GeriMagazin Seyirci bizi sahiplendi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Seyirci bizi sahiplendi

Seyirci bizi sahiplendi

“Çok Güzel Hareketler Bunlar”la yıldızı parlayan, daha çok sinema filmlerinde rol alan Metin Keçeci, Kanal D’nin yeni projesi “Ver Elini Aşk”la setlere döndü. Keçeci, “Ekranda olmadığım süreçte kendimi nasıl daha fazla geliştirebilirim diye kafa yordum, çalışmalar yaptım” diyor.

Ver Elini Aşk” ile başlayalım... Yeni dizinizle ilgili neler söylemek istersiniz?

- “Ver Elini Aşk”, ailenin tüm fertlerinin oturup bir arada izleyebileceği çok değerli ve çok önemli bir dizi. Oynadığım Selo karakterinin gizli dünyasına bakacak olursak... Birçok konuda donanımlı... Kendisine verilen her işin üstesinden gelebilecek, bir çözüm yolu bulabilecek donanımda eğlenceli bir adam.

Dizi ilk bölümü ile büyük beğeni kazandı... Size gelen tepkiler nasıl?

- Şu ana kadar aldığım tepkiler çok eğlenceli ve benim için çok değerli. Zaten bence seyirci kendinden bir parça görmediği bir işi önemsemez. İzlese bile sadece “Dur bir bakayım burada ne oluyor” diye genel gözlem yapar. Seyirci kendisine hitap eden durumu sahiplenir. Bizim işimizde de böyle bir durum var. Seyirci işi sevdi ve sahiplendi.

GEÇİRDİĞİM AĞIR HASTALIK SONRASI TİYATROYA BAŞLADIM

Çok erken yaşta sahneye adım atmışsınız. Sizi tiyatroya yönlendiren neydi?

- İlkokul 5’inci sınıftayken çok tehlikeli bir hastalık geçirdim. Doktorlar 15 yıl boyunca gözlem yapılması ve dikkat edilmesi gerektiğini söylediler. Bu olaydan sonra yapmak istediklerim konusunda da ailem bana anlayış gösterdi. Okuldaki piyes çalışmalarının bana iyi geldiğini fark ettiler. Böylece ilkokulda tiyatroya adım atmış oldum. Kendimi her sahneye atışımda biraz daha iyileştiğimi gözlemleyerek bugünlere geldim.

18 yaşında tiyatro grubu kurmaya nasıl karar verdiniz peki? O yaş için zorlu bir süreç değil miydi?

- 18’ime geldiğimde, yaşamın çok özel ve önemli hikayeler zincirinden oluşan bir serüven olduğunu keşfetmiştim. Büyüklerimin anlattığı destanları, fıkraları, hikayeleri dinledikçe, dünyanın önemli kahramanlar listesinin çok kalabalık olduğunu fark ettim.

Herkes en iyi bildiği, kendini en mutlu hissettiği işi yapmalı düşüncesiyle tiyatro grubumu kurdum. 34 kişilik bir ekiple pek çok oyun sahneleyip zaman içinde güzel yol aldık.

Seyirci bizi sahiplendi

Metin Keçeci

KENDİMLE İLGİLİ KEŞİFLERİM DEVAM EDİYOR

Uzun süredir ekranda yoktunuz, neler yaptınız bu süreçte?

- Kendimi nasıl daha fazla geliştire-bilirim diye kafa yordum. Bunun için çok çalıştık. Çalıştık diyorum çünkü oyunculukta kendini geliştirmek için oyuncu arkadaşlara ihtiyacın oluyor. Benim de oyuncu koçu olan iki ev arkadaşım var. Hem senaristler hem de oyuncu... Onlarla çeşitli çalışmalar yaptık, birçok film izledik, üzerine uzun uzun konuşup tartıştık. Bunun dışında da birçok ustadan ders aldık.

Diziden ziyade daha çok sinema filmlerinde yer alıyorsunuz. Bu bir seçim mi?

- Sinema benim için çok özel bir yerde duruyor. “Çok Güzel Hareketler Bunlar”dan sonra birçok sinema filmi çektim. Hepsi komedi de değildi. Dram hikayelerinin içinde çok sert ve kötü karakterler de canlandırdım.

Bu yaşa gelinceye kadar kendinizle ve hayatla ilgili en önemli keşifleriniz neler oldu?

- Kendimle ilgili keşiflerim devam ediyor. Hayatla ilgili çalışmalarım da... Durmak yok, yol güzel, yolculuk özel. Farkındalıklarımız arttıkça neler yapmamız gerektiğini de öğreniyoruz.

Severek yaptığımız her işte kendimizi geliştirerek var olmalıyız, başka seçeneğimiz yok.

HERKES KENDİ İŞİNİ YAPSIN

Oyunculuk anlamında kendinizi sınamak istediğiniz bir tarz ya da rol var mı? Kendinize koyduğunuz en zor hedef nedir?

- Oyunculuk anlamında kendimi sınamak istediğim çok özel bir stüdyo show projesi hazırlıyorum. Bu proje şu ana kadar sinema ve televizyonda yapılmadı. Projenin içeriği; dünden bugüne yaşamın her yönünü çok keyifli, eğlenceli bir şekilde her kitleye ulaştırmak. Sunumunu da kendim yapacağım bu proje, 12 farklı karaktere sahip Metin Keçeci’nin yani benim kendimi sınama projemdir.

Kamera arkasına da merakınız var mı?

- Evet var. Her zaman teknik ekibin nasıl özveriyle çalıştığını gözlemler ve çok önemserim. Teknik aletleri kullanma konusunda iyiyimdir, o yüzden sanat yönetmenliği tarafım da vardır. Yine de herkes kendi işini yapmalı diyorum.

Seyirci bizi sahiplendi

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle