Medyadan : Magazinimtrak

Güncelleme Tarihi:

Medyadan : Magazinimtrak
Oluşturulma Tarihi: Ocak 30, 2005 21:33

Besame Mucho olmadı Kiss Me A Lot – Ajda şov sunacakmış – Vallahi ben Tarkan konuşurken fonda çalan müziği fark etmemiştim – Minik Serçe yuvadan uçuyor, diyor haber – Ayıp ettim ama pişman değilim – İran’daki en kariyerli teknik direktör kimmiş – Sadece Aralık ayında 438.000 ehliyet başvurusu yapılmış – Reha Muhtar’ın Cafer’i komadayken bile konuşuyor – Kaynana kataloğu – Pamela Anderson her hafta kiliseye gidermiş – Bir mâniniz yoksa sizi dövecektik – Vatan’da iyi ücret ödüyorlar demek ki – Nedir Mevlâna’nın bu sosyeteden çektiği...

Haberin Devamı

Gazetemin arka sayfasındaki başlık “Bessame Mucho’nun bestecisi öldü” diyordu, spot ise şöyle: “Dünya müzik piyasasına damgasını vuran ‘Besame Mucho’ ve ‘Kiss Me a Lot’ gibi romantik eserlerin bestecisi Consuelo Velazquez, 88 yaşında hayatını kaybetti.”

Besame Mucho İspanyolca “Beni bol bol öp” demektir, tıpkı İngilizce “Kiss me a lot” ... gibi. Yani ikisi aynı ve tek bir bestedir arkadaşlar!

Hürriyet(im), 24 Ocak

(Ziya Mete Demircan’a tşk)


*

TAM ADAMINI BULDUNUZ!

“Süperstar Ajda şovmen olacak” diye müjdeliyordu haber. Ajda Pekkan Kanal D’de yayımlanacak bir şov programıyla ekranlara gelmeye (?) hazırlanıyormuş.

Ne mutlu Türk seyircisine... Ajda Pekkan’ın belâgatı (!), sahnede vücudunun kıvraklığı (!), pleybeksiz irticalen şarkı söylemedeki becerisiyle (!) ... SÜPER bir şov olacaktır!

DB Tercüman, 24 Ocak


*

Haberin Devamı

NERELİSİN SEN MEHMET?

Takvim-Papatya’nın Aşk Günlüğü köşesinde bir ilanı aşk:

“Benim aşkım İstanbul kadar büyük, Ankara kadar alımlı, Antalya kadar çekici, Bodrum kadar sempatik, Diyarbakır kadar kabadayı ve İzmir kadar vezgeçilmezdir...” Mehmet’ten Sevda’ya

Eee, herkes Kanunî değil ki, sevdiği kadına (Hürrem Sultan)

Stanbulum, Karamanım diyarı milketi Rumum
Bedehşanım ü Kıpçağım ü Bağdadım, Horasanım

.. diye seslensin!

Takvim, 24 Ocak


*

HERKES UYANMIŞ, BEN FARK ETMEDİM

Televizyonlarda ben de Tarkan’ı gördüm, ama doğrusu fondaki müziğe dikkat etmedim.

Tsunami mağdurları için (UNİCEF adına) televizyondaki bir kampanyada halka bağış çağrısı yapıyor Tarkan, Allah razı olsun!

Ama... Tarkan ekranda konuşurken, arkada “VERME” adlı şarkısı çalıyormuş!

Posta, 24 Ocak

(Aylin Belleli’ye teşekkürler)


*

YUVAYI DİŞİ SERÇE YAPAR, BÜLENT...

Life+ köşesine, Bülent Cankurt “Serçe beşinci kez yuvadan uçuyor” diye başlık atmış. Sezen Aksu, sevgilisi Önred Fırat’ın evlenme teklifini kabul etmiş de...

Tamam, anladım, Sezer Aksu’nun ‘Minik Serçe’ lakabını kullanarak bir espri yapmak istemiş de, Sezen’in yuvadan filan uçtuğu yok, zaten kendi evinde ve bekâr yaşıyor. ‘Evlenip, baba evinden ayrılan kızlar’ için kullanılır bu mesel. Sezen için olsa olsun ‘Beşinci kez yuva kuruyor’ denilebilir. (Tabii ‘Beşinci kez yuva yapıyor’ da olur, ama Sezen alınıp kızabilir!)

Sabah’la Günaydın, 25 Ocak


*

Haberin Devamı

BUNA “KAPIYI AÇIK BIRAKMAK” DERLER

“Bir dönem aile yapısına uymayan işler yaptım, Türk halkından özür dilerim” demiş eşi Emel Yıldırım’la birlikte Kıbrıs dönüşü gazetecilere poz veren pleyboy Erdal Ecer, ve ilave etmiş: “Ama yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim...”

O zaman niye özür diliyorsun be adam?

Milliyet, 25 Ocak


*

SERİN DURUŞ’tan endirekt...

ATV ana haberde bir hukukçu, kapkaççılar için çıkarılacak yasadan bahsederken: Yolda yürürken bir bayana bir cisim veya organ sokma, 6 yıldan başlayacak...

Ahmet Mete Işıkara, “Asya felaketinin Türkiye’de yaşanması durumunda neler olur?” sualine cevap veriyor: Fitili ateşlenmiş bir bombanın piminin çekilmesi gibi olur...

Milliyet, 25-27 Ocak


*

BÜYÜK CÜNEYT

Haberin Devamı

Cüneyt Arkın diyor ki “Hollywood’da yüzlerce bilimkurgu filmi çekiliyor. Hiçbiri bizimki gibi samimi ve gerçekçi değil. Oysa ben o filmde (DÜNYAYI KURTARAN ADAM adlı şaheserden bahsediyor) cesaretimle dünyayı kurtarmıştım. Bale estetiğiyle karate yaptım. Eğlenerek film çektik. Filmlerdeki büyücünün tacı Vita yağı tenekesindendi.”

Milliyet, 25 Ocak


*

HALİYLE

İran’ın Pas takımını yöneten antrenör Mustaf Denizli “İran’daki en kariyerli (?) teknik direktör benim” demiş.

Ben de Patua-Kapi Adası’na gitsem ‘en kariyerli gazeteci’ olurum kesin...

HO Tercüman, 25 Ocak


*

ALLAH BİZLERİ KORUSUN

Yasa değişti, bundan böyle ehliyet alacaklar önce ‘stajyer sürücü’ olacak. İnsanlar, yeni yasaya yakalanmamak için, 31 Aralık’tan önce Sürücü Kurslarına koşmuş. Sadece Aralık ayında, ehliyet almak için 438.000 kişi kurslara yazılmış.

Haberin Devamı

Önümüzdeki aylarda, karayollarında KATLİAM yaşanacak demektir, yarım milyon KATİL yakında trafiğe çıkacak...

Star, 25 Ocak


*

TIP TARİHİNE GEÇEN CAFER

Dünyanın en zor işlerinden biridir, en sıkıcı anlardan biri...

Bildiğiniz bir fıkrayı, içine ederek anlatan birinden dinlemek. Nasıl bir tavır takınacağınızı bilemezsiniz, sonunda laf olsun diye gülersiniz, belli oldu – ayıp oldu diye endişe edersiniz...

Reha Muhtar da, Sabah’taki köşesinde, eskimiş internet esprilerinin, haftalardır dillerde gezen fıkraların içine etmekle mükelleftir.

Salı günü, beni bayıldığım, o muhteşem “Raşel, sen bana uğursuzluk getiriyor olmasayın!” fıkrasının ırzına geçiyordu:

Fıkra: Cafer ve karısı

Haberin Devamı

Bugünün fıkrasını aynı Agassi'nin durumunda olan bizim Cafer'den seçtim.. Okuyun bakalım Cafer mi haklı Agassi mi?.
Cafer komadadır.. Yanında ise karısı..
Cafer'in gözleri nemli, karısına bakar ve kısık sesle konuşmaya başlar: " İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin.. İflas ettiğim gün oradaydın.. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm..
Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın.."
Karısı takdir edilmenin mutluluğuyla gülümserken, Cafer devam eder:
"Şimdi komadayım.. Yine başucumdasın.. Sonunda anladım, ama çok geç oldu.. Yahu sen ne uğursuz kadınsın.."
 
... ama ben yine de güldüm, en azından komadaki Cafer’in uzun bir tiradının sonunda karısına “şimdi komadayım...” demesine güldüm.

Sabah, 25 Ocak


*

NE GÜZEL BİR FİKİRMİŞ

İngiltere’de bir sergi açılmış, hedef, büyüklere “çocukların yaşadığı sıkıntıları” anlatmak. Ana babalar, boylarının yetmediği lavaboda, uzanamadıkları musluklardan yüzlerini yıkamaya, tırmanamadıkları tuvaletlere oturup yetişemedikleri tuvalet kağıdını koparmaya... çalışırken, çocukların, büyüklere ait bir dünyada neler çektiğini “tatbiki olarak” görüyormuş.

Ne güzel bir fikir...

Takvim, 27 Ocak


*

SENİN KAYNANAN HANGİSİ ?

Haberi gazeteden olduğu gibi aktarıyorum, bakın bakalım “sizinki” hangi kategoriye giriyor (1) :

Gülşah Özdemir'in yazdığı "Kaynana Kullanma Kılavuzu" adlı kitapta, Semra Hanım ve farklı karakterdeki kaynanalarla ilgili ilginç bilgiler yer alırken, 'Kitabın kaynanaların ulaşamayacağı yerlerde saklanması' öneriliyor. İşte kaynanalar ve özellikleri:

* Asabi kaynanalar: Anlaşılması en zor tiplerdendir. Söylenen her sözün altında, bir art niyet ararlar. Her zaman, sorun çıkarırlar. Kaba kuvvete bile başvurabilirler.

* Şikayetçi kaynanalar: Sürekli her şeyden şikayet eder, insanları canlarından bezdirirler. Gelin ya da damat, hiçbir zaman istediği gibi çıkmamıştır.

* Köylü kaynanalar: Bir yere gidilecekse, onun mutlaka haberi olmalıdır. Gelin, kendi başına bir şey almaya karar veremez. Misafir için, ondan izin alır.

* Şen kaynanalar: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Kimseden iş beklemezler.

* Temizlikçi kaynanalar: Bütün temizlik maddelerinin isimlerini ezbere bilirler. Sürekli temizlik yaparlar. Onlara göre gelinleri ya da damatları çok dağınık ve pistir.

* Gezici kaynanalar: Nerede akşam, orada sabah gezip dururlar. Bazıları, eşlerini kaybettikleri için kendilerini sokağa atarlar.

* Yemekçi kaynanalar: Hayatlarındaki tek şey, yemek yapmak ve yedirmektir. Onlara birkaç kilo et, sebze ve bakliyat aldığınız zaman, uzun zaman sizinle uğraşmazlar. Hayatları, yemek üzerine kuruludur.

Takvim, 27 Ocak

(1) Benim kaynanam hiç birine benzemez, zaten o kimselere benzemez. Benden 3000 km uzakta olduğu için () dünyanın en tatlı kayın-annesidir o!


*

“ÜNLÜLERE” SORMUŞLAR TANRI’YA İNANIR MISIN, DİYE

Pornocu Pamela Anderson “Tanrı’ya inanıyorum, sahip olduğum (!) herşeyin ondan geldiğini biliyorum. Kiliseye gidiyorum, çocuklarım da pazar okuluna gidiyor. Kilise benim hayatımın bir parçası” demiş. (Bknz. Fotoğraf)

Kiliseye gidince herhalde Kutsal Bâkire’ye değil, Maria Magdalena’ya dua ediyordur! 

Takvim, 28 Ocak


*

BİR MANİNİZ YOKSA, SİZİ DÖVECEKTİK !

(Özür dilerim, başlık – manşet derken elimden kaçtı!)

Muğlalı bir öğretmen 1850 maniyi bir kitapta toplamış, önsözünü da valiye yazdırmış.

Ama bir mani var ki içlerinde, Ortancalılar (Muğla’nın ilçesi) isyan etmiş:

Arabam iki teker
Tepeye kum çeker
Ortanca’nın kızları
Tek lokuma diz çöker

Doğrusu, ben ki bu işlerde toleranslıyımdır, biraz garip bir mani

Hürriyet-Kelebek, 28 Ocak


*

NE KAA REYTİNG O KAA PARA

Kelebek’in televizyon eleştirmeni Cengiz Semercioğlu ilginç bir haber yapmış.

Kanallar “9 reyting” alan dizileri başarılyı sayıyor, yayında tutuyormuş. Fazlasına ekstra ödeme yapıyormuş. Her + 1 puana 10 milyar.

Mesela bölüm başına 120 milyar ödenen bir dizi 10 reyting yaparsa, 130 milyar, 11 reyting yaparsa 140 milyar ödeniyormuş.

Semercioğlu’nun yorumu da önemli: Dizi yapımcıların bir, iki puan fazla seyrettirmek için diziden ödün veriyor, bu da ömrünü kısaltıyor, bozuyor.

(Cengiz’den bir ricam var, n’olur bari sen ‘RATİNG’ yazma! Artık bu kelimeyi benimsedik, dilimize girdi, bari REYTİNG diyelim, ne olur, rating yazıp reyting okumayalım...)

Hürriyet-Kelebek, 28 Ocak


*

OLDUKÇA

Gazinocu (gazete, büyük harflerle Gazinocular Kralı diye yazıyor, sanki adamın resmî unvanıymış gibi) Fahrettin Aslan, oğluna bir BMW hediye etmiş. Değeri 150.000 Avro imiş, yani (gazete lütfedip hesaplamamış, bari ben yapayım) 260 milyar eski lira!

Vatan diyor ki “Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan, küçük oğlu Mehmet Aslan’a OLDUKÇA pahalı bir hediye aldı.”

OLDUKÇA PAHALI = 262.000.000.000 TL

Vatan’da maaşlar iyi galiba!

Vatan, 28 Ocak


*

NEDİR MEVLANA’NIN BUNLARDAN ÇEKTİĞİ

Yeşim Salkım kendini bir melaike gibi hissettiğini söylerken “Bütün nefretleri unuttum. Mevlâna okuyor ve iyi insan olma yolunda ilerliyorum...” demiş.

Nedir bu Mevlâna’nın (ve yurtdışında da Buddha’nın) sosyetiklerimizden çektiği eziyet...

Sabah’la Günaydın, 29 Ocak

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!