Körlere de görünen sahneler

Güncelleme Tarihi:

Körlere de görünen sahneler
Oluşturulma Tarihi: Nisan 04, 2021 07:00

Bu yıl Dünya Tiyatro Günü benim için çok özel geçti. Sadece duymadığım, adeta gördüğüm iki perdelik oyunun etkisinden iki gün çıkamadım. Körlerin de ‘izleyebileceği’ daha çok oyun olması için ben de çalışmaya karar verdim.

Haberin Devamı

Çok güzel bir haftayı geride bıraktık. Meğer 27 Mart, Dünya Tiyatro Günü’ymüş... Aslında hiç haberimin olmadığı bir gündü bu. Bütün tiyatro emekçilerinin bu güzel gününü, aflarına sığınarak geç de olsa tebrik etmek istiyorum. Çok özledik oyuncularımızı, iyi ki varsınız ve iyi ki sahnedesiniz...

Bu yıl 27 Mart en az oyuncular kadar benim için de özel bir gün oldu. Görmüyor olmak sinemaya gitmeye engel değil. Nitekim sinemada bir telefon uygulaması sayesinde filmin betimlemesini kulaklıktan dinliyoruz, orijinal sesleri de sinemadan duyuyoruz. Birleşince çok daha harika bir sinema ve film deneyimi yaşamış oluyoruz.

EN LEZZET ALDIĞIM OYUN

Fakat tiyatroda durum farklı. Eğer gören bir arkadaşımızla gitmişsek oyun başlarken sahne dekorunu betimlemesini istiyoruz. Oyun sırasındaki jestleri göremiyoruz, oyun sahnede akarken de yanımızdakine bir şey soramıyoruz. Ya kendi duyduğumuzla kalıyoruz ya da antraktlarda anlamaya çalışıyoruz neler olduğunu... Bazen de oyun bittikten sonra...

Haberin Devamı

27 Mart gecesinde çevrimiçi bir tiyatro oyunu dinledim. Hayatımda en çok lezzet aldığım tiyatro akşamıydı... Her şey eşitti. Yaklaşık 200 seyirci, hepimiz görmeden ‘izledik’ çevrimiçi oyunu. Evet, radyo tiyatrosu canlı bir performansla karşımızdaydı. Daha da orijinal olanı şuydu; oyuncularımızın biri Amerika’dan, diğeri İstanbul’dan, üçüncü oyuncumuz da dünyanın başka bir yerinden dahil oldu oyuna…

Oyun müzikleri çalıyor, herkes yerini almış bekliyordu. Önce Göker çıktı sahneye, tabii kendi evinden oyunun geçtiği sahne dekorunu anlattı. Barış girdi arkasından. Replikler aktı. Desen konuşurken her jesti Göker betimledi bize. Tamamen koptum dünyadan ve kendimi bir sahne önünde hayal ettim. Pürdikkat her şeyi izledik bir kelimesini bile kaçırmadan. Oyun iki perdeydi, etkisi iki gün sürdü.

“Sinemada bunu yapabildiysek neden tiyatroda yapmıyoruz” diye sordum topluluğa, “Neden olmasın” dediler. Neler yapabileceğimizi konuştuk uzun uzun. Sonra aldı beni bir düşünce. Böyle oyunları daha da çoğaltmak için oyuncu arkadaşlarımla birlikte ‘neden olmuyor’ sorusunu ‘ne güzel oluyormuş böyle’ durumuna getirmek için çalışacağım. Pandemi bitince, en kısa zamanda sahnelerde buluşmak üzere...

BAKMADAN GEÇME!