GeriKelebek Mahsun’la güçlü bir bağımız var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mahsun’la güçlü bir bağımız var

Mahsun’la güçlü bir bağımız var
refid:11195639 ilişkili resim dosyası

“Güneşi Gördüm” filminin başrol oyuncusu Demet Evgar, Mahsun Kırmızıgül’le arasında güçlü bir bağ oluştuğunu söyledi:

DEMET EVGAR FOTOĞRAFLARI

“Bu filme başlamadan önce fikrine güvendiğim arkadaşlarım Mahsun’un çok güzel hikaye yazdığını ve anlattığını söylemişti. Çok merak ettim ve görüşmeye gittim, iyi ki gitmişim. Mesleki anlamda Mahsun ile aramda güçlü bir bağ buldum.”

Mahsun’la aramızda güçlü bir bağ var

Onu ekrandan, tiyatro oyunlarından ve  beyaz perdeden tanıyoruz. Demet Evgar,  dün vizyona giren Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filminde de başrolde. Filmde altı çocuklu doğulu bir kadını canlandıran Evgar, galada giydiği Cengiz Abazoğlu imzalı seksi kıyafetiyle de dikkat çekti. Mahsun Kırmızıgül’le çalışmaktan memnun olduğunu söyleyen Evgar, “Aramızda güçlü bir bağ oluştu” dedi.

“Güneşi Gördüm”de canlandırdığınız Havar karakteri nasıl bir yerde?
- Altı çocuklu, dünyası küçük ama kalbi büyük bir kadın. Güçlü, dirayetli, fedakar. Aslında birçok duygusu kadın olarak bastırıldığı için de acısını da sevincini de kendi içinde yaşamaya mahkum. Yaşadığı coğrafya ve şartlar gereği elbette...

Şive konusunda Mahsun Kırmızıgül ile birlikte role hazırlanmışsınız...
- Sette diyalekt hocamız da vardı. Sürekli Mahsun sette olduğu için de onunla çalıştık. Roller haricinde bazen espri mahiyetinde bazen de Mahsun’un taklidini yaptığımızda şiveyle konuştuğumuz oluyordu. Onun dışında normal şivemizi de kaybetmedik.   

Orada 6 çocuk sahibiydiniz. Nasıl bir işmiş anne olmak?
- Her kadın doğası gereği o anaçlığı, naifliği ve koruma duygusunu zaten yaşıyor. Müthiş bir saflık hissi var. Karşılıksız, ölümü pahasına çocuğunun hayatı için mücadele eden hatta yaşamak zor olsa da çocuğu için sonsuza kadar yaşamayı göze aldıran, imkansızı başartan bir duygu. 

Doğum sahneniz var filmde ve oldukça etkilenmişsiniz bu sahneden...
- Zaten saflığı en çok o sahnelerde hissettim herhalde. Orada yaşayan iki günlük bir bebek getirdiler. Çok acayipti, hem garip hem de kendini çok iyi hissettiren bir şey. Etkilenmemek mümkün değil. Zaten her rol hayatınıza artı bir şey katmazsa yapmanın bir anlamı kalmaz.

JANDARMALAR KORUDU

Dağ çekimlerinde jandarma ekipleri de size katılmış...
- Çekimler oldukça zorluydu. Kars’ta kar yağdığında yaptığımız çekimlerde çok zorlandık. Dağa çıkmanın imkanı yok, zaten orası daha önce boşaltılmış, iki hane kalmış. Hatta Karslılar bile Sarıkamış dağının o noktasını bilmiyorlar. Yukarıdakiler aşağıya inmiyor, aşağıdaki halk da yukarı çıkmıyor normalde. Yol yok, karda bir şekilde çıkmak zorundayız. Mahsun sürekli “Oradaki resmi hiçbir yerde yakalayamayız” diyor. Biz oraya zar zor, söylenerek çıktık. Ama doğru söylüyormuş, o resim yakalanmazmış başka yerde. -30 derece hava, bir de bembeyaz askerler dağa çıkıyor, ben de setten birileri zannediyorum. Meğersem komandolarmış, bizi korumaya gelmişler dağın başındayız diye. 

O soğukta hastalanmadan gelmişsiniz ama...
- O kadar soğuktu ki çekimlerden sonra parmaklarımı hissetmiyordum. Şerif Sezer de yeni ayakkabı almış, “Benim ayaklarım çok sıcak” diyordu, o bile sonradan üşümeye başladı. Çekimler sırasında bize yardımcı olarak askeri canlandıran bir asker hareketsiz durmaktan soğukta bayıldı. Norveç’teki Şerif ablaların insan pazarı sahnelerinde kamyonda resmen boğuluyormuş, filmdeki senaryoyu bire bir yaşamışlar. 

Gala’da Cengiz Abazoğlu’nun Paris defilesindeki elbiselerden bir tanesini giymişsiniz...
- Sağolsun benim için birkaç elbise seçmiş o defilede sergilediklerinden. Ama onun bana en çok yakıştırdığı ilk elbiseyi giydim ve o kadar güzel oldu ki, “budur” dedim... 

Bu yoğunluk içinde “Cimri” ve “39 Basamak” oyunlarında rol alıyor ve “1 Kadın 1 Erkek” programıyla ekrana çıkıyorsunuz. Nasıl yetişiyorsunuz?
- Yaptığın işten memnun olunca bir şekilde zamanlaman tutuyor. Çevreme de çok vakit ayırıyorum. Çok şükür bir 10 yıldır hasta bile olmuyorum. “Cimri” yarın seyirci karşısına çıkıyor. “39 Basamak” devam ediyor. Tiyatroyu hafta sonu yapıyorum. “1 Kadın 1 erkek” için de bu sezonun sonuna kadar çekimleri tamamladık.

Filmden önce de önyargım yoktu

Filmden önce önyargılarınız var mıydı?
- Kimse hakkında ön yargım yoktur. Kimse de bana aşılayamaz. Tanımadığım insanlara karşı bir yargıya varmam. Bu filme başlamadan önce fikrine güvendiğim arkadaşlarım Mahsun’un (Kırmızıgül) çok güzel hikaye yazdığını ve anlattığını söylemişti. Çok merak ettim ve görüşmeye gittim, iyi ki gitmişim. Gitmeseydim böyle bir sette de bulunmamış olacaktım. 

Mahsun Kırmızıgül hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Hikaye hakkında kafa yoruyor. Çekerken de hikayeye hakimiyetini ve ne istediğini görüyorsun. Her seferinde daha iyi bir film çekeceğine inanıyorum. Her defasında kendini geliştirmeye çalışıyor. Orada da mesleki anlamda Mahsun ile aramda güçlü bir bağ buldum açıkçası. Ben de daha önceki işlerime baktığımda “Böyle olmaması gerekirdi” diyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle