendime yakın hissettim ve söz yazdım.
Bugün Olmaz ve Söyle Nasıl Taşır Bu Yürek söz ve müziği aynı anda çıkan şarkılar. İkisi de tamamen ruh halime denk.
Kim Olsa Anlatır İtalyancasını söylemekten çok keyif alıyordum. Ajda Pekkan’ın yorumu da en az Mina kadar eşsizdi benim için. Bir de ben denemek istedim.
Eski Bir Aşk Masalı Yakın zamanda kaybettiğimiz Cesaria Evora’nın yorumladığı çok sevdiğim bir şarkıydı. Ses rengimi ona çok yakın buluyordum. Söz yazdım ve dilimizde söylensin istedim.
Korkma, Güle Güle Git ve Yeni Aşklarla Tamamen enstrümantal olarak hayal ettiğim ama sonradan mırıldanmaya başladığım besteler. Asıl kendimi ifade edebildiğim şarkılar olduğunu düşünüyorum.

KİMDİR

- 1979’da Ankara’da doğdu.
- 1992’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı‘nda viyola bölümüne seçildi. 12 yıl boyunca devam ettiği akademik kariyerine solo çalışmaları için ara verdi.
- Profesyonel müzik yaşantısına 16 yaşında, ODTÜ Mezunlar Derneği’nde piyano çalarak başladı.
- Çeşitli oda müziği grupları ve performans orkestraları kurup kendi düzenlemelerini icra etti. 2001’de kendi repertuvarını oluşturmaya ve yazmaya başladı.
- Bu dönemde enstrümanistliğine Vedat Sakman, Leman Sam, Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay ve Candan Erçetin orkestralarında keman, viyola ve akordeon çalarak devam etti.
- 2010’da Ali Akaçça ve Timur Tarkan Tana ile İstanbul Performans Orkestrası’nı kurdu.

Piyano dışında akordeon çalıyorum. Her enstrümanla bir şeyler yaşamak isterim. Her birinde başka başka kişiliklere bürünüyor müzik. Bunların yanında trompet, cümbüş ve gitarı da hobi olarak çalmaya çalışıyorum bazen.

SEN GİZEMLİ KADIN OLMALISIN

Albümün adının ‘Siyah Şapkalı Kadın’ olmasının hikâyesi çok ilginç. Kendim için ürettiğimiz projenin üslubuna dair bir kimlik arayışımız vardı. Hepimiz artık çok subjektif olmuştuk. Albüm, nostaljik, klasik, melankolik ögelerle doluydu ama bir şeyi daha olmalıydı. Bir türlü son noktayı koyamıyorduk. Bu dönemde AJ’den prodüktörüm Jale Kibritçioğlu ile ilk toplantımızı yapıyorduk. Birden içeriden büyük bir paket getirdi ve içinden çok güzel siyah bir şapka çıkardı. Başımın üzerine koydu. Bana sadece hediye aldığını düşünmüştüm. Teşekkür ettim. Sonra “İşte sen bu gizemli kadın olmalısın” diyerek bana o sıra farkına varamadığım asıl hediyeyi vermiş oldu.

PARİS COMBO DA BU ŞEKİLDE ÇALACAK

Ayşe Evrim’in ‘Siyah Şapkalı Kadın’ albümü Türkiye’de ve dünyada büyük bir hayran kitlesi olan Paris Combo’nun ‘Mobil’homme’ isimli şarkısının da cover’ını içeriyor. Paris Combo üyeleri, ‘Pervane’ isimli bu şarkının düzenlemesini o kadar çok beğendi ki, parçayı ileride kendi konserlerinde de bu düzenlemeyle kullanmayı düşünüyorlar.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle