GeriHürriyet Pazar Amacım macera yaşarken yaşamları iyileştirmek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Amacım macera yaşarken yaşamları iyileştirmek

Amacım macera yaşarken yaşamları iyileştirmek

Kingsley Holgate, Afrika’da bulunan 54 ülkenin tamamına seyahat eden Güney Afrikalı bir gezgin. Kendini gittiği her yerde gördüğü sorunlara çözüm aramaya adadı. Sıtmayla mücadele etti, temiz içme suyuna ulaşamayanlara suyun nasıl filtre edileceğini öğretti. Şimdi de Cape Town’dan Katmandu’ya yola çıktı. Orada Asya gergedanlarının korunmasını sağlayacak... Yardımsever gezginle İstanbul’da yollarımız kesişti, öyküsünü ondan dinledik.

Daha gördüğünüz anda bir sempati duyuyorsunuz Kingsley Holgate’e... Sizi cümleleriyle büyülüyor. Soru sormanıza da gerek yok, zaten tüm hayatını bir çırpıda anlatıyor. Anlatmayı hiç bırakmıyor. Ne de olsa o Afrika’nın ‘tescilli’ en çok seyahat eden insanı...
Holgate’in hikâyesine nereden başlamalı? 72 yaşında ve iki metre boyundaki bu dev adam nasıl oldu da kendini böyle bir hayata adadı? Kingsley, Güney Afrikalı Holgate ailesinin üç çocuğundan en küçüğü... Annesi de babası da öğretmen. Söylediğine göre içindeki maceracı ruhu ebeveyninden almış.

Amacım macera yaşarken yaşamları iyileştirmek

Küçük yaşlarda ailesi onu Güney Afrika’nın en vahşi yerlerinde kampa götürmüş. Afrika kıtasının en ilginç ülkelerinden Tanzanya’yı, Zambiya’yı, Mozambik’i, daha birçok yeri ailesiyle çocukken gezmiş. Sürekli vahşi hayvanlarla bir aradaymış.
Büyüdüğü yer de çok ilginç; Güney Afrika’nın Zululand Bölgesi... Zulu dilini çocukken öğrenmiş. “1954 model bir Land Rover’ımız vardı, onunla gezdik tüm Afrika’yı” diyor. Gittiği okulları soruyorum. En büyük okulun ‘doğa ve macera’ okulu olduğunu söylüyor. İşini de aslında ilk yıllarda, vahşi doğada safari turları düzenleyerek kurmuş. Ancak özgür ruhlu maceracıyı bu da kesmemiş... Zulu halkıyla dostluğunu iyice geliştirmiş. Orada bir köy kurmuş. Halen de bu köyde yaşıyor. Adı da Shakaland Cultural Zulu Village...
30 saniyede bir bebek ölüyordu
Yaptığı ilk işlerden biri sıtmayla mücadele. Aslında bunu planlayarak yapmamış. Gittiği gezilerde en az 30 kez sıtmaya yakalanınça iş başa düşmüş.
Hikâyenin geri kalanını şöyle anlatıyor: “Aslında haplar var ama bunları ancak riskli yerlere giderken alıyordum. Çünkü her yeri geziyordum. Bu nedenle çok fazla sıtma oldum. Ekipte sıtma olmayan kalmadı. Hatta bir arkadaşımızı bu hastalıktan kaybettik. 15 yıl önce... Bu projeye başlarken Afrika’da her 30 saniyede bir bebek sıtmadan ölüyordu. Önce hamilelere ve küçük bebek sahibi kadınlara cibinlik dağıttık. 1 milyonu geçti dağıttığımız cibinlikler...”
Yaptığını biraz da şöyle tanımlıyor: “Macera yaşarken yaşamları iyileştirmek...”
Bu nedenle ikinci projesi temiz içme suyuyla ilgili olmuş. Kirli sudan ölümleri azaltmak için ‘LifeStraw’ adı verilen su filtreleyen çubukları dağıtmaya başlamış.
Tabii bu projeleri hayata geçirirken pek çok sponsoru olmuş. Kendisine destek olanlardan para değil, Afrikalıların işine yarayacak malzemeler istiyormuş.
Amacım macera yaşarken yaşamları iyileştirmek


Yakın gözlüğü dağıtıyor
Kingsley’in bir sonraki icraatı ise yakın gözlüğü dağıtmak olmuş. Yaşı ilerlemiş tam 150 bin Afrikalıya yakın gözlüğü vererek yeniden okuyabilmelerini sağlamış.
Halen arabasında binlerce okuma gözlüğü bulunuyor. Bunları İran ve Pakistan’dan geçerken dağıtmayı düşünüyor.

Bir boynuz
300 bin dolar

Amacım macera yaşarken yaşamları iyileştirmek

Şimdi aldığı yeni araçla yaşadığı Güney Afrika’dan yola çıktı. Hedefi Nepal’e ulaşmak. Şu sıralar çoktan Pakistan’a vardı bile. Bu kez amaç gergedanları korumak. Afrikalı çocukların elleriyle çizdikleri, gergedanları korumayı amaçlayan mesajların yer aldığı resimler, Nepal’de Asya gergedanlarını korumak için Nepalli çocuklara ulaşacak.
Kingsley, yeni projeleri hakkında şunları söylüyor: “Afrika’da yıllarca gergedanlar sadece boynuzları için kesildi. Gergedan boynuzunun tozunu içeceklerine atıyorlar. Bunun güç getireceğine inanıyorlar. Sağlık getirdiğini düşünenler de var, afrodizyak etkisi yarattığını düşünenler de... Boynuzları bir güç göstergesi için asanlar da var. Kilosu 60 bin dolara satılıyor. Bir gergedan boynuzu toplamda 300 bin dolara satılabiliyor. Bu yüzden de kaçak avcılık çok yaygın. Ancak Afrika’da son yıllarda yapılan bizimki ve benzeri projelerle kaçak avcılık çok azaldı. Gittiğimiz yerlerde gergedanların nasıl katledildiğini gösteren videolar da izletiyoruz. Ancak bunlar Afrika’da çok azaldı. Şimdi Asya gergedanları için tehlike var. Afrika’da nasıl başardıysak Nepal’de de korunması için elimizden geleni yapacağız...”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle