GeriMagazin Bana Tuğçe Baba diyorlar!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bana Tuğçe Baba diyorlar!

Bana Tuğçe Baba diyorlar!

O, arabesk müziğin ‘Baba’larından Ferdi Tayfur ile Yeşilçam’ın güzel kadınlarından Necla Nazır’ın kızı. Küçükken annesi gibi oyuncu olmak istiyordu ama sonra babasının izinden gitti. Tuğçe Tayfur, kısa süre önce “Sevmesin Beni” adlı single’ını çıkardı. Tayfur’la hem müzik çalışmalarını hem de ailesiyle ilişkisini konuştuk.

◊ Tuğçe Hanım, anneniz Necla Nazır oyuncuydu ama siz babanız Ferdi Tayfur’un izinden gitmeyi; şarkıcı olmayı tercih ettiniz...
- Evet, babamın yolundan gidiyorum. Menajerim Suat da annemin mesleğini seçmem konusunda ısrarcıydı ama benim için müzik çok daha önemli. Ben bu işin içine çok küçük yaşlarda girdim, henüz küçük bir çocukken piyano eğitimi aldım.
◊ Müzik eğitiminiz var mı?
- Küçük yaşlarda piyano eğitimiyle başladım. Okulda üç sene keman eğitimi aldım. Yaklaşık 4 sene de Günay Acar’dan şan eğitimi aldım ve sonra da profesyonel olarak müzikle uğraşmaya başladım.
◊ Ve kısa süre önce de “Sevmesin Beni” adında bir single çıkardınız...
- Şarkıyı Elif Kaya’yla birlikte yazıp besteledik, aranjesini sevgili Selim Çaldıran yaptı. Herkesin beğendiği bir çalışma oldu.
◊ Babanız da beğendi mi?
- Tabii ki beğendi. Önce onun onayı gerekiyor zaten. Ben şarkılarımı önce aileme dinletiyorum, onlardan onay aldıktan sonra paylaşıyorum.
◊ Ünlü bir çiftin çocuğu olmanın zorlukları var mı?
- Var tabii. İyi ki onların kızıyım ama bu durum maalesef bazen dezavantaja dönüşüyor. Yaptığınız işin her zaman iyi olması gerekiyor mesela, çünkü insanlar kıyaslama yapıyorlar. Halbuki Ferdi Tayfur hiç kimseyle kıyaslanamaz aslında.
◊ Her şeye rağmen böyle bir çiftin çocuğu olmanın avantajları fazladır sanırım...
- Evet, artıları çok fazla. Onlardan manevi olarak çok büyük destek alıyorum. Zaten arkamda durdukları için bu işi yapabiliyorum. Biliyorsunuz bir şeyi babanız izin vermezse yapamazsınız. Bizde öyledir.

Bana Tuğçe Baba diyorlar


OĞLUM DA BABAM GİBİ
YANIK SESLİ
◊ Bu arada eşiniz Taner Şafak’ın da yakın zamanda bir single’ı çıktı...
- Evet, Taner de “Hiç Hatırım Yok mu?” şarkısını çıkardı. Söz-müziği ona ait. Bir de film çekti. Kayınpederine çekmiş! (Gülüyor) “Vallahi Hortladı” diye bir film yaptılar, nisanda vizyona girecek. Taner’in asıl mesleği oyunculuk. Amerika’da oyunculuk eğitimi aldı. Ama sesi o kadar güzel ki, çok güzel de besteleri var. “Kesinlikle bunları insanlara dinletmelisin” dedim. Biz ailece böyleyiz. (Gülüyor)
◊ Bebeğinizin gelecekteki mesleği belli o zaman...
- Oğlumun sesi bir güzel, bir güzel... (Gülüyor) Bir ağlıyor, vallahi babam gibi yanık sesli! Şimdiden söyleyeyim şarkıcı olabilir; Küçük Ferdi!
◊ Babanızla ortak projeleriniz var mı?
- Keşke yapsa ama yapmıyor. Ben sürekli dil döküyorum, en son “Artık telefonlarını açmayacağım” dedi bana. Her aradığımda “Baba şöyle bir şey var yapalım mı?” deyip duruyorum, bıktı çünkü.
◊ Ferdi Tayfur albümlerinde sizin de besteleriniz var değil mi?
- Ben ona daha 13 yaşındayken besteler veriyordum. “Evde Yoktun”, “Bekle Beni”, “Elim Kolum Bağlı”, “Ah Akşamlar” benim bestelerim. Küçükken ona vokal de yapmıştım. “Denedim Vallahi” şarkısında. İlk defa o zaman stüdyoya girmiştim. Aslında daha ufakken oyunculuğa meyilliydim ama ne zaman ki babamın stüdyosuna girip o ortamı gördüm, ondan sonra müziğe kaydım.
18 YAŞINDA ROCK
GRUBU KURDUM
◊ Peki müzik sektörüne adım atarken babanızın sizden özel bir isteği oldu mu?
- Tabii ki. Zaten bu sektöre girebilmek için önce babamı ikna etmem gerekti, uzun süre izin vermedi çünkü. 18 yaşındayken bir rock grubu kurmuştum. “Ben bu işi yapacağım” dedim, “Yapamazsın” dedi. Ona yapabileceğimi göstermek için uzun süre çabaladım. Arkadaşlarımla tanıştırdım onu. Stüdyosunu kullandık. İkna etme süreci çok uzun sürdü ama sonunda başardım. 26 yaşındaydım o zaman. Stüdyoya gelip dinledi, ikna oldu. Yıllar sonra eşimle “Kalp Dayanmaz” adında single hazırladık. O çalışmada “Huzurum Kalmadı” şarkısını da babamla söyledik.
◊ Babanız gibi hayranlarınız var mı?
- Olmaz mı! Onları çok seviyorum. Beni ailelerinin kızı olarak görüyorlar. Baba kral ya, bana da “prenses” diyorlar. Bazen de “Tuğçe Baba” diyorlar! (Gülüyor)
◊ Tuğçe Baba mı!
- Evet... Son çıkardığım şarkıda duygu yüklü sözler vardı. İnternette “Yürü be Tuğçe Baba!” diye mesajlar yazmışlardı altına. Ben prensesten daha çok sevdim sanırım Tuğçe Baba’yı!
◊ Geleceğe yönelik hayalleriniz, hedefleriniz neler?
- Hayalim ünlü bir sanatçı olmak değil. Ben beste yapan bir insanım. Yaptığım şarkıları da başkalarından duymak bana yetiyor. Ünlü bir şarkıcı olmak yerine saygı duyulan bir sanatçı olmayı tercih ederim.

ANNEMLE BABAM BOŞANIRKEN
ÇOK TEPKi GÖSTERMiŞTiM

◊ Annenizle babanızın ayrılma süreci sizi nasıl etkiledi?

Bana Tuğçe Baba diyorlar


- Benim tam ergenlik zamanıma denk gelmişti. O dönemde gençler duygularına hakim olamaz, büyük tepkiler verirler ya, ben de çok tepki göstermiştim. Şimdi geriye dönüp bakıyorum da o kadar abartmaya gerek yoktu diye düşünüyorum. İki insan artık birlikte olmak istemiyorsa, sırf çocuk var diye evliliklerini devam ettirmeleri saçma. Çünkü bu sefer kendilerine zarar vermiş olacaklar. Ben hayatımda hiç annemle babamın birbirleriyle sesli bir şekilde konuştuklarını duymadım. Ne kavgalarına şahit oldum ne de bağırışlarına, çağırışlarına. Belki de bu yüzden devam etmedi evlilikleri. Belki devam etseydi ben bunlara da şahit olacaktım ve psikolojim daha farklı etkilenecekti. Boşanmalarıyla sadece babam evden gitmiş oldu. Benim ne babamla ilişkim bozuldu ne de annemle.
◊ Bir araya geliyorlar mı hiç?
- Yok. Düşmanlık yok arada ama.

ANNELiK MÜKEMMEL BiR DUYGU

◊ 2016’da ilk bebeğinizi kucağınıza aldınız. Nasıl bir duygu annelik?
- Mükemmel bir duygu. İyi ki olmuş Efe. Hayatımda bir şey değişmedi, sadece ailemiz büyüdü. Ben yine işime gücüme bakıyorum.
◊ Çevrenizde “Artık evinde otur, çocuğunu büyüt” diyenler oldu mu?
- Yok asla. Kadınlar hangi işi yapmak istiyorlarsa yapmalılar. Çocuk engel olmamalı.

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle