Kardiyologlar bitkisel ürünlere karşı düğmeye bastı

Güncelleme Tarihi:

Kardiyologlar bitkisel ürünlere karşı düğmeye bastı
Oluşturulma Tarihi: Mart 28, 2014 12:02

Bitkisel ilaç veya gıda takviyesi şeklinde pazarlanan pek çok ürünün tercih edilmesinin önemli nedenlerinden birinin de “bit­kisel ürünler doğaldır, zararsızdır” yanlış algısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aksoy, “Yan etkilerinden çekin­diğimiz pek çok ilaç bitkilerden elde ediliyor. Dolayısıyla bunlar da ilaçlar gibi yan etkiler gösterebilir. Halbuki bu ürünler tamamen bitkisel de değil. Bu nedenle bunları kullanırken de ilaçlarda gösterdiğimiz hassasiyeti göstermemiz lazım” dedi.

Haberin Devamı

Fabrikaya girmiş, bir takım fizik­sel ve kimyasal işlemlerden geçmiş, onlarca katkı maddesi eklenmiş, şu­rup, tablet, kapsül veya draje haline getirilip şişeye konulmuş bir bitkisel ürünün artık “tamamen bitkisel” olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Aksoy, şunları söyledi: “Yine bir kısım bit­kisel ürünlerin içine etkili olduğunu göstermek için normal kimyasal ilaçlardan konuluyor. Örneğin cinsel performansı artırıcı bitkisel ürünler­de “sildenafil” türü ilaçlara rastlandı. Yine bazı bitkisel zayıflama hapların­da “sibutramin” gibi kimyasal ilaçlar bulundu. Ayrıca bitkisel ürünlerin içine konan kimyasal ilaçların dozu normal ilaçlarda olduğu gibi belirli bir standartta olmadığı için zaman zaman ölümle sonuçlanan vakalara yol açmıştı. Yine unutmamak lazım ki bitkilerin kendileri de doğrudan toksik etki gösterebilir. Doğrudan toksik etkiye bağlı karaciğer, böbrek yetmezliği vakaları da bildirilmiştir”.

İNSAN ÖMRÜNÜN UZAMASINDA İLAÇLARIN ROLÜ BÜYÜK

Özellikle son yıllarda ilaçlar ve ilaç firmaları aleyhinde artan yayın­lar ilaç sektörüne karşı toplumda bir güvensizlik oluşturdu. Buna karşılık toplumda bitkisel ve doğal ürünlere karşı da bir güven, inanç gelişti. Dolayısıyla insanlar yeterli çalış­ması olmayan, etkisi ve güvenliği bilinmeyen bitkisel ürünleri 15-20 yıl süren çalışmalar sonrası ortaya çıkan ilaçlara tercih eder hale geldi. Prof. Dr. Aksoy, “Aslında ortalama insan ömrünün, hala tamamen doğal şartlarda yaşayan bazı Afrika ve Avustralya topluluklarında 35-40 yıl iken modern toplumlarda 75-80 yıla ulaştığını göz önüne alırsak toplum­daki kanının pek de doğru olmadı­ğını söyleyebiliriz. İnsan ömrünün bu kadar uzamasında ilaçların ve modern tedavi yöntemlerinin büyük önemi var” dedi.

BİTKİSEL ÜRÜNLERLE GELEN KALP KRİZLERİ VAR

Bitkisel ürünleri ilaçlarla birlikte kullanmak ayrıca tehlikeli olabiliyor. Çünkü bunlar ilaçlarla etkileşime girebiliyor. Prof. Dr. Aksoy, “Bitkisel ürünler ilaçların etkisini artırılabilir veya azaltabilir. Örneğin kan sulandı­rıcı ilaç kullanan hastalarda etkileşim sonucu ilacın kan sulandırıcı etkisin­de artış ve buna bağlı beyin kanama­sı geçiren vakalar bildirildi” diyor. Bitkisel ürünleri tercih edip, reçeteli ilaçlarını kullanmayı bırakan hasta­larda ciddi sorunlarla karşılaştıkla­rını belirten Prof. Dr. Aksoy, “Gerçek ilaçların bırakılması neticesinde kalp krizi geçiren, şeker komasına giren, hatta hayatını kaybeden çok sayıda hastayla karşılaştık” dedi.

Bitkisel ürünlerle ilgili yapılan aldatıcı reklamlar maalesef etkili oluyor. Her derde deva olarak satılan bu ürünler iki-üç bitkinin bir kapsül içine yerleştirilerek ilaç görünümün­de pazarlanmasından ibaret. Aynı bitkisel ilacın kalp damarlarını açtığı, felci iyileştirdiği, görme bozukluk­larını düzelttiği, MS, Parkinson, Alzheimer hastalıklarını iyileştirdiği, cinsel performansı artırdığı, kısır­lığı ortadan kaldırdığı, safra kesesi taşlarını erittiği vs. iddia ediliyor. Reçeteli ilaçlara göre çok daha pahalı olan bitkisel ilaçlar alıcı bulmakta zorlanmıyor. Prof. Dr. Aksoy, “Üç kuruşluk maliyeti olan bu ürünler yüzlerce liralara satılıyor. Maddi durumu olmayıp kredi çekerek, borç bularak, ineğini satarak bu ürünleri alan çok sayıda hasta gördük. İnsan­ların rağbet etmelerinin en önemli nedeni bu ürünlerin pazarlamasında kullanılan aldatıcı reklam taktikleri. İlacın reklamının yapılması yasaktır. Buna karşılık bu ürünler hastalığı ta­mamen ortadan kaldıran, artık ilaca yada ameliyata gerek bırakmayan “mucize tedaviler” şeklinde reklam ediliyor. Hastalık psikolojisi zafiyeti içinde olan hastalar bu pembe söy­lemlere kolayca kanıyor” diyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!