GeriKelebek Kadınlar da çapkın
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadınlar da çapkın

Usta oyuncu Metin Akpınar, Avantgarde dergisine verdiği röportajda kadın-erkek ilişkileri, evlilik kurumu ve çapkınlık hakkında ilginç açıklamalarda bulundu. Akpınar, ‘Çapkın erkekler bunu kediler, köpekler, kelebeklerle yapmıyor ki, gene kadınlarla yapıyor ve onlardan da çok var’ dedi.

Çapkın mısınız?

Çapkının önce kavram ve kapsamını iyi anlamak lazım. Çapkın erkek nediri tanımlamak lazım. Kadına karşı duyulan ilgi her insanda vardır, eğer osterojen ve testestorejen varsa bir erkekte. Kaba tanımlamasıyla bu 30/70 oranındaysa, 20/80 oranındaysa; karşı cinse karşı önce bir dürtü, sonra bir güdü, sonra önüne geçilmez arzu ve sonunda da fuhuş ister. Yani bunu istemiyorsa tedavi olması lazım. Bu çapkınlıksa çapkınım.

Evden korkuyor muyuz?

Ödüm patlar. O düzen yanlış kurulduğundan ötürü ödüm patlar. O düzen insanı pranga mahkumiyetine mahkum etmemeli. Ayrı cinste, ayrı kafa yapısında, ayrı eğitim almış, gönülleri beyinleri farklı insanları aynı yerde uzun yıllar yaşamaya mahkum etmek çok ciddi bir ayıptır. Bunun bir anayasası vardır. Eşinizle bir anayasa yaparsınız anayasa değişmez değildir, esnektir. Çünkü anayasa sabit olursa, anayasaya aykırı davranıyorsun o zaman ihtilal olur. Bunu taraflar ikisi de yapıyor. Çapkın erkekler bunu kediler, köpekler, kelebeklerle yapmıyor dikkat ederseniz, gene kadınlarla yapıyor ve onlardan da çok var. Gönül ister ki, insanların evlilik kurumunda da sadece kendilerine ayıracakları dilimleri olsun, birlikte yaşayacakları saygın dilimleri de olsun. Böyle olursa o kurum yürür. Bu isteyen istediği zaman birileriyle beraber olabilir demek değildir. Burada etik vardır, estetik vardır, ahlak felsefesi girer devreye. Eğer siz eşiniz olduğu halde karşı cinsten birine güdü-dürtüden fazla birşey hissediyorsanız, kendinizi kontrol edeceksiniz. Bunu engelleyebilir misiniz, çağdaş ve sosyal yaşam çerçevesinde tutabilecek misiniz, yoksa daha ileri gidebilecek misiniz? Bunu sorgulayıp, verdiğiniz cevaba göre efendice gidip anlatmak lazım. Ben Ayşe’yi seviyorum kusura bakma. Bu yarın geçebilir ama bugün evet. Beni özgür bırakırsan belki sana gelirim ama bırakmazsan kaçarım. Bunu diyemiyorsunuz. Dediğiniz zaman, ben sana saçımı süpürge ettim, kırk senemi verdim sen bana nasıl yaparsın dediği zaman kaçıyorsun zaten. Çok önemli bir başka şey daha var. Artık ev birbirini sorgulamaya başlamış karşılıklı. Karınız ondan bir şey istediğiniz zaman hayır diyor. Dışarıdakinin hayırı yok. Öpeyim mi diyorsun öp diyor. Dön diyorsun dönüyor, uç diyorsun uçuyor, otur diyorsun oturuyor. Buraya diyorsun ki öpeyim mi aman başım ağrıyor diyor. Dön diyorsun aman şimdi dönemem aa diyor. Uç diyorsun kanat mı bıraktın ben de uçayım diyor. Otur diyorsun sıkıldım artık kırk senedir oturuyorum bırak yürüyeyim diyor. O zaman ne oluyor bunun adı? Çapkınlıksa, çapkınsın...

Eşinize 42 yıl içerisinde kaç kere beyanda bulundunuz böyle?

Hiç böyle beyan etmedim ama bu hiç yapmadım demek değil. Eşim de okuyacak bunu yalan söylersem ayıp olur ama ne oldu, yanlış yaptık. Ben eşime dedim ki, beni sorgulama ben yalan söylemeyi sevmem. Beceremem de. Ama sordu. Sorunca söyledim çok şeyler geçirdik; sıkıntılar, üzüntüler geçirdik şimdi düzeldik bir anlamda ama tabi bir şeyler kopuyor bir şeyler gidiyor. Yazık günah. Oysa bu kurumun ve birlikteliklerin yeniden gözden geçirilmesi, bir siyasi partinin programında bile bunların olması lazım. Kadına nasıl bakıyorsun, evlilik kurumuna nasıl bakıyorsun eğitime nasıl bakıyorsun?

Karınızın size böyle beyanları oldu mu?

Hayır ama şimdi kadınlar biraz şansızdırlar. Erkek bunu yapar. Gider dışarıda oynar uzun da sürebilir. O zaman kadın ne yapacak? Bir misilleme yapar, bunların sayısı azdır. Daha çok eğitilmiş popülisyanlarda vardır. İki hidayete erer, başını örter, yedi sekiz rekat nefile namazı kılar, sekiz bin muska takar, tesbihlere çöker, kağıtlara okur, suyunu içirtir. Üç, kumara düşer, altın günlerine gider, kısır günlerine gider, bu çok kısır bir döngüdür. Misillemenin hafifi vardır. İngilizce dersleri almaya başlar, dans dersleri şimdi moda. Bu örneklerin hepsi kötüdür. Hepsinden özümsenmiş bir doğruyu saygıyla karşılıyorum ama hepsi kötüdür. Anlaşma olsa bu iş çiçek gibi yürür. Ben evime bağlı bir erkeğim yalanı nasıl söylenir? Haa, yapmamış kadın var mıdır, vardır. Saygıyla karşılıyorum, zaman bulamamıştır. Bir gün mutlaka. Bu boyutta hiç açık, samimi söylememiş hep ima etmiştim. Burada açık ve net oldu.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle