Her reddediş hayatı geri alma çabasıdır...

Güncelleme Tarihi:

Her reddediş hayatı geri alma çabasıdır...
Oluşturulma Tarihi: Şubat 13, 2022 07:00

Doğuştan rahatsızlığı olan ya da ciddi hastalıklar atlatanlar aileleri için her şeyden önce gelir. Ama en önemlisi kişinin kendi kendine yetebildiği bir hayat yaşamasıdır. Birinin her şeyi olmaktansa ortak bir yaşam için çabalamalıyız.

Haberin Devamı

Yağmur bir türlü durmuyordu ama evden de çıkmam gerekiyordu. Bütün önlemlerimi alıp kapıdan dışarı adımımı attım. Kaldırımın köşesine geldiğimde durup bir 10 saniye yağmurun sesini dinledim. Yağmur sesi sana hem kendini duyurur hem de etraftaki cisimleri. Daha bastonumla dokunmadan kaportasına düşen yağmur damlalarının çıkardığı ses sayesinde önümde araba olduğunu bilirim. Aynı şekilde büyük bir çöp varilinin ya da benzer ne varsa onun varlığını da birkaç metre kala haber verir size yağmur...

Yağmurlu havada yolda yürürken trafiğin gürültüsü de değişir. Ses artar, çoğu zaman rahatsız edici olur. Bir de tuttuğunuz bastonun soğukluğu rüzgârla birleşince ıslak eliniz üşümekten sızlamaya başlar. Böyle havalarda baston tutmak için hem sağ hem de sol elinizi kullanabilmeniz önemlidir. Bu sayede bir elinizle bastonu tutarken diğerini ısıtabilirsiniz. Zar zor en yakın durağa kadar yürüdüm. Eğer evinizde pencereden izliyorsanız yağmurun sesi müzik gibi gelebilir. Ama sokaktayken bu güzellik farklı bir hal alabiliyor.

Haberin Devamı

Bir arkadaşımla buluşmaya gidiyordum. O gün için sözleşmiştik. Onunla iş sırasında tanışmıştık ve arkadaşlığımız uzun süre telefon üzerinden devam etmişti. Hikâyesi şöyle: Her şey yolunda giderken üniversite son sınıfta birden şeker hastalığı ortaya çıkıyor. Birkaç sene içinde diyabete bağlı olarak önce bir gözünü, sonra diğerini kaybediyor. Ardından böbrekleri çalışamaz duruma geliyor. Haftada üç gün diyalize girmeye başlıyor. Hep söylerim, bu gibi durumları insanlar seçmez ama yaşar...

Uzun süredir konuşmamıştık, bir gün beri aradı. Çok mutluydu, “Harun ne oldu, biliyor musun” dedi ve devam etti: “Artık sadece körüm!” Organ nakli olmuş ve diyalizden kurtulmuş. Ne diyeceğimi bilemedim. Arkadaşım kör olmasına seviniyordu... Bir süre steril yaşaması gerektiği için telefonla konuşmaya devam ettik. Ve sonunda bir kafede buluşmak için bu çılgın yağmurlu günü seçtik. Bize de bu yakışırdı.

ÖZGÜRLÜĞÜ KAYBETMEK

Biraz sohbet ettikten sonra içini çekti ve sesini alçaltarak başladı anlatmaya. Meğer sağlığına kavuşmuş ama bu sırada özgürlüğünü kaybetmiş. Bir gününü anlattı. Sabah kahvaltı, sonra sosyal medya, ardından biraz istirahat, öğlen atıştırması, çay ve kahve saati, sonra tekrar sosyal medya ve son olarak akşam yemeği... Yani bütün gün evdeydi. Hatta kafede otururken telefonla arayan arkadaşına ‘Dışardayım’ dediğinde arkadaşı inanmadı. Tabii içimden üzüldüm bu hayat dolu arkadaşım için...

Haberin Devamı

Arkadaşımla benzer durumlar yaşayanlar, aileleri için her şeyden önce gelirler. Hatta kendilerinden bile... Başta bu çok güzeldir. ‘İyi ki varlar, onlar olmasa ne yapardım’ diye düşünürsünüz. Ama bir süre sonra bakarsınız ki her şey sizin yerinize yapılıyor, her şeyden korunuyorsunuz. Hiçbir şey yapmayan birine dönüşürsünüz. Bundan kurtulmak da zor bir süreçtir. Yardımlarını reddettiğinizde karşınızdakiler üzülür. Aslında bu reddediş hayatınızı geri alma çabasıdır. Gönül koymalar yaşanır. Ama önemli olan kendi kendimize yetebildiğimiz bir hayata sahip olmaktır. Bu yüzden sizden önce aileniz bunu istemeli. Sizi hayata nasıl hazırlayacağını düşünmeli. Birinin her şeyi olmaktansa ortak bir yaşam için çabalamalıyız. Beraberken de, ayrıyken de...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!