GeriMagazin Cansu Dere mi Beren Saat mi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cansu Dere mi Beren Saat mi

Cansu Dere mi Beren Saat mi

GQ ödül törenine kıyafetleriyle Beren Saat ve Cansu Dere damga vurdu. Sizce hangisi daha güzel? Stil notlarınızı alalım...Magazin Konseyi haftanın magazin olaylarını masaya yatırdı...

Melike Karakartal: Altın Küre töreninde Hailee Steinfeld’in giydiği eflatun rengi özel tasarım Vera Wang elbisenin neredeyse aynısı Beren Saat’in Özgür Masur tasarımı elbisesi. Tesadüf olduğunu düşünmekte zorlanıyor insan. Beren Saat de, Cansu Dere de kendine has stilleri olan güzel kadınlar. Fakat Beren Saat’in stilini biraz kafa karıştırıcı buluyorum. Bu elbise de öyle. Bu defa oyumu Cansu Dere’den yana kullanacağım...

Cansu Dere mi Beren Saat mi


Ömür Gedik: Cansu Dere’ninki daha orijinal olması nedeniyle tabii ki 1-0 önde başlıyor işe. Beren Saat’in elbisesinin benzerini daha bir ay önce Altın Küre’de görmüş olmamız tabii ki o fotoğrafı olumsuz etkiledi. Beren çok güzel görünüyor ama elbisesinden soğuduk.
Cengiz Semercioğlu:
Evet, tarz olarak Hailee Steinfeld’in giydiği kıyafete benziyor ama Beren’inki çok daha güzeldi. Beren gecenin en güzel kadınıydı, tören haberlerinde en çok onun fotoğrafının kullanılması da bunu gösteriyor zaten. Cansu’nun kıyafeti de güzeldi ama saç ve makyajı iyi değildi...
Onur Baştürk: Cansu Dere’yi daha çok beğendim. Daha cool ve taşımış kıyafeti. Beren Saat’inki ise seksi pamuk prenses kıyafeti. Pek sevemedim.

 

Beren’in değil modacının hatası...Melis ALPHAN yazdı

Türkiye eskiden hep tekstilde taklitçilikle anılırdı.

Cansu Dere mi Beren Saat mi


Fuarlara gidilir, kopya çekilerek tasarım yapılırdı.
2000’lerden itibaren Türkiye’de tasarım gelişmeye başladıkça özgün olma çabası taklitçiliğin yerini almaya başladı.
Zaten artık internete erişimle beraber, bir ürünün taklit olup olmadığı kolayca ortaya çıktığı için, taklitçilik giderek riskli bir hâl almaya başlamıştı.
Özgür Masur çok beğenilen, isim yapmış bir tasarımcı.
Evet, tasarımlar zaman zaman birbirine benzer. Tasarımcılar birbirinden etkilenebilir.
Ama bu esinlenmeden öteye geçip çok bariz bir ‘alıntı’ olunca, tasarımcının da adını lekeler.
Yani bir kumaştan, bir dökümden vs esinlenebilirsiniz ama gidip Vera Wang imzalı, ödül törenlerine giyilmiş, yüzlerce fotoğrafı çekilip paylaşılmış bir elbisenin son derece belirgin göğüs detayını alıp memleketin yıldızlarından birine giydirirseniz olmaz.
Bu Beren Saat’in değil, tasarımcının hatası.
Beren Saat kimin ne giydiğini takip etmek zorunda değil.
Eminim vaktini daha faydalı meselelere harcıyordur.
Ama güvenip kendini teslim ettiği tasarımcı ona gol atmamak zorunda.
Bu kadar basit ve net.
Tasarım dediğiniz şey özgün olmalı. Yoksa ne farkınız kalır terziden?

Asena, Napolyon gibi “Para, para, para” diyor

Asena Atalay şimdi de Caner Erkin’in evlilikleri boyunca kazandıklarının yarısını istedi. Buna Erkin’in 14 Şubat’ta Şükran Ovalı’ya yaptığı romantik sürprizi kıskanması neden gösterildi. Konsey’in bu hamleyle ilgili yorumları neler?

Cansu Dere mi Beren Saat mi

Ömür Gedik: Asena Atalay, Napolyon gibi oldu, sürekli “Para, para, para” diyor. Bir an önce kendine bir sevgili bulsun ve sussun istiyorum. Başka türlü biz bu kısırdöngüden kurtulamayacağız. Şimdi mi aklına gelmiş Caner’in paraları, mal varlığı? Valla sıkıldım, bunaldım, daraldım bu muhabbetlerden.
Cengiz Semercioğlu: Asena’yla Caner’in nafaka ve mal paylaşımı davası OJ Simpson davasını geçti neredeyse. Bu ne arkadaş, nedir bu bitmeyen talepler? Caner’in romantik bir adam olduğunu biliyoruz, zamanında Asena’ya da böyle sürprizler yapıyordu, şimdi Şükran’a yapıyor...
Onur Baştürk: Ben de Asena’nın hamlelerinden sıkıldım. Sürekli parayla gündeme gelen biri olmaktan kendisi sıkılmadı mı acaba? Madem öyle neden boşanırken evlilik boyunca kazandıklarının yarısını istemedi? O zaman istenmeyen şey neden şimdi kıymete bindi? Asena, Caner ve Şükran’ın romantik filminde ‘öteki kadın’ olarak yer almakta ısrarlı. Daha da ileriye gidecek gibi. Ben bu hamlelerden bunu anlıyorum.
Melike Karakartal: Asena Atalay-Caner Erkin savaşını haftalardır konuşuyoruz, herhalde bizim olduğu kadar okuyucularımızın da yeterince içi şişmiştir! Bu iş bitecek gibi görünmüyor. Bitecek olsa bile, Asena Atalay’ın her hareketinden, öyle olsa da olmasa da “kıskanıyor” manası illa çıkarılacaktır, dolayısıyla önümüzdeki 3 yıl daha aynı konuyu konuşmayı sürdüreceğiz galiba...

Çelik’in metro
şarkıcılığı

Sertab Erener’in vapurda şarkı söylemesinden sonra Çelik Erişçi de metroda müzisyenlik yaptı. Bu karşı atakla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Cansu Dere mi Beren Saat mi

Onur Baştürk: Karşı atak mı bilinmez ama Sertab’ın vapur konserinden sonra Çelik’in de benzer bir şeyi yapması cool değil. Yaratıcı olsaymış biraz.
Melike Karakartal: Şehir hayatının keyfi, sokakta olmanın neşesi son birkaç yıldır terör olayları sayesinde yerini tatsız bir hisse bıraktı... Böyle sürprizler gördüğümde çok mutlu oluyorum, kaçan tadımız kısa bir süre için olsa bile yeniden yerine geliyor. Sertab’ınkinin proje olup olmaması da konu değildi bence, ne hissettirdi, neticede bu önemli. Çelik de iyi etmiş, başka isimlerle benzer işlerin devamı gelir umarım.
Ömür Gedik: Çelik yeni albümünün kapak çekimi için gittiği metroda şarkı da söyleyip, bunun haberini yaptırmış. Bence gündeme gelmek ve albümün adını duyurmak için gayet akıllıca bir hamle. Yaptığı işin kazandığı 337 liradan çok daha fazla getirisi olduğu kesin.
Cengiz Semercioğlu: Sertab Youtube kanalının reklamı için vapurda, Çelik de albümü için metroda şarkı söyledi. Yani kimsenin bir sosyal sorumluluk projesi için yaptığı yok bunları, kendi projeleri için yapıyorlar. Kayda değer bir şey değil...

Sevgililer Günü’nü
kutlamak havalı

Bir 14 Şubat’ı daha geride bıraktık. Gülşen “14 Şubat özel bir gün değil” derken, pek çok mekanda konserli kutlamalar vardı. Tarkan ise 14 Şubat’ta eşine sarıldığı fotoğrafı paylaştı. Caner Erkin gibi sürprizli kutlamalar yapanlar da oldu. Ünlüler dünyasında Sevgililer Günü’nü kutlamak mı daha havalı, kutlamamak mı?

Cansu Dere mi Beren Saat mi

Ömür Gedik: Çoğunluk kutladığına göre kutlamak daha “in”di bu yıl. 14 Şubat gibi özel günlerin şarkıcıların para kazandığı zamanlar olduğunu düşünürsek en çok da onların bu güne sahip çıkması gerekiyor bence.
Onur Baştürk: Kutlamamak daha havalı gibi duruyor. Ama yine de “kutlamayalım” diyen bile bir şeyler yapıyor. Tarkan’ın paylaştığı fotoğraf güzeldi bu arada. Samimi ve sempatik.
Melike Karakartal: Görünen o ki kutlamak daha havalı, paylaşım yapmayan pek az kişi oldu bu Sevgililer Günü’nde! Güzel bir gün geçirme fırsatını tepmiyor artık kimse. 14 Şubat ve diğer özel günler, iyi vakit geçirmek için bahane aslında. Çok anlam yükleyecek kadar uçlarda düşünmeye gerek yok. Kenan Doğulu konserinde “Hayata 2 saat ara verelim, dertlerimizi unutalım, şarkı söyleyelim, dans edelim” dedi, ne kadar haklı... İhtiyacımız olan tam da bu, yoksa 14 Şubat bahane!
Cengiz Semercioğlu: Kutlamayanı dövüyorlar sanki... Ben bu tür günlerin kutlanmasını bir tek giyim kuşam, gece hayatı gibi sektörlerde ekonomi çarklarını döndürdüğü için seviyorum.Sosyal medya için yapılan şovlar bana göre değil... Pek çok ünlünün yaptığı böyle bir şov...

Esmer Hadise

Hadise’nin saniyede 16 bin lira kazandığı tavuk reklamını yorumlayalım. İyi mi yapmış? Yoksa söylendiği gibi kariyerine bir darbe mi?

Cansu Dere mi Beren Saat mi

Ömür Gedik: Bir vejetaryene tavuk reklamı sorarsanız tabii ki beğenmedim der. Benim gözümdeki Hadise’ye zarar vermiş bir reklamdır bu.
Cengiz Semercioğlu: Gayet iyi yapmış, hiç değilse parayı görünce kılıktan kılığa giren ünlüler gibi değil... Mutfağa girip tavuk pişiriyor, karşılığında da 600 bin lira alıyor. Kimler kimler ne reklamlarda oynadı hepsi unutuldu, Hadise’nin kariyerine zarar verecek bir iş değil bu. Ama ben tavuk firması yerinde olsam Hadise’yi seçmezdim, çünkü Hadise’yle mutfak hiç örtüşen şeyler değil.
Melike Karakartal: İyi bir anlaşma yapmış gibi görünüyor, kariyerine darbe vuracak bir yön göremiyorum burada. Türkiye’de popüler müzik yapan insanların esas para kazandığı yerler konser ve albüm satışları değil, böyle projeler... O da iyi bir fırsatı değerlendirmiş.
Onur Baştürk: Reklam esprisiz, sıradan ve korkunç ama ‘Umutsuz ev kadını’ rolü Hadise’ye yakışmış aslında. Lakin esmer olmak onun tüm havasını söndürmüş, onu söyleyeyim.

Bravo Burak’a

Burak Özçivit, Fahriye Evcen’in Engin Akyürek’le öpüşme sahneleri sorulduğunda “Böyle durumlarda kıskançlık olmaz” dedi. Aynı işi yapmak, aynı sektörde olmak anlayışlı olma konusunda bir avantaj mı?

Cansu Dere mi Beren Saat mi

Ömür Gedik: Aynı işi yapmak tabii ki insanların empati kurma ve anlayış gösterme gücünü artırıyor. Ama aynı işi yapsa da erkeklik (!) taslayanlar yok değil. Burak’ı medeni tavrından dolayı tebrik ediyorum.
Melike Karakartal: Burak Özçivit ve Fahriye Evcen profesyonel oyuncular, ikisinin de aynı mesleği paylaşıyor olmaları birbirlerini anlamalarını da kolaylaştırıyor. Yine de benzer durumlarda “sevdiceği sahiplenme” kılıfıyla maço ve özgüvensiz tavırlar sergileyenlerini de çokça gördük... Burak Özçivit eşine, işine saygılı, özgüvenli bir adam, olgun tavrını takdir ediyorum.
Onur Baştürk: Bravo Burak’a. Olması gereken bu. Abartmamış, profesyonel davranmış. Kendisinin de oyuncu olması bir avantaj tabii.
Cengiz Semercioğlu: Mesela Ömür Gedik’in Ferhat Göçer’e getirdiği yasakları biliyoruz. Şaka şaka, sonuçta sevgilinin ne iş yaptığı ortadaysa, bu işin gereklerini saygıyla karşılamak normal... Burak’ın yaklaşımı da doğru. Kaldı ki Fahriye’nin dizide Engin Akyürek’le abartılı bir yakınlaşması da yok...

Şarkıcıların tavrı kalıcı olacak mı?

Demet Akalın, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın genişlettiğini açıkladığı sigara yasağına “Sigara içilen mekanlarda sahneden ineceğim” diyerek destek verdi. Zeynep Mansur da “Sizinle zehirlenmek zorunda mıyım?” diye devamını getirdi. Sanatçılar sürekli delinen sigara yasağının sözcüleri olabilir mi?

Cansu Dere mi Beren Saat mi

Cengiz Semercioğlu: Sigara yasağını da, sanatçıların buna isyan etmesini de destekliyorum. Çünkü özellikle gece kulüplerinde 2009 öncesine döndük. Yasağı takan yok, her masada sigara içiliyor. Sigara yasağının takipçisi olmak sanatçıların işi değil, denetçiler işlerini yapsalar sanatçıların tepkisine gerek kalmayacak zaten.
Ömür Gedik: Gece mekanlarda sahneye çıkan kaç sanatçı buna destek verecek, dahası Demet Akalın bunun takibini nereye kadar yapacak, gerçekten sigara içen birini gördüğünde sahneden inecek mi bekleyip göreceğiz. Şarkıcıların tavrı kalıcı olur ve bu yasak oturursa herkes için sağlıklı olacağı kesin.
Onur Baştürk: Pek gerçekçi bulmadım bu sözleri. Gece belli bir saatten sonra müşteri rahat etmek ve sigara içmek istiyor. İnanın şarkıcı sahneyi bırakıp gitse sigarasını içmeye devam eder müşteri. Umru olmaz bu protesto.
Melike Karakartal: İkisinin de tavrını alkışlıyorum. Onlar bu işe önayak olmazsa kimsenin yasağı umursayacağı yok. Mekanlar müşteri kaybetme korkusundan kıllarını kımıldatmıyorlar. Yeniden 2000’lerin başlarına döndük. Mekanlarda sahneye çıkan isimlerin destek vermesi şart. Ancak o zaman işler değişecek.

Almeda güzel paylaşımlar yapsın

Los Angeles’ta evlenen Tolgahan Sayışman-Almeda Abazi düğününden aklınızda kalan ne oldu? Almeda’nın gelinliği mi? “Türkiye’deki dostlarım tebrik etmedi, demek dost değillermiş” açıklaması mı? Yoksa düğünün “Pretty Woman”ın çekildiği otelde yapılması mı?

Cansu Dere mi Beren Saat mi


Ömür Gedik: “Pretty Woman” detayı benim hoşuma gitti açıkçası. Ama Almeda’nın sitemini gereksiz buldum. Ne güzel evlenmiş, yüzü gülsün, hayata olumlu baksın. Böyle mutlu günlerinde güzel paylaşımlar yapsın.
Cengiz Semercioğlu: Benim bu düğünden aklımda kalan tek şey bizim ünlülerin bitmeyen Los Angeles hayranlığı oldu. Okula da oraya gidiyorlar, düğüne de, tatile de...
Onur Baştürk: Görüntülerini izledim de, gösterişsiz bir düğün töreni yapmışlar. Otelin terasında üç-beş sandalye, o kadar. Otelin özelliği ya da Los Angeles’ta oldukları o kadar dikkat çekmiyor. Kumsalda, okyanus kenarında evlenselerdi keşke Kenan ve Beren gibi. Pek akılda kalan bir tören değil açıkçası...
Melike Karakartal: Tolgahan Sayışman ve Almeda Abazi birbirlerine çok yakıştırılan ve çok sevilen bir çift, o yüzden sürekli gündemdeler. Evlendikleri Beverly Wilshire, ikonik otellerden biridir, romantik bir mekan seçmişler. Almeda Abazi keşke kendini tebrik etmeyenlere değil, mutlu gününün, yanında olanların, bulunduğu yerin güzelliğine odaklansaymış, böyle günleri insan tatsızlıklarla hatırlamak istemez.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle