GeriKelebek İşyeri aşklarının tatsız sonuçlarına karşı Amerikan çözümü Love Contract
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşyeri aşklarının tatsız sonuçlarına karşı Amerikan çözümü Love Contract

İşyerinde aşk ya da bugünlerde artık adına tam ne deniyorsa (duygulu seks nasıl?), bir patronun alarma geçmesi için yeterli bir sebep. Çünkü dünya kanunu gibi bir şey; ilişkilerin başlaması sancılı, sürmesi sıkıntılı, bitmesi kavgalı. Ya bir de mesela taraflardan biri kontrolü kaybedip işyerinin orta yerinde ayaklarının üstünde tepinip ağlarsa...

Ya da sözkonusu çiftin arasında bir de ast-üst ilişkisi varsa ve birbirlerine iltimas geçerlerse... Ne olur? O işyerinde huzur ücretsiz izne ayrılır, aranır, ulaşılamaz.

Türkiye’de, bu tür ilişkiler için henüz bireysel düzeyde prensipler ya da büyük nasihatler dışında bir düzenleme yok. ABD’de ise öyle değil. Artık kesin öğrendik ki, Amerikalılar savaşta ve aşkta ‘önleyici vuruş’tan yana. Amerikan şirketlerindeki yeni eğilim, çalışanlarına bir kontrat imzalatmak. Bunun adına ya ‘Love Contract’ ya da ‘Cupid (elinde ok olan aşk tanrısı Eros) Contract’ deniyor. The National Law Journal dergisinin geçen aylarda yayınladığı makalesinin başlığı ‘Aşk kontratları rağbette’ idi.

San Francisco’da bir hukuk firmasında çalışan Stephen Tedesco, bu kontrat fikrinin beş yıl önce iki üst düzey yöneticinin kendilerini ve şirketlerini cinsel taciz davalarına karşı korumak istemesiyle ortaya çıktığını söylüyor. Amerika’da kısa süre içinde yaygınlaşan bu kontratların bugün yılda kaç çifte imzalatıldığı konusunda kesin bir rakam yok. Oregon Üniversitesi’nden Profesör Dennis Powers, rakamın yılda birkaç bini bulduğunu tahmin ediyor. Nixon Peabody hukuk firmasında şirketlere danışmanlık yapan avukat Jeff Tanenbaum ise sadece kendisinin bu yıl içinde 100 aşk kontratı hazırladığını söylüyor. Aşk kontratı yöntemine başvuran şirketlerin çoğu, Forbes dergisinin en zengin 500 şirketi arasında.

Tanenbaum, kontrat taleplerinin büyük miktarda tazminatlar içeren cinsel taciz davalarının basına yansımasından sonra arttığını, son zamanlarda telefonun durmadığını ekliyor. İşte ABD’de son günlerde aşk kontratını gündeme getiren birkaç olay.

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

ABD’de bugün bir cinsel taciz davasının kaybedene maliyeti 250 bin dolardan başlıyor. O nedenle, ilişkiye girdiğiniz kişiyle işlerin yürümemesi hatta sık rastlandığı gibi hiç de hoş ayrılmamanız ihtimaline karşı bir önlem almak isteyebilirsiniz. E şirketiniz de ister. İşte söz konusu kontrat burada devreye giriyor. Şirket politikasına göre sonradan ortaya çıktığında işinizden olmak istemiyorsanız, işyerindeki sevgilinizle patronunuza gidiyorsunuz ve ‘Sigara odasında tanıştık, çok aşık olduk, bilgilerinize sunarız’ tarzı bir şey diyorsunuz. Bunun üzerine insan kaynaklarından biri elinde bir kontratla geliyor ve sizden imzalamanızı istiyor. Kontratta şunu diyor: ‘Ben ve arkadaşım birbirimizin rızası dahilinde arkadaşlıktan öte bir ilişki yaşıyoruz. Kimse birbirini taciz etmiyor. Eğer bir gün bu ilişkiden rahatsızlık duyarsam şirketimin politikasına uygun bir şekilde bağlı olduğum müdüre bildireceğim.’

E-postalarla yürüyen ilişki şirket politikasına takıldı

Dünyanın en büyük uçak üreticilerinden Boeing, geçen yıl bir skandalla sarsılmıştı. Şirketin CEO’su Phil Condit bir Pentagon yetkilisine yasadışı bir iş önermiş ve bu ortaya çıkmıştı. Boeing bunu henüz atlatmış ve Amerikan Havacılığı’nın roket ihalesini almışken başka bir dert çıktı. O da şirketin ikinci adamı sayılan Harry Stonecipher’ın şirketin devletle ilişkilerinden sorumlu kişisi Debra Peabody ile bir ilişki yaşadığının ortaya çıkması.

Harry ve Debra ocak ayında California’da yapılan Boeing’in yıllık partisinde tanışırlar. Harry 68 yaşında ve evli. Debra kırklarında ve 25 yıldır Boeing için çalışıyor. Harry şirketin Chicago’daki merkezinde, Debra ise Washington şubesinde. İlişkileri büyük oranda e-postalar üzerinden ilerliyor. Bu e-postalar da bir muhbir tarafından şirketin yönetim kurulu başkanı Lewis Platt’e iletiliyor. Genel olarak e-postaların özel olduğu ve kimse tarafından okunamadığı düşünülür değil mi?

Yapılan bir araştırmaya göre Amerikan şirketlerinin yüzde 60’ı şirket dışına giden postaları, yüzde 27’si ise hem şirket içi hem de şirket dışı yazışmaları kontrol ediyor. Boeing’deki Harry Stonecipher de bu mekanizmanın kurbanı.

Sevgilisiyle yazışmaları Boeing’i utandıracak nitelikte, ileride şirketin başına büyük bela açabilecek riskte görüldü. Stonecipher’den daha düşük seviyede olan Peabody, bir gün sinirlenip cinsel taciz davası açabilirdi. Bu durumda şirket hem yüklü bir tazminat ödeme riskiyle karşılaşır hem de zar zor toparladığı prestijini yeniden kaybedebilirdi. O yüzden Harry Stonecipher’ın istifası istendi.

Karısı yönetim kurulu toplantısını bastı aşk skandalı yolsuzluğunu ortaya çıkardı

Geçen şubatta bir pazartesi günü Claire O’Connell, MassMutual finans şirketinin yönetim kurulunun yapıldığı toplantı odasının kapısına dayandı. İçeri girmek istiyordu çünkü söyleyecek çok önemli bir sözü vardı. Claire O’Connell şirketin CEO’su Robert J. O’Connell’ın karısıydı. O gün toplantı odasına alınmadı ama söyleyeceklerini üst düzey bir yetkiliye anlattı. Kocasının, kadın müdürlerden Susan Alfano ile ilişkisi olduğundan emindi ve herkes bu rezaleti öğrenmeliydi.

Eşinin bu hezeyanı CEO O’Connell hakkında bir dizi soruşturma açılmasına sebep oldu. Bunların sonunda O’Connell’ın hayali bir emeklilik hesabı yaratıp yüklü miktarda para hortumladığı, sevgilisi Alfano’nun bunu bildiği fakat göz yumduğu, O’Connell’ın hem kendi ailesinden hem de sevgilisinin ailesinden insanları işe aldığı ve iltimas geçtiği ortaya çıktı.

Şimdi O’Connell’ın toplantı basma girişiminde bulunan eşi boşanma davası açtı. Şirket ise ona iki seçenek sundu: Ya kendi isteğiyle ayrılacak ve 7 milyon dolar emeklilik ikramiyesi alacak ya da işten atılacak ve hiç para alamayacak. Kontratına göre tazminatının 60 milyon dolar olduğunu söyleyen O’Connell, seçeneklerden hiçbirini kabul etmedi. Dava açmaya hazırlanıyor.

İş arkadaşı sinemaya gidelim, dedi evet demeden kontratı burnuna dayadı

Miami’de bir halkla ilişkiler şirketinde müşteri temsilcisi olarak çalışan Catherine Barney, birkaç yıl önce yaşanan o olayı çok net hatırlıyor. İş arkadaşlarından Robert Gill ile bir müşteriye giderken bir kafede durup öğlen için bir şeyler atıştırmaya karar verirler. Robert yemeğin sonunda ‘Bir ara sinemaya gitsek nasıl olur’ diye bir şeyler geveler. Eşinden boşandıktan sonra iki yıldır kimseyle ilişkiye girmeyen Catherine ne yapar? Gider ve heyecanla patronuna olan biteni anlatır. Robert ile çıkma ihtimali olduğundan bahseder. Patron bu işten hiç hoşlanmaz ve avukatına başvurur. Avukat da hemen ikilinin arasındaki ilişkinin iki tarafın rızasıyla gerçekleştiğini söyleyen bir aşk kontratı hazırlar. Daha ortada ne öpüşme ne sevişme vardır. İlk buluşmanın günü, saati bile belli değildir ama Catherine, Robert’ı çağırır ve eğer onunla çıkmak istiyorsa şirketin iyiliği için bu kontratı imzalaması gerektiğini anlatır.

Robert’ın ‘elimi verdim boydan aşağısını kurtaramayacağım galiba’ tedirginliğiyle en yakın motorlu araca atlayıp ufka doğru kaybolduğunu sanmayın. Hayattaki her tür insan davranışına bir cevabı olan Amerikan hukukuna boyun eğip, imzalar. İkili bugün üç yıllık evli ve yedi aylık bir oğulları var.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle