GeriMagazin Sıkı başarısızlıklar yaşadım vazgeçmedim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sıkı başarısızlıklar yaşadım vazgeçmedim

Sıkı başarısızlıklar yaşadım vazgeçmedim

“Hep Yek” serisinin üçüncü filmi “Hep Yek 3: Titrettin Beni” 15 Şubat’ta vizyona girdi. Filmin başrol oyuncularından Gökhan Yıkılkan ile yeni projelerini, gişe ve festival filmlerine bakış açısını, müzikal yeteneklerini, kadın komedyenleri ve aşkı konuştuk.

 ◊Hep Yek 3: Titrettin Beni” vizyona girdi. Kahramanlarımız Gürkan ve Altan’ı nasıl bir macera bekliyor bu defa?

- Bu iki fırlama çocuk her zamanki gibi hayatta tutunmaya çalışan, bir şekilde parayı bulup voleyi vurmayı amaçlayan ve bunun uğruna da elinden gelen her şeyi yapan değişik karakterler. Bu sefer de para için mafyanın oğlunu hapisten kaçırmaya çalışıyorlar ve başlarına gelmeyen kalmıyor. Heyecanlı bir film çıktı ortaya. 

Filmin ismi “Hep Yek 3: Titrettin Beni”... Sizi neler titretir?

- Ailem titretir, onlara değer veririm. Onlarla ilgili bir şey olursa beni derinden üzer. Mesleğim de öyle. Onun dışında olan her şeye razıyım. Fragmanda ise heyecandan titriyorum. Aslında bu senaryoda yazmayan bir şey, orada oynarken doğaçlama bir şekilde gaza gelip söylediğim bir cümle. İlkinde tutunca ikinci filmde yeniden yazdılar. “Titrettin beni” böylece yeni bir fenomen haline geldi. İnternette en çok tekrarı taklit edilerek çekilen sahne oldu, 100’e yakın şarkısı bestelendi. O şarkılardan bazıları 20 milyon tıklandı.

KENDİMİ DURDUK YERE ATEŞE ATMAM

Slogan cümlelere imza atmış biri olarak, kendiniz senaryo yazmayı düşünmez misiniz?

- Kendim yazdım, yakın zamanda projelendirmeyi düşünüyorum zaten. Komedi olacak. Tamamen benim kalemimden, konusu ve espri anlayışı da benim mizah dilimden.

Gürkan ile Altan, yaptıkları bir hata yüzünden mafyanın öldürülecekler listesine giriyor. Sizin kendinizi en tehlikede hissettiğiniz anlar nelerdir?

- Kendimi durduk yere ateşe atan bir tip değilim, daha mantıklı ve makul bir adam olmayı tercih ediyorum. Bu bir rol kişisi ve ben onu ne kadar gerçek kılabilirsem o kadar başarılıyım. Gerçek hayatta biraz kendimi trafikte tehlikeli bulabiliyorum. Çok çabuk parlıyorum, sinyal vermeyenlere, bütün yolun kendine ait olduğunu düşünenlere dayanamıyorum.

KADIN KOMEDYENLER RÜŞTLERİNİ İSPATLADI

Komedi oyuncusu olarak Türkiye’de hangi kadın komedyenleri beğeniyorsunuz?

- Çok yetenekli kadınlar, çok güldüğüm isimler var. Yasemin Yalçın, Demet Evgar, Gülse Birsel’in kalemini beğenirim, Gupse Özay ve Ezgi Mola’yı da. Kadın komedyenleri destekliyorum, bu konuda rüştlerini ispatladılar ve baskın hale geldiler.

Türk sinemasında kadın ile erkek komedisi arasında nasıl bir fark var?

- Erkekler biraz daha fevri olabiliyor, açık seçik olmaktan çekinmiyor ama kadınlar biraz daha inceci galiba. Bizim mevzuya yaklaşımımız erkeğin kabalığından ileri gitmiyor bazen...

Daha önce uçak mühendisi olmak istiyormuşsunuz. Hiç düşündünüz mü uçak mühendisi olsam nasıl bir geleceğim olurdu diye?

- Çocukluğumdan beri insanlar uçak mühendisi olacağımı söyleyince “vayyy” diyordu, ben de bir şey sanıyordum. Sonra tiyatroya girince hızlıca vazgeçtim. Bizimkilere durumu açıklayınca çok üzüldüler ama şimdi sevindiklerini umuyorum. Çok mühendis arkadaşım var oyuncu olan, mühendis olsaydım bile ardından oyunculuk yapardım. Oyunculuk vazgeçmeyenlerin işi, tutunuyorsun ve bırakmıyorsun. Uzun aralar ve sıkı başarısızlıklarım da oldu. 4 yıl konservatuvar kazanamadım, sonra aynı yıl 3 tanesini kazanıp burslu okudum. Vazgeçmedikten sonra devam ediyorsun.

Küsüp gitmeyi düşündünüz mü hiç?

- Evet ama sadece düşündüm sonra kabahati kendi tembelliğimde buldum. Yattığım için kendime çok kızdım ama tekrar çalıştığımda meslek bütün güzelliğini bana gösterdi.

Sıkı başarısızlıklar yaşadım vazgeçmedim

 BABANIN PARASINI BOŞUNA HARCAMA, BURAYA GELME!

Birçok müzik aleti çalabiliyormuşsunuz. Müzikle ilgili bir proje düşünmez misiniz?

- Biraz inat üzerine oldu. Babam beni bağlama kursuna göndermişti, birinci ayında hoca “Babanın parasını boşuna harcama, sen buraya gelme” dedi.

Bir hafta sonra bağlama çalmayı öğrendim. 3-5 yıl sonra gitara başladım, okula girince piyano, saksafon derken yürüdü. Meslekte işime yarar diye geliştirdim. Her oyunda illa bir şarkı söyler, uzun hava okur ya da enstrüman çalarım. Bu bir donanımdır.

Hem komedi hem dram yönü olan bir oyuncusunuz. Hayranlarınız bunu nasıl değerlendiriyor?

- Mesela “Behzat Ç”ye 2-3 bölüm için girmiştik. Serdar Orçin’le partnerdik. Dizi finale yaklaşıyordu. Ama bu iki karakter fenomen oldu, fanları oluştu.

Katillerden nefret ederken bu iki karakteri sevdiler.

SEVEREK ALDIM EŞİMİ

  Sosyal medyada eşinize aşk dolu paylaşımlarınızı görüyoruz. Sanat dünyasında evliliği sürdürmenin zor olduğunu söylerler...

- Severek aldım eşimi, severek de devam ediyorum. Yalan söylememeyi ve sevgimi kalbimde sürdürmeyi öğrendim. Aileye çok özen gösteriyorum. Karımla zaman geçirmek güzel, çocuğumuz oldu, onunla da öyle. Başka bir şey aramaya ihtiyacım yok.

Babalık size neler kattı?

- Eşim “Bazen ben iki çocuğa bakıyorum” diyor, bazen çocuktan daha saçma hareketler yaptığım oluyor. Karıma ve çocuğuma bakıp da eve gitmeye heveslendiğim zamanlar oluyor.

Sıkı başarısızlıklar yaşadım vazgeçmedim

 

İyilik peşinde 3 saat

İyilik peşinde 3 saatAvrupa’nın en güzel şehirlerinden Barselona’da maratona katıldım. Kentin sokaklarını 3 saatte koşarak dolaştım. Üstelik bunu bir Afrikalı sağlık konusunda ihtiyaç sahipleri için yaptım. Tıpkı diğer 19 bin kişi gibi... Üstelik bu büyük yarışı Türkler organize etti. Koşmasanız da siz de bir Afrikalının hayatını değiştirme şansına hâlâ sahipsiniz.
Yorumları Göster
Yorumları Gizle