GeriKelebek MÜZİK
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MÜZİK

Klasik popa; funk, R&B ve soul ilavesi

BRUNO MARS
UNORTHODOX JUKEBOX
Atlantic / EMI

Asıl adı Peter Gene Hernande. Fakat daha iki yaşındayken babası ona Bruno demeye başlıyor çünkü Peter o sıralarda ünlü bir güreşçi olan Bruno Sammartino’ya çok benziyor. Okuldayken de tüm kızların ona “Sen çok farklı birisin, sanki bu dünyadan değilmişsin gibi.” demesi üzerine “O zaman muhtemelen Mars’tan gelmiş olmalıyım!” esprisiyle kendisine Bruno Mars adını takıyor. Çocukluğundan beri büyük bir Elvis hayranı. (‘92 tarihli ‘Honeymoon in Vegas’ adlı filmde ‘Küçük Elvis’ olmuşluğu da var.) Prince ve The Police de ilham kaynaklarından. İlk albümü ‘Doo-Wops & Hooligans’ı çıkardığı 2010’dan beri sağda solda onun için ‘yeni Michael Jackson’ tanımlamaları da yapılıyor. Zira hem ses hem de kariyer başlangıcı benzerliği var. O da Jacko gibi ailesi sebebiyle çocuk yaşlarda sahne tozunu yutmuş ve Motown hitleri söyleyerek büyümüş. 2004’te Motown Records ile anlaşma imzalamasından sonra prodüktör Philip Lawrence ve ses mühendisi Ari Levine ile kurduğu The Smeezingtons adlı prodüksiyon ekibi sayesinde yıldızı parlıyor. Flo Rida’nın muhteşem hiti ‘Right Round’, Sugababes’ten ‘Get Sexy’, K’naan’ın 2010 Dünya Kupası’nı sallayan şarkısı ‘Wavin’ Flag’, B.o.B’den ‘Nothin’ on You’ ve Cee Lo Green’den ‘Fuck You’ya imza atınca da adını duymayan kalmıyor. Eh, ilk solo albümü ‘Doo-Wops & Hooligans’ da reggae, funk ve R&B soslu popun güzel örneklerini içerince bizim Bruno alıp yürüyor. Sırada ikinci albümü var. İlk albümde olduğu gibi yine şarkıların neredeyse hepsinin prodüktörlüğü The Smeezingtons imzalı. Fakat bu sefer soul ve funk tatları biraz daha ağır basıyor. Kıvrak ritimlerden ve dans ettirecek melodilerden kopmadan, daha oturaklı bir üsluba geçiş hissediliyor. Michael Jackson’ın huzur içinde uyumasını sağlayacak derece kaliteli üç müthiş hit var: ‘Locked Out of Heaven’, ‘Gorilla’ ve ‘Moonshine’.  Bruno bu albümde olgunluk sinyalleri verirken, elinde daha oynayacağı çok kart olduğunu da kanıtlıyor. Günümüzün en büyük R&B / soul yıldızı, bu şahane ‘müzik kutusu’ ile sizi bekliyor...

ÇEŞİTLİ SANATÇILAR
12 12 12 THE CONCERT FOR SANDY RELIEF
Columbia / Sony Music

ABD’nin doğu yakasında büyük yıkıma neden olan Sandy Kasırgası’nın maddi zararını karşılayabilmek için 12 Aralık 2012’de ‘12 12 12’ adı verilen bir etkinlik düzenlendi. New York’ta, Madison Square Garden’da gerçekleşen bu etkinlik birçok efsane ismi ağırladı. İşte şimdi de o unutulmaz gecede yaşanan anların birçoğunun ses kaydı 2 CD’lik bu albümde toplandı. İlk CD’de 12 şarkı var: Bruce Springsteen & the E Street Band’den 2, Roger Waters’tan 3, Adam Sandler & Paul Shaffer ikilisinden 1, Bon Jovi’den 2, Eric Clapton’dan 2 ve The Rolling Stones’tan 2 şarkı olmak üzere. İkinci CD’de ise The Who’dan 3, Billy Joel’den 3, Coldplay frontman’i Chris Martin’den 3, Paul McCartney’den 1 ve Alicia Keys’ten 2 şarkı var. Roger Waters’ın Pearl Jam’den Eddie Vedder’la, Chris Martin’in de R.E.M.’den Michael Stipe ile düeti albümün bomba anları. Keşke Paul McCartney’nin yaşayan Nirvana elemanları Dave Grohl, Kirst Novoselic ve Pat Smear ile seslendirdiği ‘Cut Me Some Slack’ de olsaydı bu albümde.

NELLY FURTADO
THE SPIRIT INDESTRUCTIBLE
Interscope / Avrupa Müzik

Dünyaca ünlü olsa da pop müzikteki kadınlar liginde zirveyi temsil edenlerin (Madonna, Beyonce, Lady Gaga, Rihanna, Britney Spears, Shakira, Katy Perry, Christina Aguilera, Pink, Taylor Swift) arasında değil Nelly Furtado. Şarkılarının egzotik havası, aksanlı vokali ve ‘komşu kızı’ havasıyla yeri ayrıdır onun. Daha bize yakın gibidir ve birçok özelliğiyle daha samimi gelir. İddialı bir duruşu yoktur ama bugüne kadar yayımladığı 4 albümle tüm dünyada toplam 40 milyonluk satışı devirmiştir. Latin popun Shakira ve Jennifer Lopez’den sonraki en büyük kadın yıldızıdır aslında. Şimdi sıra geldi beşinci albümüne. Popun günümüzdeki etkin üsluplarına kapısı sonuna kadar açık ama her zamanki gibi Latin ezgilerini de koruyan bir sound var Nelly’nin bu yeni albümünde. ‘Waiting for the Night’ hitinin öne çıktığı albümde, efsane prodüktör Bob Rock’ın imzasının olduğu ‘Believers’a da dikkat! Yine de albümü bir bütün olarak ele aldığımızda, ortaya vasatı aşamayan bir iş çıktığı da bir hakikat.

RITA ORA
ORA
Roc Nation / Columbia / Sony Music

Bayanlar, baylar... Karşınızda yeni Rihanna! Daha doğrusu; Rihanna’nın tahtına oynayan yeni bir Jay-Z keşfi... Daha albüm çıkarmadan single’larıyla ünlü olan Rita Ora, ilk albümünde Rihanna olmanın sadece imaj açısından değerlendirilebilecek bir şey olmadığını da kanıtlamış oluyor. Zira imaj olarak Rihanna’nın yolundan gidebilirsiniz ama ortaya dev şarkılar çıkarmıyorsanız o yolun uzun sürmesi pek mümkün değil. Kosova doğumlu Rita, işin görsel kısmını halletmiş görünüyor ama müzikal tarafta kat etmesi gereken yol var daha. Tamam, Rihanna da son albümlerinde birkaç hit dışında vasatı aşmıyor ama o hitler de resmen tüm yıla yetiyor. The-Dream, Drake, Kanye West ve will.i.am gibi süper ünlü prodüktör ve şarkı yazarlarının imzasının olduğu bu albümde ise ‘Uneasy’ dışında pek hit bulunmuyor. Ana akım popta hitin kadar konuşursun… Yine de kötü bir albüm değil. Katy Perry tarzının yer yer Afrika, yer yer de Jamaika taraflarına uğramış halini merak ediyorsanız kulak kabartabilirsiniz.

HANDE YENER
KRALİÇE
Poll Production

Dahil olduğu kulvarda devrim yapamayacağını anlayıp da standartları aşağı yukarı 10 yıldır çöküşte olan Türkçe popa geri döndüğünden beri fabrikasyon üretim batağından çıkamadı Hande Yener. Sürekli aynı sözler, sürekli aynı melodiler, sürekli aynı sound, sürekli aynı ritimler, aynı, aynı, aynı... Merak ediyorum, sanatsal anlamda ne gibi bir tatmin duygusu yaşatıyor bu fabrikasyon üretim ve bu basite kaçma refleksi? Sadece ticari başarı ve ne versen alan tüketim toplumu yetiyor demek ki... Oysaki ben Hande Yener’in, ‘90’lardaki Türkçe pop kalitesine yakın işler ortaya çıkarabilecek bir ses rengine sahip olduğunu düşünüyorum ama o sanırım bu basmakalıp üretimden artık şaşmayacak. Açık konuşayım; ‘Kraliçe’ albümünü baştan sona en az 5-6 defa dinledim, vardığım sonuç şu: ‘Hasta’ ve ‘An Meselesi’ adında iki iyi şarkı yapılmış, sırf bunları sunmak için yanına 4-5 şarkı daha sallanmış ve bir albüm oluşturulmuş. Eh, sadece 2 şarkı için bu albümü almaya değmez değil mi? Ah Hande ah…


Yorumları Göster
Yorumları Gizle