‘Kardeş Payı’ ve diğerleri

Güncelleme Tarihi:

‘Kardeş Payı’ ve diğerleri
Oluşturulma Tarihi: Şubat 07, 2015 11:25

‘Kardeş Payı’nın ikinci sezonu birbirinin aynı beş diziyle birden başladı. Bir yanda Arapların değil sadece bizim anlayacağımız bir hayat var. Diğer yanda ise hâlâ ata binmiş intikam peşinde koşuyorlar.

Haberin Devamı

‘Kardeş Payı’ndaki (Star TV) Metin’in aşkı Eda şöyle biri:
“Eczacı, 1.65 boyunda, 53.2 kilo. En sevdiği yemek lahana sarması. En sevdiği film ‘Not Defteri’. En sevdiği fıkra ‘Arkadaşlar organize olalım’. Mutlu olduğu zaman açık mavi, mutsuz olduğu zaman gri gömlek giyiyor. Her esnemesinin sonunda mahcup mahcup gülümsüyor. Her endişelendiğinde sol elinin işaret parmağını kemiriyor.

Peki mesela ‘Asla Vazgeçmem’de (Show TV) Amine Gülşe’nin karakteri Nur kim?
“Yıldırım aşkının büyüsüne kapılan masum bir âşık.”

Ya da yakında başlayacak ‘Beyaz Yalan’ın (Show TV) Alara ve Melek’i?
Alara ağzında gümüş kaşıkla doğmuş. Hayal edebileceği her şeye sahipmiş, özgürlüğü hariç! Melek yoksulmuş ama tabii ki güzel, iyi kalpli ve çalışkan.

‘Kardeş Payı’ ve diğerleri


‘Sevdam Alabora’da (ATV) ne oluyormuş?
Büyük günahlar, dayanılmaz acılar, aile dramı, intikam.

Bu hafta başlayan ‘Bedel’de (ATV) ne oldu?
Büyük günahlar, dayanılmaz acılar, aile dramı, intikam.

VASATTAN DOĞAN MUCİZE

Haberin Devamı

‘Kardeş Payı’ ve diğerleri


Bu dizileri hep aynı hevesle piyasaya sürenler nedense ısrarla bir şeyi unutuyor: O ‘cahil’, ‘beklentileri düşük’, ‘inceliksiz’, ‘aşk-ihtiras-acı üçgenine bağımlı’ zannettikleri ‘Anadolu insanı’ kara kaşlı oğlanların ekinleri yara yara at üstünde yasak aşkına koştuğu bir yerde yaşamıyor.
Bütün İstanbullu işadamlarını ‘Asla Vazgeçmem’in Yiğit Kozan’ı (Tolgahan Sayışman) gibi ‘acımasız, kendini beğenmiş, kibirli’ sanmıyorlar.
Genç âşıkların aklında “O zengin, bense fakir” üzüntüsünden çok daha renkli şeyler var. Mesela ‘Kardeş Payı’nda Metin’in Eda’yı görünce metrobüste boş yer bulmuş gibi sevinmesi, 22 Haziran’da İlhan Mansız’ın attığı golü hatırlaması gibi.

Biz çok genç bir ülkeyiz. Böyle ‘Arap usulü’ köhne paketlere anca esneriz. Sivas’ta da İstanbul’da da aynı hayat. Ali, Şükriye’ye YouTube’da dinlediği şarkıların altına yorum yazarak evlenme teklif ediyor. ‘Batı Lezzetçisi’ Hilmi, Divriği’ye waffle’cı açıyor. Feyza, Deniz’le ilgili “Ancak Peter Jackson’ın çekebileceği fanteziler” kuruyor. Sibel Can’la Beyonce yan yana gidiyor.
Bunu o torna tezgâhından çıkmış dramları pazarladığınız Doğu Avrupalılar, Suudiler anlamaz belki ama biz aynen böyle yaşıyoruz.

‘Kardeş Payı’nın ikinci sezonu Sivas’ta başladı. Taşra parodisinin hiç incitici olmadan başarılı olabilmesinin sebebi, bugünün metropol hayatıyla organik bir şekilde iç içe geçmesi. Etrafımızdaki her şeye bu kadar açken, dünya gürül gürül akarken, ‘edebiyle oturması için’ bir konağa kapatılan kızların uyduruk masalını izleyemeyiz. Aşkın da hayatla bir bağı var sonuçta.
En acıklısı bile bu dünyada geçiyor.

Ahmet Kural ve Murat Cemcir bu sezon da yaşadığımız ülkeyle, bildiğimiz hayatla doğru düzgün tek bağımız olacak gibi görünüyor. Reyting panelinde 15-20’nci sıralar arası mutsuz hayaletler gibi gezinen dizilerin yanında 200 yıl ileride gibiler. Gerçekten İlhan Mansız’ın dünya kupasındaki golü gibi vasattan doğan bir mucize ‘Kardeş Payı’.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!