GeriHürriyet Pazar Eski metalciler bardak olmaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eski metalciler bardak olmaz

Eski metalciler bardak olmaz

Sokağa bazen ayrı bir coşkulu çıkarım. Gün sayarak beklediğim konser söz konusu olunca da o coşkuyu ziyadesiyle taşıdım. (Mehmet İren)

Bu Golden Retriever köpekleri sokağa çıkınca kendilerini çılgınca oradan oraya atıyorlar ya öyle bir coşkuyla attım kendimi sokağa. Konsere gideceğim, ki kendisini iki yıldır aportta bekliyordum. Açıklandığı saatte de biletimi aldım. 25 yıl sonra ilk kez beraber çalacak olan Dr. Skull’ın peşindeyim.

Ben yılda bir tane heavy metal aktivitesine gidiyorum, çok mu? Özellikle abim şehir dışından ziyarete geldiğinin akşamı heavy metal barında bitirmek gibi bir âdetimiz var. Ritüel, ritüeldir. Ayrıca 90’lardan bugüne getirdiğimiz sevdamızdan dünya değişti diye dönecek değiliz.
Dr. Skull’ın Türk rock/metal ortamında yeri ayrı, bende yeri apayrı. 1992’de ortaokuldayken Akmar Pasajı’ndan ilk aldığım yerli metal albümü onların ‘Rools 4 Fools’uydu. Bugün bile hâlâ çevirir çevirir dinlerim.

Konser mahali eski okul toplaşması, mezuniyet yıldönümü gibi bir kafada. Metal aktivitelerinin böyle güzel bir yanı oluyor. Yeni jenerasyon da gelmediği için belli bir yaşı geçmiş, birbirini eskiden tanıyıp yıllardır az görüşebilen, görüşemeyen kim varsa orada oluyor. İşin bir tatlı yanı ben 90’ların o kısmında 12-18 yaş blog’umda olduğumdan gidebildiğim konserlerde yaş ortalamasının altında kalan grupta oluyordum. 40’ıma geldim yine ortalamanın alt kısmına doğru kayıyorum. Yine yüzde 10 falan 20’li yaşlarında insan vardı. Dinlediğin albüm çıkalı 27 yıl olmuş, sonra da bir daha beraber çalmamışlar, sen nereden buldun bu müziği de sardın diye gülümsüyor insan...

Ben de türlü türlü arkadaşımla karşılaştım. Geç kalanlarımız, işten beyaz gömlekle çıkanlar var. Yolda bir mağazaya uğrayıp siyah tişört alacaklar. Çünkü kimsenin metal konserinde tek beyaz olma niyeti yok. Anlaşılır. Selamlaşmaların hatırı sayılır bir kısmı da “Abi yalnız ne güzel yaşlandık ya” temasındaydı. Birbirimizle “Sen iyisin”, “Yok sen beni kesin gömersin” diye kibar kibar başlayıp “Ben gömeceksem kilo vermen lazım yalnız bu şekilde olmaz” gibisinden ayılaşarak hasret giderdik.

Konser harika geçti elbette. Nostalji ve kucaklaşma hissi içinde çıldırdık hep beraber. Çıkarken plağımı imzalattım, mutluluktan öldüm. Eve gelince de 1999’daki Akmar Pasajı’na yapılan ‘Satanist Baskını’ haberinin videosuna baktım. Polis plak dolaplarında satanist arıyor altta “Dükkanların görünüşü ve kollara yapılan dövmeler İstanbul’un göbeği Kadıköy’de satanistlik gerçeğini gözler önüne seriyordu” diye bir metin dönüyor. “Lan siz kurban olun dükkânlara” diye homurdana homurdana izledim tekrar tekrar. Üç gündür de 90’lar Türk metal gruplarını dinleyip duruyorum. Bir süre 2019’a gelmeyeceğim, benle işi olan beklemesin.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle