Küçük sevgili, insanı taptaze hissettiriyor

Güncelleme Tarihi:

Küçük sevgili, insanı taptaze hissettiriyor
Oluşturulma Tarihi: Haziran 04, 2007 00:00

23 yıldır müzik piyasasının içinde olan ve yakında "Işıklı Yol" adlı 10’uncu albümünü çıkaracak olan İzel, Kelebek’le buluştu. Kendisinden 10 yaş küçük müzisyen sevgilisi Sinan Akçıl’dan ilk kez bahseden İzel, "Küçük sevgili, insanı taptaze hissettiriyor" dedi.

n İzel-Çelik-Ercan dönemini özlüyor musunuz?

- Özlemez olur muyum, çok güzel günlerdi. Ama bazen Youtube’da eski kliplerimizi izliyorum da çok komikmişiz. Her şey bir yana benim için iki erkekle birlikte sahneye çıkmam çok avantajlı bir durumdu.

n Hangi açıdan?

- Her zaman sahipliydim. Yanımda kapı gibi Çelik ve Ercan vardı. Öyle kimse densizlik yapamıyordu. Ben ilk Çelik’le sahneye çıktım. Kimse asılmasın diye Çelik’le sahneye sahte yüzük takarak çıkardık. Çelik’in aklına gelmişti bu fikir.

n Çelik’le her gece nişanlanıp, sabah da ayrılıyordunuz yani.

- Aynen öyle. Çelik çok kahrımı çekmiştir. Üstelik kız arkadaşı da vardı. Her gece evimden beni alır, sabah yine eve bırakırdı.

n Bir ara cildiniz tamamen iyileşmişti. Amerika’ya Michael Jackson’ın doktoruna gittiğinizi söylediler. Doğru mu?
/images/100/0x0/55eb6126f018fbb8f8bd53d6


- Michael Jackson’ın doktoruna gittiğim doğru değil. Ama bir ara cildim düzelmişti. Ancak stres ve sıkıntı, yeniden çoğalmasına neden oldu. Aslında ben cildimi yıllar önce düzeltebilirdim ama cesaret edemedim. Çünkü bu tarz cilt rahatsızlıklarının ameliyatları zordur ve çok acı verir. Zor dönemlerimde doktor Gönül Ergenekon bana çok yardımcı oldu. Onun sayesinde yüzüm bayağı iyileşti. Sadece izler kaldı. O izlerin de üstesinden gelebileceğimizi konuşurken ben karar değiştirdim. Yüzümdeki izler giderse sihrin bozulacağını düşündüm. Özel hayatımda da bu anlamda huzurluyum. Erkek arkadaşım Sinan’ın (Akçıl) "Artık cesaretliyim, cilt ameliyatı olabilirim" dediğimde bana, "O zaman benim İzel’im olmazsın" demesi beni çok etkiledi.

n Bravo Sinan Bey’e. Bu çok önemli işte.

- Aynen. Bana bu anlamda çok destek oluyor. Sinan’ın dediği gibi o izler, beni ben yapıyor. Suratı dümdüz, pürüzsüz bir İzel düşünemiyorum. Ayrıca suratımdaki izlerin, bana karizma kattığına inanıyorum.

n Sevgiliniz Sinan Akçıl’la nasıl tanıştınız?

- Bundan üç yıl önce Emel Müftüoğlu bir operasyon geçirmişti. Ben de onun yanında refakatçi kaldım. Gece yarısından sonra "Geçmiş olsun" demek için Sinan hastaneye geldi. Orada tanıştık, bir daha ayrılmadık.

n Dikkat ettim de Sinan Bey’den söz ederken gözlerinizin içi parlıyor.

- Evet. Aşk çok güzel bir şey. Şu an 37 yaşındayım ve 17 yaşındaymışım gibi bir aşk yaşıyorum. Ben de arkadaşlarım gibi evlenip, çoluk çocuğa karışabilirdim. İyi ki olmamış. O zaman şimdiki ilişkimi yaşayamayacaktım. Bu ilişkimde de zorluklar yaşadım ama iyi ki Sinan benim hayatıma girmiş. Bu rüyanın bitmesini hiç istemiyorum.

n Bu ilişkide ne gibi zorluklar yaşadınız?

- Aramızdaki yaş farkı sorun oldu. Sinan, benden 10 yaş küçük. Ben eskiden "10 yaş küçük biriyle nasıl birlikte oluyorlar?" diye başkalarına kızardım. Demek ki büyük konuşmamak gerekiyormuş.

n Önceki erkek arkadaşınız sizden epey büyüktü. Hangi ilişki daha heyecanlı?

- Şu anki (Gülüyor). Evet, bir önceki erkek arkadaşım benden 10 yaş büyüktü. Sinan benden küçük ve bu acayip bir şey. Onda gençliğin getirdiği bir hiperaktiflik var. Enerjisi çok fazla. Eskiden zorlanıyordum ama artık bu enerji bana iyi geliyor. Ona uyum sağlayabiliyorum. Biraz yorucu oluyor ama onunla taptaze oluyorum. Ancak beraberliğimizin ilk yılı zor geçti. Bir aldatma olayı yaşadık ve bir ay hiç konuşmadık. Bu anlamda zorluklarımız oldu.

n Genç sevgilinin aldatması kaçınılmaz mı?

- Aldatmanın gençlikle alakası yok. Bir de benim kaderim bu. Bütün ilişkilerimde aldatıldım. İlginçtir aldatıldıktan sonra hep güzel şarkılar çıktı ortaya. Yaşadığım sıkıntıların yorumuma faydası oldu. Bir de aldatılıyorum ama vazgeçilemiyorum da. Böyle tuhaf bir durum var.

n Neden acaba?

- Ben aldatıldığımı duyduğum ya da hissettiğim an, hemen ayrılırım. "Aman ben aşığım, seviyorum’ diyerek asla devam etmem. Ama daha sonra da benimle yeniden bir araya gelmek için elinden gelen her şeyi yaparlar. Mesela Sinan, o kadar şirin ve o kadar tatlı ki, ona bir daha ’git’ diyemedim.

n Bütün beraberliklerinizde aldatıldığınızı söylüyorsunuz. Bu sizinle ilgili bir sorun mu?

- Hayır, değil. Erkeklerin yüzde 80’i aldatıyor. Ama sahipli erkekleri seven kadınların sayısı da az değil. Ne yazık ki, bizim camiada sahipli erkeğe düşkün kadın çok. Bunun nedenini bilmiyorum. Ama kendi yaşadığım ilişkilerde bu durumu çok net gördüm.

n Evlilik ne zaman?

- Daha evlilik teklifi almadım (Gülüyor). Şaka bir yana şimdilik düşünmüyorum. Ama çocukları çok seviyorum. Keşke genç yaşta bunu yapsaydım. Şimdi biraz zor geliyor. Ama yine de kısmet diyorum. Kısmetse olur.

Bizden Çin malı Madonna çıkar

n Hande Yener, eline gitar alıp beste yapma döneminin bittiğini ve dünyanın elektronik müziğe doğru yöneldiğini söyledi. Buna katılıyor musunuz?

- Hayır. Bu iş bitmez, tıkanmaz. Şarkı güzel olduktan sonra, onu ister elektronik, ister akustik yaparsın. Ayrıca elektronik, yeni bir tarz değil ki. Biz eski şarkılarımızda da bunu kullanıyorduk. Farklı bir şey yapmak için soğuk müzik yapmaya, Madonna olmaya gerek yok. Çünkü bu saatten sonra bizden ancak Çin malı Madonna çıkar.

n Hande Yener, sizin tahtınıza mı oturdu?

- Oturmuştur ama ben otururken kucağıma oturmuştur. Şimdi o da kendine göre bir yol çizdi. Ama şunu söyleyebilirim ki Türkiye’de dans müziğini yapan ilk kişi benim. Gülşen, Hande Yener, Demet Akalın bu tarzı devam ettirdi.

Sema DENKER
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!