GeriKelebek Küçük İskender’li şiir matinesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Küçük İskender’li şiir matinesi

Küçük İskender’li şiir matinesi
refid:3741236-spot ilişkili resim dosyası

"Bir organ nakli gibi sevmiştim seni" diye gürlüyor mikrofondaki ses; "çürük gözlerine bağışlanan ellerim / yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim / darmadağın kadınların darmadağın ettiği erkekler gibi / çok tehlikeli bir sırrı saklar gibi sevmiştim seni!"

Küçük İskender’li şiir matinesi
Beyoğlu’un en eski barlarından biri, Veli Bar’ın, küçük ve mütevazı üst salonu, yaklaşık on yıldır her salı özel müşterilerine açıyor kapılarını. O akşam salonu, sevdiği bir müzisyenden şarkılar ya da türküler dinlemeye gider gibi, şiir dinlemeye gelen insanlar dolduruyor. Sahnedeki mikrofonun arkasında, orkestrasız sanatçılar, şairler oluyor o akşam. Alışılagelmişi zorlayan şiir ve yazılarıyla 1985 yılından itibaren çeşitli edebiyat dergilerinde tanıştığımız, daha sonra pek çok şiir kitabıyla kendi okurunu yaratan Küçük İskender, gecenin başkişisi. Çünkü "program"ı o düzenliyor, sunuyor, anonsları o yapıyor. En çok şiiri de o okuyor haliyle... "Bir organ nakli gibi sevmiştim seni" diye gürlüyor mikrofondaki ses; "çürük gözlerine bağışlanan ellerim / yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim / darmadağın kadınların darmadağın ettiği erkekler gibi / çok tehlikeli bir sırrı saklar gibi sevmiştim seni!"*Şiirin şu anda bilinmeyen bir ruh hastalığının belirtisi olduğuna inanıyor Küçük İskender. İleriki yüzyıllarda iktidarlar hálá "taraflarından" yıkılmamış olursa, hepsini tımarhanelere tıkacaklarından emin. Ama salı akşamları Veli Bar’da daha çok dostça bir hava hakim. Geceye gelenler, "konuk sanatçı" olanlar, káh sahneden, káh oturdukları yerden programa katılıyor, birbirlerinin şiirlerini övüyor ya da tatlı tatlı atışıyor, Türkiye’nin halleri üzerine fikrini söylüyor, kadeh kaldırıp bir şeyleri kutluyor ya da kınıyor.Henüz 30’una varmamış olmasına rağmen 1999 Gençlik Kitabevi öykü, 2000 Orhan Murat Arıburnu şiir, 2002 Haldun Taner öykü ikinciliği, 2005 Behçet Aysan şiir ödüllerinin sahibi olan Onur Caymaz çıkıyor bir süre sonra sahneye... Kah ve Rengi adlı şiir kitabı 2000’de Hera Yayınları’ndan çıkan, öyküleri Adam Öykü, şiirleri Adam Sanat dergisi, Poetikus, Uç, E, Öteki-Siz, Kavram, Karmaşa, Edebiyat, Eleştiri gibi birçok dergide ve internette İmece dergisinde yayınlanan Caymaz’ın Doğan Kitap’tan da Sanki Yarın Nisan, Seni Hatırlatan Yıldızlar, Ezilmiş Leylaklar Kitabı adlı kitapları var. "Aşk gibidir bir kelebeğin sözleri / ipekten ve beyaz suçsuz balkonlarda / yatmadan önce toplanıp paylaşılan yıldızlar / yüzüm siyah beyaz gece fotoğrafları / aşk gibidir çizik bir pikabın takıldığı yer / satırlar yazdıkça kıyıdan uzaklaşan gemi..." diyerek, şiirlerinden birini paylaşıyor şiir dostlarıyla. Ama herkesin kendi şiirini okuması şart değil; isteyen istediği şairden okuyabiliyor. Bazen birbirlerinden...Gonca Özmen daha da genç bir şair, 1982 Burdur doğumlu. 1994’ten beri şiir, masal ve denemeler yazıyor. Şiirleri Düşlem, Varlık, Dize, Şiir Defteri, Kül, Mavi Portakal, Uç gibi dergilerde yayınlanıyor. 1999 Ali Rıza Ertan ve 2000 Orhan Murat Arıburnu Şiir Ödülleri’nin sahibi. İlk kitabının adı Kuytumda. "Beyazımda hırçın bir tarih bu yüzden / (Hem sadece beyazı anımsanır kadınların) / Bu yüzden az pencereli çok yalnızlıklar /Sonbahar üşümeleri ve saklandığım kuytular" diyor.Kiminin, iyi hazırlanamadım, size bir türkü okuyayım, dediği de oluyor, bir gece Haydar Ergülen’in yaptığı gibi... Kimi sahne kenarında duran kitaplardan birinden birkaç dize okuyor. Sonuçta amaç, usta ve genç şairlerin birbirleriyle ürünlerini paylaşması, bunu da meraklı okurların önünde yapması... İlk yıllar her hafta bir konuk çağırıyormuş Küçük İskender. Onunla söyleşisini izliyormuş müdavimler. Şimdilerde daha bir serbest kürsü şeklinde yaşanıyor gece. İki saat kadar, 50-60 şiirin dizeleri çarpıyor loş mekanın duvarlarına. O sırada cep telefonları kapatılıyor, çatal bıçak sesleri kesiliyor, çıt çıkmıyor ve alkışlar... İskender’e göre "kuru kuru şiir okuma değil" bu, çünkü biraz DJ gibi düşünüyor; "iki erkek şair okuduysa araya bir kadın şair sesi alıyor." Etkinlik sırasında içki içilse de pek kavga gürültü çıkmıyor ancak ortama uyum sağlamayanlar kibarca alt kata gönderiliyor. İskender’e göre bu geceler, şiiri genç kesim için gündemde tutuyor. Şairlerse ürünlerini paylaşıyor onlarla, canlı canlı. Yine İskender’e göre, genç kesimin şiire ilgisi giderek artıyor. "Hem okuyor, hem yazıyorlar. Biz 80’lerde genç kuşak olarak çıkmıştık, şimdi yeni bir kuşak geliyor" diyor. Bu kesimin şiirlerini "kuvvetli" buluyor: "Biz daha içe kapalıydık, onlar daha sosyal. Gerçi, depolitizeler, politikayla pek ilgilenmiyorlar ama biz kulağımızın çekilmesinden çok hoşlanmazdık, onlar bizi dinliyor, öğrenmek istediklerini soruyorlar" diye anlatıyor. İşte o yeni kuşak şair adayları da salı geceleri Veli Bar’da.Meraklısı için şu notu da düşelim: Salıları Veli Bar’da şiir müşterisine indirim var.Kim onlar? Bir zamanlar, yani 1980’lerde "yeni kuşak, genç şair" diye adlandırılan ancak artık o kadar genç sayılamayacak şairler ve şimdinin genç şairleri ya da şair adayları... Başta Küçük İskender olmak üzere, Hüseyin Alemdar, Onur Caymaz, Gonca Özmen, "Kötü Şair" Şerafettin (Kaya), grubun devamlıları. Zaman Zaman eski yeni şairlerden konukları oluyor, Lale Müldür, Nevzat Çelik, Arif Damar, Haydar Ergülen, Orhan Alkaya gibi... Yine Beyoğlu’nda bir süredir bir araya gelen Şair Çıkmazı, Edebiyat Coop, Ölü Ozanlar Derneği gibi şiir grupları da bu şiir gecelerini destekliyor, takip ediyor. Bir de müdavim karikatürist var: Eflatun Nuri.Ne zaman buluşuyorlar? Her salı akşamı, saat 21.00’deNe sıklıkla? Aslında daha önce, Gitanes Bar, Bilsak’ın alt katı gibi mekanlarda 15 yıldır buluşuyorlar, Veli Bar’da 10 yıla yakın zamandırNerede? Beyoğlu Veli Bar’ın ikinci katındaBuluşunca ne yapıyorlar? Sahneden birbirlerine şiir okuyorlarSahnede Küçük İskender, diğerleri onu dinliyor ve sıralarını bekliyorlar.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle