GeriKelebek Kasap Mazhar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    26
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kasap Mazhar

Kasap Mazhar
refid:5631147 ilişkili resim dosyası

Mazhar Alanson, Zaman Gazetesi’ne verdiği röportajda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Alanson, Orhan Pamuk’un vatan haini ilan edildiği bir ülkede güler yüzlü olamayacağını, Neco’ya yapılanların terbiyesizlik olduğunu, Umre’ye gitmesinin AKP’li olduğu anlamına gelmemesi gerektiğini ve çocukken lakabının ’Kasap Mazhar’ olduğunu söyledi.

 Dışarıdan bakınca son derece ciddi bir Mazhar Alanson var karşımızda...

- Hiç ciddi değilim. Maalesef insanın suratı asık olmak zorunda oluyor, asılmayacak gibi de değil. Mesela Orhan Pamuk’un yıllarca dantel gibi, nakkaş gibi işlediği kelimeler unutulup, ’Ermeni katliamı vardır’ dediği için Nobel ödülü verdilere getirdiler. Her bu lafı diyene verirler mi bu ödülü? Bir daha kaç yazarımız Nobel alır? Zor. Yaptığı ’bavul’ konuşmasının Amin Maalouf’tan aşırdığını söylediler. Bu kıskançlık değil, hasetle ilintili. Bütün ülkeler Nobel aldıklarında göbek atıyorlar. Biz, vatan haini ilan ediyoruz. Böyle bir ülkede nasıl güler yüzlü olsun insanlar!

n Basında en çok yer alan ve yine en çok eleştirilen birisisiniz...

- Ya şöyle. 30 yıllık karımdan ayrıldım mesela. ’Hayır ayrılmayacaksın, evine dön’ diyorlar. Neco’ya yapılan da terbiyesizliktir. İnsanın özel hayatına müdahale ediliyor ama çoğu insan aldırmayıp yoluna devam ediyor.

n Mazhar Alanson neden ekranda sert seslilerle konuşuyor?

Özel hayatımda çok küfürlü konuşurum. Sanıyorum müthiş bir kendini koruma içgüdüsüyle, bir kalkan ve zırh olarak onu koyuyorum.

n Çocukken de böyle nobran biri miydiniz?

- Kavgacıydım. ’Kasap Mazhar’ derlerdi (Gülüyor). Hem cici çocuktum hem de sokağı tanırdım. Odasında oturup argo kelimeleri şarkısına koyan bir adam değilim. Onları bilirim de. 70-80’li yıllarda kendimi müziğe vermeseydim sağda ya da solda telef olur giderdim. Bir yerin ön saflarında kesin olarak yer alırdım. Direkt silahlı eylemin başında olurdum yani.

n "Yandım Yandım"da konu edindiği gibi bütün yanmalar öz olarak aynı mıdır?

- Değildir. Bir daha ’yandım’ diye bir şarkı yazmadım ben. Orada Peygamberimiz için yandım. Bunda ne kötülük var, bunun nesini reklam yapayım. Israrla söylüyorum, tasavvuf hayranıyım.

n Umre’ye gitmeniz neden çok konuşuluyor.

- Hastasıyım. Dört kere Umre’ye gittim, Dönüşte, ’Bu benim AKP’li olduğum anlamına gelmez.’ diyorum. Ayrıca AK Parti’yi de çok takdir ediyorum, sosyal işler yapıyorlar. Başbakan’ın yerinde olsam yaşayamam, olamaz. Basında her
/images/100/0x0/55ead289f018fbb8f898eb0e
gün aleyhinde bir şey çıkıyor. Allah kolaylık versin, ne zor bir iş.

Yandım Yandım’ı Biricik’e yazmadım

n ’Yandım Yandım’ şarkınız Peygamberimiz için mi yazıldı, bir kadın için mi? Çünkü ikisini de söylüyorsunuz?

- Vallahi de billahi de, Medine’de ilk gün Peygamberimiz için, ’Yandım Yandım’ dedim ve orada yazdım. Diğer gün, ’Ah ki ne yandım’ dedim. Sonra birkaç mısra daha yazdım. Yıllar içinde oradan oraya gitti. O melodiye başka sözler girdi. O söz açıkta kaldı bir ara. Sözü sonra başka bir şeye soktum, orasının Medine olduğunu belli eden sözleri çıkardım. Çünkü dini bir şarkı yapmak istemedim ki, ben aşk şarkısı yapıyorum. Orada yandığımı hissetmişim. Böyle bir başka şarkım daha yoktur. Ben niye bir tanesine işaret edeyim? Orada yazdım sonra da içine, ’Bana şarkılar söyleten kadın’ı da koydum. O da doğrudur, kadındır; ama o da Biricik değildir mesela. O da kimseyi ilgilendirmez, hesabını vermek zorunda değilim. Bir saatliğine gördüğüm birisidir belki.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle