Ne varsa eskide var

Güncelleme Tarihi:

Ne varsa eskide var
Oluşturulma Tarihi: Kasım 28, 2004 00:00

Amerika’nın en görkemli sanayii nedir diye sorsalar, hiç düşünmeden müzik cevabını veririm. Bu değerlendirmede kilit sözcük ’görkemli’.Aksi halde cirolarını dikkate alırsak iletişim devi Microsoft, meşrubat imparatorluğu Coca Cola, alışveriş mağazaları zinciri Wal-Mart, sivil havacılık önderi Boeing, harp-savunma malzeme ve servisleri Haliburton, John Kluge medya krallığı ve düzinelerle diğerlerini sıralamak lazım.*Müzik, yıllık satışları milyarlarca doları aşan bu sanayileri geriden takip ediyor. Oysa müziğin yeri ayrı. Yerkürenin en ücra köşelerinde tank- füze nedir bilmeyen, jet uçağını ancak gökten geçtiğinde gören, bilgisayar- cep telefonu duymamış insanlar dahi müzikle iç içe yaşıyor. Ninnilerle insan hayatına giren, yediden yetmişe toplumlara heyecan, ümit, zevk aşılayan, yaşama renk katan, güzel sanatların incisi müzik. Beyazı, siyahı, çekik gözlüsü, yanık çehrelisini, ırk, din, dil ayrımı, hudut çizgisi olmaksızın birleştirip, bütünleştiren tek sanat bu.*Müzik aleminin başta gelen dergisi Rolling Stone tüm zamanların ‘’En İyileri’ başlıklı bir araştırma sonucunda 500 şarkılık bir liste yayımlayarak müzik sanayiinde yeni bir tartışmaya sebep oldu. Eleştirmen, uzman, yapımcı ve müzisyenlerden oluşan bir seçici kadronun hazırladığı liste pop müziğinin yayılmaya başladığı son 60 yılı kapsıyor. Ortaya çıkanların adlarını okuduğumda ‘Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı’ şeklindeki atasözünü anımsadım. Listede ‘Like a Rolling Stone’ adlı şarkısı ile Bob Dylan tepede. İlk 20’deki diğer şarkıları seslendirenler ise The Rolling Stones, John Lennon, Marvin Gaye, Aretha Franklin, Beach Boys, Chuck Berry, The Beatles, Nirvana, Ray Charles, The Who, Sam Cooke, The Beatles, Bob Dylan, The Clash, The Beatles, The Jimmy Hendrix Experience, Chuck Berry, Elvis Presley ve gene The Beatles.*İngiltere’nin 40 yıl önce bir numaralı ihracatı diye nitelenen The Beatles ’Hey Jude’, ’Yesterday’, ’Let It Be’ ve grubun dağılmasını takiben John Lennon’ın bestelediği ’Imagine’ ile birlikte dört parçayla zirvedeki 20’de diğerlerine fark atıyor. ‘Şahane Dörtler’ ayrıca 500 şarkıyı içeren listede 23 parça ile rekor kırmış addediliyor. The Beatles’ın kadim rakibi The Rolling Stones ise 14, Bob Dyland 12 ve Elvis Presley yalnızca üç şarkı ile geriden geliyorlar.*Derginin anketinde seçilen isimlere baktığımda ortaya İngiltere’nin damgasını taşıyan 60’lı seneler ortaya çıkıyor. The Beatles, The Rolling Stones, The Who, kadın modasına yeni anlam kazandıran manken Twiggy, mini etek, alabildiğine özgür seks-uyuşturucu rüzgarına kapılmış gençlik, Vietnam Harbi’ne baş kaldıran Çiçek Çocukları, hep bu dönemin aktörleri.‘İngiliz Fırtınası’ diye adlandırılan pop grupları, Frank Sinatra, Bing Crosby’den efsanevi Elvis’e kadar batı yarımküresinin şöhretlerini erken emekliliğe zorlamışlardı. Tüm zamanların en iyilerinin sıralandığı 500’lük listede yer alan 202 şarkının 1960’lı yıllarda bestelenmiş olması dönemin önemini vurguluyor.*Rolling Stone dergisinin listesi, müzik dünyasında beklenen tepkiyi gördü. Genç ve orta yaşlı kuşaklar dergi editörlerini mektup yağmuruna tutarak Michael Jackson’dan Madonna’ya, Bruce Springsteen’den Snoop Dady’ye sevdikleri pop ve rap’çilerin dışlanmasını protesto ettiler. Öfkeli gençlik, Eminem’in ’Lose Yourself’ ve Stan’ın 166-290, OutKast’ın ’Hey Ya’ parçasının 180’inci sıraya konmasını kınadı. Oysa Sonny and Cher’in platin plağı ’I Got You Babe’ dahi ancak 444’üncü sıraya girebildi.*2000’li yıllara baktığımızda pop müziğinin ünlülerinde alçakgönüllüğün giderek yayıldığını görüyoruz. Pop şöhretleri dev salonlar, futbol stadyumları ve parklarda ücret almadan konserlere çıkıyorlar. ABC, NBC gibi önde gelen TV kanalları Manhattan’daki genel merkezleri önündeki meydanlarda sıcak-yağmur demeden plakları milyonlarca satış yapan, müzik ödülleri sahibi sanatçılara şov yaptırıyorlar. Rod Stewart, Duran Duran, Sting, Enrico Iglesias, Mariah Carey, Sheryl Crow, Norah Jones, Alicia Keys, Ricky Martin, Bono’lu U-2 ve diğerleri, dev kamyonların düz şasileri üstüne çıkıp eski-yeni parçalarını söylüyorlar, hayranlarına, New York’u ziyaret eden turistlere imza dağıtıyorlar.Müzik meraklısına New York’a gelirlerse sabah saatlerinde TV stüdyoları önündeki meydanlarda bedava konser izlemelerini öneririm.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!