GeriMagazin Sınırlarımı zorlamam gerekiyordu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sınırlarımı zorlamam gerekiyordu

Sınırlarımı zorlamam gerekiyordu

Ailesinden ve mesleğinden dolayı modanın içinde büyüyen, Dahlia Bianca ve Mynita markalarının yaratıcısı Bianca Somer gardırobunu ELLE dergisine açtı... 175 bine yaklaşan takipçisiyle bir sosyal medya fenomeni de olan Somer, bu buluşmada hem favori parçalarıyla poz verdi hem stil sırlarını anlattı.

◊ Modaya olan ilginiz ne zaman, nasıl başladı?
- Her kız çocuğu gibi anneme özenerek başladı galiba... Her fırsatta dolabını karıştırıp, kıyafetlerini giyip stiletto’larıyla yürümeye çalışırdım. Bütün takılarını takıp takıştırıp annem gibi görünmeye uğraşırdım! Ailemin kadınları her zaman çok titiz, özenli ve güzeldi. Haliyle onlara özenerek büyüdüm diyebilirim. Anneannemden zamanında Beyoğlu’na çıkarken nasıl özenerek giyindiklerini dinlerdim; eldivenlerini, şapkalarını... Babaannemden kıyafetlerini zamanında kimlerin diktiğini, kumaşların nerelerden getirtildiğini! Atatürk’ün davetinde giydiği tuvaletin büyüdüğümde benim olacağını hayal ederdim. Ailemin kadınlarından, üzerinizdekilerin sadece kıyafet olmadığını, bir duruş, karşındakine gösterdiğin saygı, özen olduğunu öğrendim. Ayrıca iş olarak da tekstilin içinde olan bir aileyiz, modanın bana bulaşmaması mümkün değildi.
◊ Stilinizi nasıl tanımlarsınız?
- Eğlenceli, renkli ve cesur.
◊ Giyiminize neler yön veriyor?
- Çok seyahat ediyorum ve dolayısıyla ilhamım ve zevklerim sürekli değişiyor. Yenilikleri stilime entegre etmeyi seviyorum. Yeni tasarımcılar da radarımda.
◊ Kendi gardırobunuzu oluştururken tarzını beğendiğiniz, ilham aldığınız ünlüler var mı?
- Tabii ki var! Kate Moss, Olivia Palermo, Gigi Hadid, Victoria Beckham... Biraz eskilerden ilham almak istediğimde de Jackie O, Brigitte Bardot, Anita Pallenberg, Jane Birkin, Cher...
Hepsi farklı tarzlarda kadınlar ama sanırım ben de farklı ruh hallerime göre farklı tarzlar denemeyi seviyorum.
◊ En çok neye yatırım yaparsınız?
- Aksesuvar ve ayakkabı en çok yatırım yaptığım parçalar. Küpe ve güneş gözlüğü konusunda da sınırları zorlarım.

Sınırlarımı zorlamam gerekiyordu

ESKİDEN SADECE
SİYAH GİYİNİRDİM
◊ Aksesuvar tercihleriniz neler peki?
- Büyük küpeler ve kolyeler her zaman ilgimi çekiyor. Yaz-kış şapkalara özel bir düşkünlüğüm var. Ayakkabı konusunda iflah olmaz biriyim.
◊ Giyerken en fazla özen gösterdiğiniz şey kıyafetler mi? Aksesuvar mı? Ayakkabı mı? Bunların uyumuna dikkat eder misiniz?
- Kullandığım her parça birbirini tamamlıyor ve sonuçta beni anlatıyor. Kendi içinde uyumlu olmalarına özen gösteririm ve içlerinden birini ön plana çıkarırım.
◊ Moda ve stil konusunda yaptığınız en büyük çılgınlık neydi?
- Eskiden sadece siyah giyinirdim. Desenli ve renkli kıyafetler giymeye başlamak benim için fazlasıyla radikal bir hareketti! Şimdiyse desenleriyle ön plana çıkan, rengarenk bir markam var: Dahlia Bianca... Demek ki doğru bir risk almışım ve sınırlarımı zorlamam gerekiyormuş.
◊ Bir stil tüyosu verir misiniz?
- Sırf moda olduğu için, vücut yapınıza uymayan kıyafetleri giymeyin lütfen.

BABAANNEMiN ATATÜRK’LE
DANS EDERKEN GiYDiĞi TUVALET
ŞiMDi BENDE

◊ Gardırobunuzdaki en önemli parça?
- Babaannemden miras kalan tuvaletim... Atatürk’le dans ederken üzerinde o elbise varmış. Daha kıymetli bir şey olabilir mi?
◊ Bugüne kadar aldığınız en iyi ve en kötü moda tavsiyesi?
- “Kıyafet seni taşımasın, sen kıyafeti taşı” sözünü çok doğru buluyorum; sonuçta jean pantolon ve düz beyaz bir tişörtle de havalı olabilirsiniz. Önemli olan üzerinizdeki kıyafeti nasıl taşıdığınız ve giyebileceğiniz en güzel şey de yüzünüzdeki sıcacık bir gülümsemedir.

Sınırlarımı zorlamam gerekiyordu

Sinefil'e slogan bul, biletleri kazan!

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle