GeriHürriyet Pazar Yurtdışında kimse “Haydi, kocana çocuk ver” demez
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yurtdışında kimse “Haydi, kocana çocuk ver” demez

Yurtdışında kimse “Haydi, kocana çocuk ver” demez

Serdar Ortaç’la evlendikleri günden itibaren magazinin basınından düşmedi. Aşklarını gerçekçi bulmayanlar da oldu, ona çocuk sahibi olması için sosyal medyadan baskı yapanlar da... Chloe Loughnan, Miami’de geçirdiği kaza sonrasında “Boşanıyorlar” haberleriyle yine magazin gündeminde... Buluşup işin perde arkasını konuştuk: “Bizim hayatımız belki de diğer insanlara göre pek normal değil. Ama herkesin evliliği farklıdır. Mecburen böyleyiz.”

Hakkınızda neredeyse her gün “Boşanıyorlar” haberleri çıkıyor. Nedir işin aslı?
- Serdar’la (Ortaç) yedi yıldır birlikteyiz ve beş yıldır da evliyiz. Artık bu sorulara ve haberlere bir anlam veremiyorum.
“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” derler. Dedikoduların sebebi yılın yarısını yurtdışında geçirmeniz olabilir mi?
- Modellik yaptığım için sık sık yurtdışına gidiyorum ama bu aramızda bir sıkıntı yaratmıyor. Bana Serdar kızmıyor, başkaları kızıyor. Bizim bir sıkıntımız yokken neden insanlar bu kadar merak ediyor gerçekten anlamıyorum.
◊ Üzülüyor musunuz?
- Tamam, Serdar Ortaç’ın eşiyim, o burada önemli bir insan, anlıyorum. Ama sadece Serdar’ın eşi değilim, ben de bir insanım. Kendi işlerim olabilir. Bir şeyler yapmak için ne kadar çalışırsam çalışayım herkes sadece evliliğimi soruyor.
◊ İrlandalısınız ve kültürünüzde boşanmak pek yokmuş sanırım...
- Evet. Yok denecek kadar az. Burada sanki bizim boşanmamızı istiyorlar. Bir çifti evlendiriyor, ertesi gün “Ne zaman boşanacaksınız?” diye soruyorlar. Bu mantığa alışamayacağım.

Yurtdışında kimse “Haydi, kocana çocuk ver” demez

Bizimki büyük bir aşk
◊ Katolik bir aileden geliyorsunuz. Boşansanız aileniz kızar mı?
- Ailem hayatıma karışmaz. Ben yetişkin ve evli bir işkadınıyım.
◊ Sizce bunca zamandır neden insanlar aşkınıza inanmadı?
- Bizim hayatımız belki de diğer insanlara göre pek normal değil. Ama herkesin evliliği farklıdır. Tipik bir Türk ailesi değiliz, ne yapalım? İşimiz bu. Mecburen böyleyiz. İşimi yapıyorum, bu sırada kocamı özlüyorum ve aşkımız da yenileniyor. Bizimki büyük bir aşk. Bunca yıl aşk olmasa bir evlilik nasıl sürebilir? Her şeye kocam için dayandım çünkü çok sevdim.
◊ Sizinki ilk görüşte aşk mıydı?
- İlişkimiz, iyi bir arkadaşlıktan aşka dönüştü. Serdar’da beni çeken şey, kişiliği ve karizması.
◊ Peki aşk aynen devam ediyor mu?
- Evet. Kocam aynı zamanda en yakın arkadaşım. Burada herkes Instagram’da gördükleri fotoğraflara orada sunulan hayatlara takılıyor, hayatınız hakkında yorum yapıyorlar. Oysa sosyal medyada bizim hayatımızın sadece yüzde 10’unu görüyorsunuz.
◊ Ama Serdar Ortaç geçenlerde Instagram sayfasından bütün fotoğraflarınızı sildi...
- Kocam bazen Instagram’da 20 fotoğraf paylaşıyor, ertesi gün de hepsini siliyor. Bunun bir sebebi yok.
◊ Birbirinize evde nasıl hitap edersiniz?
- Serdar bana “Prenses”, ben ona “Aşkım” derim.
◊ Bir evlilik sözleşmeniz olduğu doğru mu?
- Hayır, aramızda herhangi bir sözleşme yok.
◊ Ortaç’ın abisi şu an hastanede zor bir dönemden geçiyor. Bu dönemde çalıştığınız için de eleştirildiniz...
- Hastaneye gidiyorum ama oradan fotoğraf paylaşmıyorum. İşler de mecburen devam ediyor.
◊ Peki bu bahsettiğiniz işleriniz neler?
- Kendi ürünlerimi piyasaya çıkarıyorum. Geçen sene bir mayo koleksiyonu çıkardım. Bu sene yeni bir spor kıyafet koleksiyonu olacak. Bu sene detoks içeceği çıkardım. Bütün içeriği kendim hazırladım.
Yurtdışında kimse “Haydi, kocana çocuk ver” demez


Yurtdışında kimse “Haydi,
kocana çocuk ver” demez
◊ İrlanda ve Türkiye arasında nasıl farklar var?
- 19 yaşıma kadar İrlanda’da bambaşka bir kültürde yaşadım. Sonra Türkiye’ye geldim ve burada herkesin fikirlerine, görüşlerine saygı duydum. Ama bana burada sürekli çocuk mevzuu açılıyor.
◊ Paylaştığınız fotoğrafların altına “Sen çocuk yapsana” diye yazanları kastediyorsunuz sanırım...
- Evet. Bazen o kadar sert yorumlar geliyor ki; “Sen gerçek bir eş değilsin” diyorlar. Ama ben de bir insanım ve bir kadınım; çocuklu ya da çocuksuz... İnsanlar beni çocuksuz bir hiç olarak değerlendiriyor. Bunu asla kabul etmiyorum.
◊ Bu yurtdışında da böyle mi?
- Hayır. Yurtdışında size en fazla “Çocuk düşünüyor musunuz?” derler. Kimse “Hadi, kocana çocuk ver” demez.
◊ Peki neden yapmıyorsunuz?
- Çocuktan sonra hayat değişiyor. Ben çocuk yaparsam bunu eleştirenlerin hayatlarında ne değişecek? O bir oyuncak değil ki! Sanki onlar doğurup çocuğa bakacak. Artık bu laflardan çok sıkılıyorum. Ben böyle büyüdüm ve kendimi değiştirmek istemiyorum.

BİR DAHA YÜRÜYEBİLECEK MİYDİM, BİLMİYORDUM
◊ Bir süre önce Miami’de bir trafik kazası geçirdiniz...
- Miami’ye işlerim için gitmiştim. Üç gün sonra bir motosiklet kazası yaşadım.
Arkadaşım kullanıyordu, o sırada bize arkadan bir araba çok yaklaştı. Arkadaşım kaza olmasın diye direksiyonu kırdı ama daha kötü oldu. Kimse bilmiyor ama çok ciddi şeyler yaşadım.
◊ Ne gibi?
- Bir hafta yoğun bakımda kaldım, ağrı kesiciler ve morfin verdiler. Yüzümün sağ tarafı, kaşıma kadar sıyrılmış ve felaket durumdaydı. Elmacıkkemiğim kırıldı. Kaburgamda kırık vardı. Bir defa yürüyebilecek miyim onu bile bilmiyordum.
◊ Durum bu kadar ciddiyken eşiniz neden yanınızda değildi?
- Miami çok uzak. O dönem Serdar’la hep Facetime’dan konuştuk.
◊ Bu pek inandırıcı gelmiyor kulağa... Serdar Ortaç gibi bir adama mesafe etki etmese gerek...
- O benim başıma gelen kötü şeylere benden daha çok üzülüyor. Kazayı duyduğunda da çok stres oldu, bu da ‘MS’ rahatsızlığını tetikledi ve o gün MS krizi geldi. O sırada uzun yola çıkması zordu. Hemen oradaki arkadaşlarımızı bana destek olmaları için yanıma yolladı.
◊ Peki bu rahatsızlığın ilişkiye etkisi nasıl?
- Kocamın hasta olduğunu en başından biliyordum ama bu rahatsızlığın ne olduğunu bilmiyorduk. Evlendiğimiz hafta rahatsızlığının adı kondu. Beş senedir ‘MS’ hayatımızda ve hep olacak. Kullandığı ilaçlar ağrılarını azaltıyor ama stres bu hastalığı daha da tetikliyor.

Yurtdışında kimse “Haydi, kocana çocuk ver” demez

Özgür bir ruh olmaya çalışıyorum
◊ Burada mı daha özgürsünüz, yurtdışında mı?
- Nereye gidersem gideyim, özgür bir ruh olmaya çalışıyorum.
◊ İlk geldiğinizde çok daha seksi pozlar veriyordunuz. Kıyafet konusunda Türkiye’de zorluk yaşadınız mı?
- Aslında tarzımı Türkiye için değil, yaşımla birlikte değiştirdim. İnsanlar benim bikinili fotoğraflarımı bazen fazla buluyor ama bana göre normal.
◊ Kıskançlık yaşanmıyor mu?
- Hayır, biz birbirimizi böyle kabul edip âşık olduk.
◊ Serdar Bey maço mudur?
- Bence erkeklerin evde maço olmasına gerek yok. Saygı ve eşitlik, ilişkinin en önemli parçaları.

Kendim için
seksi kelimesini kullanmazdım
Yedi yıl önce İstanbul’a ilk geldiğim günü unutamıyorum. Güzelliği karşısında şoke olmuştum. Şimdi de Türkiye bana başka bir kültür gibi gelmiyor. Çünkü yedi senedir burada yaşıyorum. Türk kahvesine bayılıyorum. Nazara çok inanıyorum. Türk yemekleri de çok lezzetli. Favorim kurufasulye-pilav.

Kendim için seksi kelimesini kullanmazdım. Rahat ve sakin bir insanım, kişilik olarak kendimi olduğum gibi kabullendim. Bunu herkese tavsiye ederim.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle