İşimi kurdum, aşkımı buldum şimdi ikisi de aynı kadın

Güncelleme Tarihi:

İşimi kurdum, aşkımı buldum şimdi ikisi de aynı kadın
Oluşturulma Tarihi: Mart 24, 2012 00:00

Melek kanatları ve soft renkleriyle ünlü günlük giyim markası Berenice’nin sahibi Frederic Krief yaşını söylemeyenlerden. “60’lı yılların çocuğuyum” diyor. Aileden tekstilci. 80’li ve 90’lı yıllarda birçok markanın yaratılmasına katkıda bulundu. 2004’te sonunda sahaya indi; Berenice doğdu. Çok kısa süre sonra hayatının aşkı Myriam Seguy’la tanıştı. Myriam şimdi markanın yaratıcı direktörü ve yüzü. Krief aşkını ve işini yani hayatındaki iki kadını anlattı.

Haberin Devamı

Ebeveynlerim 30 yıldan beri bu işin içinde. Ben de doğal olarak bu yolu seçtim. Makineler ve kumaşlarla dolu bir konfeksiyon atölyesi düşünün. Bu mesleği öğrenme arzusunu bana oradaki o tanıdık gürültü verdi. Annemin dediği gibi ‘tutkulu ve yetenekli bir şekilde’ kumaş geçirmeyi, nakış işlemeyi ve dikiş dikmeyi orada öğrendim.
2004’te markamı kurana kadar çeşitli projelere katıldım, izledim, öğrendim, olgunlaştım sonra da ürettim! Berenice basit ve giyilmesi kolay bir marka. Kadınların kendilerini güzel ve rahat hissetmelerini istiyoruz. Asil ve bol renkli malzemeler kullanıyoruz.
İsmi Berenice çünkü Paris tınılı şık bir kadın adı... Önce adını buldum ve sonra kökenini araştırdım. Zaferi taşıyan anlamına gelen bir Yunan prensesi... Tam bana göreydi.

Haberin Devamı

BİRBİRİMİZİ TAMAMLIYORUZ

Karım Myriam modelimiz ve yaratıcı direktörümüz. Bir kokteylde tanıştık, az daha gelmeyecekmiş. Arkadaşlarından biri zorla getirmiş. Mekâna girince ortalık binlerce ışıldak varmış gibi aydınlandı! Arkadaşlarımdan birinin bizi tanıştırması için her şeyi yaptım... O günden beri hiç ayrılmadık ama onu baştan çıkarabilmek için bütün hünerlerimi göstermek zorunda kaldım. Çok yorucu bir şey!
Yıllar önemli değil. Önemli olan yaşamımızın her anında bir arada olmamız... Sahnede ve şehirde... Bundan sıkılmıyoruz. Ben böylesine yoğun ve dolu dolu bir ilişkinin olabileceğini hiç sanmazdım... Biz biriz ama aynı zamanda da birbirimizi tamamlıyoruz. Her zaman aynı fikirde değiliz ama iş stratejisi ve hayat felsefesi konularında hep mutabıkız. Güzelliği doğallık, sırrıysa mutluluk...
Myriam yönetimde çalışmıyor. Çalışsa çıldırırdı. O bir Berenice kadını. Onu o yarattı. Bense onun koçuyum. Koleksiyonların hikâyelerini birlikte oluşturuyoruz. Bu onun için doğuştan gelen bir şey. Sanki ben Berenice’i Myriam’ı tanımayı beklerken yarattım. Hayatıma girdiğinden beri her sezon ona göre şekilleniyor.
İşte beraber, evde beraber, ilişkimiz hep canlı. Fikirler hem işte hem de evde fışkırıyor. Bizi büyüleyen etkileşim işte bu dinamizmin eseri. Ama hafta sonu hafta sonudur. Aile her şeyden önce gelir.
Aşkın bir ömrü olduğuna inanmıyoruz. Çeşit çeşit aşk vardır. Hepsini tüketene kadar 80 yaşımızda oluruz. Ondan sonrası da kimin umrunda ki!

Haberin Devamı

NEDEN MELEK KANADI

Kanatlar ilham dedikleri şey... Bana bu görsel olağanüstü bir şeymiş gibi geldi. Hafifliği, saflığı, tanrısallığı simgeliyor. Biraz büyülü gibi ama esin her sezonda geri geliyor.

RESMİ AÇILIŞ İÇİN GELECEKLER

Berenice’in tüm dünyada 69 satış noktası var. BCBGMAXAZRIA’nın Türkiye distribütörü Gökse Tekstil tarafından getirildi. Nişantaşı City’de açılan ilk mağazanın resmi açılışı 31 Mart. Açılış için Frederic ve Myriam İstanbul’a gelecek.

ANALI-KIZLI KOLEKSİYONU

2012 İlkbahar-Yaz sezonunda rahat ve hippie-chic görünümlü küçük elbiseler, şortlar, hafif bluzlar ve yıkanmış renkli jean’leri var. Pamuk, keten pamuk, ipek muslin ve yazın da yumuşak ve rahat olabilen ünlü kaşmir kullanıldı. Nektarin, nude, lavanta grisi ve diğer neon renkler var. 2010 yılından bu yana Berenice’in çocuk koleksiyonu da var. En güzel özelliğiyse, anne ve kız çocuğu için aynı ürünlerin tasarlanması.

Haberin Devamı

Mücevher yarışmasının şampiyonları

TİM’e bağlı Mücevher İhracatçıları Birliği, 1.2 milyar dolarlık ihracat hacminin her yıl artarak büyümesi için yoğun gayret içinde. Birlik, Türk mücevher tasarımında yaratıcılığı teşvik etmek ve mücevher ihracatını arttırmak için geleneksel mücevher tasarım yarışmalarının dördüncüsünü düzenledi.
Bu yıl düzenlenen mücevher ‘Çağdaş Yorum İle Geleneksel Türk Mücevheri’ konulu yarışmanın hedefi Türk tasarımlarına ışık tutarak zengin kültürümüzü çağdaş bir yorumla dünyaya tanıtmaktı. Mücevher Tasarım Yarışması’na 150 civarında başvuru oldu ve 13 tasarım finale kaldı. Finalistlerin hepsi sponsor mücevherciler tarafından üretildi ve jüri ilk üç ödülü kazanan eseri seçti. Benim de içinde olduğum jüri ekibinde Çiğdem Simavi, Beyhan Bağış, Avedis Kendir, Dilek Hanif, Raşit Hoşgör, Sevan Bıçakçı, Prof. Şükrü Kızılot, Zeynep Fadıllıoğlu ve Tamer Yılmaz yer alıyordu. 22 Mart Gecesi CNR Fuar Merkezi’nde Mücevher Fuarı’nın ilk gecesinde dereceye girenler özel bir defile ve dans gösterisiyle tanıtıldı. İşte ilk üçü yaratan gençler ve ilham kaynakları:
BİRİNCİ ECE PINAR DEMİREL: 1983 Kuşadası doğumluyum. Müzik eğitimimin ardından, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda Aksesuvar Tasarımı Bölümü’nü bitirdim. Daha önce de geleneksel motifler kullanarak takı ve ayakkabı tasarımları yapmıştım. 2009’da yine Mücevher İhracatçılar Birliği’nin ‘Anadolu Mücevherinde Selçuklu’ temalı yarışmasında üçüncülük almıştım. Bu kez de Türk süsleme sanatının temel motiflerinden Rumi motifini çıkış noktası olarak belirledim. Temayla bağlantı kurmakta hiç zorlanmadım. Belki de genlerimizde taşıdığımız Türk motiflerine eliniz ister istemez yöneliyor. Okulda öğrendiğimiz Avrupa sanatının gelişimini de eklersek, çağdaş yorumla geleneksel tasarımlar yapmak fazlasıyla keyifli.
İKİNCİ YASEMİN SİNEM KÖSELECİOĞLU: 10 Kasım 1988 Ayvalık doğumluyum. İTÜ’de endüstri ürünleri tasarımı okudum. Ayvalık yöresinde eski Rum evlerinde cumba çıkıntılarının altında elibelinde alında taşıyıcılar bulunur. Bu taşıyıcıların üzerinde de çeşitli motifler bulunur. Tasarıma hayat veren motif de sıkça görülen formlardan biriydi: Döneminde kutsal sayılan enginar yaprağı... Geçmiş çağlardan kalan klasik bir elibelinde motifini kullanarak, değerli taş ve mineyle harmanlayarak temaya sadık kaldık. Bu enim için önemliydi fakat olduğu gibi kullanmak da olmazdı. Yorum katmalıydık; modernize ettik.
ÜÇÜNCÜ İPEK TAŞÇILAR: Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Aksesuvar Tasarımı dördüncü sınıftayım. Anadolu Selçuklu Devleti mimari eserlerinden ilham aldım. Adı Mahperi. Hunat Hatun, Müslüman olduktan sonra 1. Alaeddin Keykubat ile evlenir. Esas ismiyse Mahperi Hatun’dur. Hayatı oldukça hareketlidir. 13. asırda yaşayan Mahperi Hatun, Selçukluların o dönemdeki iç mücadeleleri yanında, dış baskılara karşı da büyük mücadele vermiştir. İşte benim anlatmak istediğim böyle güçlü, ne istediğini bilen bir kadındı. Tarihten güçlü bir kadının ruhunun, dönemimiz kadınlarının bileklerine yakışacağını düşündüm.

Haberin Devamı

YURT DIŞI EĞİTİMİ VE CEP HARÇLIĞI

Birinci 10 bin lira para ödülü kazandı ve mesleki formasyon için MİB davetlisi olarak İtalya Vicenza Fuarı’nı ziyaret edecek. İkinci ve üçüncüler 7 bin 500 ve 5 bin liralık para ödülleri kazandı. Ayrıca ilk iki finalistin iki yıllık yurtdışı tasarım eğitimi giderlerinin tamamıyla bin 500 dolara kadar giderleri TC Ekonomi Bakanlığı tarafından karşılanacak.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!