GeriHürriyet Cumartesi Yeniden âşık oldum, mutluluktan utanmamayı, mutluluğu paylaşmayı öğrenmeye başladım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeniden âşık oldum, mutluluktan utanmamayı, mutluluğu paylaşmayı öğrenmeye başladım

Yeniden âşık oldum, mutluluktan utanmamayı, mutluluğu paylaşmayı öğrenmeye başladım

Asya’nın 1999 yılında söylediği ‘Günaydın’, tam 20 yıl sonra Kalben ve Hayrettin Taşkaya cover’ıyla huzurlarınızda. Bu vesileyle sohbet ettiğimiz Kalben, “Bu şarkıda hiçbir aşkın yasak olmadığı, hiçbir kadının eski sevgilisinin iç çamaşırlarını, çoraplarını yıkamak zorunda kalmadığı, evinde bir düşmanla uyanmadığı bir durak düşledim” diyor.

2018’den bahsederken “Dilediğim gibi çalışmak, emeğimin karşılığını almak, dokunduğum hikâyelerin hiçbir para birimiyle ölçülemeyecek taraflarını keşfetmek mümkünmüş. Keşfettim” demişsiniz. Geride bıraktığımız yılı nasıl hatırlayacaksınız?

- Geçen sene beni umutlandıran o kadar güzel insanlar buldum ki... Çocuklar, gençler, her sosyo-ekonomik yapıdan, inançtan insan... Başka renkleri olan ama birbirlerine öteki olmak istemeyen, barışı ve dostluğu isteyen, iç huzuruyla dünyayı iyileştiren insanlar... Yeniden âşık oldum, mutluluktan utanmamayı, mutluluğu paylaşmayı öğrenmeye başladım. İçinde pahalı eşyaların, teknik analizlerin, gelişim tablolarının ve parayla ölçülen değerlerin değil; gerçek insan hikâyelerinin, doğruluğuna inandığım erdemlerin, harika mektupların, mesajların ve birlikte söyledikçe güzelleşen şarkıların olduğu bir ‘büyüme’ senesiydi benim için. Konserlerde, sokaklarda, ofislerde, şantiyelerde, odalarda, salonlarda, tatillerde ve gidilememiş tatillerde dahi beni yalnız bırakmayan, bana artık yalnız olmadığımı hissettiren tüm candan insanlara teşekkür ederim.

Geçen hafta doğum gününüzü kutladınız. Yeni yaşınızda neyin değişmesini istersiniz?

- Bu doğum günümde akıllı telefonlardan, konfor alanlarından ve ezbere bildiğim günlerden uzak bir yerdeydim. Bir hafta içinde üç yeni şarkı yazdım. Bir yandan da ilk romanımı yazıyorum. İnsan, sevince sevilince dağ başlarında yahut okyanus diplerinde bile dışarda kalmış gibi değilmiş, hep içerdeymiş aslında. Bu içerde olma halini anlıyorum şimdi. Dünyaya tatlı bir tesadüfle vardım, bu tesadüfü fazla ciddiye aldığım her noktada yara aldım. Bu yaşımda kendimi suçlamaktan, sorumlu olmadığım konularda “Yeter ki biri sorumlu olsun” diye sorumluluk almaktan, temiz kalpli insanların başına gelen fenalıklar karşısında fenalık geçirmekten vazgeçip enerjiyi çözüme odaklamaya karar veriyorum. Çözümsüzlük hissine kapılıp karalar bağlamak yerine, kalbi kararmışların karşısında durmak için sanattan, dostluktan, aşktan ve hayal kurduran umutlardan destek almayı öğreniyorum.

Roman yazdığınızı Instagram’da müjdelemiştiniz. Biraz çıtlatsanız, ne okuyacağız?

- İçinden geçen sesleri ve kelimeleri takip etmek zorunda olan, toplumun dışında hisseden ama aslında toplumun en güzel değerlerini aydınlatan gerçek insanların başından geçen acı, tatlı, kısa, uzun, çirkin ve güzel her şeyden bahseden bir kitap yazıyorum. Bu dünyada o kadar hırsız, dolandırıcı, yağmacı var ki... Onların ruhumuzda kara lekeler bırakmaya çalıştığı günlerin yine güneş açtığından bahsetmek istedim. Dilerim okuyan herkes, her yaşında ve durumunda ne vakit çözümsüz hissediyorsa, çözümün kendi ellerinde, sesinde ve zihninde olduğunu yeniden görebilir.

Yeniden âşık oldum, mutluluktan utanmamayı, mutluluğu paylaşmayı öğrenmeye başladım

Gelelim ‘Günaydın’a... Bu şarkının hayatınızda nasıl bir yeri var?

- Bu şarkıda, sevgili ruh komşum Mete Özgencil’in silinmez izler bırakan sözleri var. Sözlerine, şiirine hayran olduğum ve ustam olarak gördüğüm bir sanatçının hikâyesini yorumlamak heyecan verici. Canım ‘kankam’ Hayrettin Taşkaya’ya bir gece gitarda çaldım, o da benim gibi yükseldi. Gittik, yeni ‘Günaydın’ı doğurduk.

Sözleri (“Günaydın en sonunda uyandın/ Gördüğün bu ben miyim bak/ En sonunda başardın günaydın/ Çok geç /Tatil bitti herkes evine”) aklınıza ne düşürüyor?

- Gizli saklı, yalan yanlış bir ilişki yaşamak için tüm kaynaklarımı harcadığım ve o insanın özgüvensizlikleri, sevgisizliği sebebiyle dünyaya haykırmak istediğim duyguları sayfa aralarına anlattığım zamanlarda sürekli dinledim ‘Günaydın’ı. Hiçbir aşkın yasak olmadığı, hiçbir kadının eski sevgilisinin iç çamaşırlarını, çoraplarını yıkamak zorunda kalmadığı, evinde bir düşmanla uyanmadığı bir durak düşledim bu şarkıda. Ağaçlı, çiçekli, gölgesi serin bir durak... Bana göre şarkının götürdüğü yer, birbirimizin kıymetini yan yanayken bildiğimiz, birbirimizin arkasından gözyaşı dökmediğimiz, gerçek ilişkiler yaşayıp gerçekten bittiğinde kabul ettiğimiz yeni bir yerdi. Beni en heyecanlandıran tarafı da “Burada çok emek var”, “Aman senelerdir birlikteyiz” gibi tuhaf soruların etkisi altında yıllarca süren ve insanın içini çürüten zehirli ilişkilerin karşısında duran bir tavrı olmasıydı.

Yeniden âşık oldum, mutluluktan utanmamayı, mutluluğu paylaşmayı öğrenmeye başladım

Kalbi kararmışların karşısında durmak için sanattan, dostluktan, aşktan ve hayal kurduran umutlardan destek almayı öğreniyorum.

Hayrettin Taşkaya: Her gün yeni bir hayal kuruyorum

İçmimarsınız, bunun yanında hem şarkı söylüyor hem sanat yönetmenliği yapıyor hem de sahne kıyafetleri tasarlıyorsunuz. Bir eşarp koleksiyonuna çizim yapmışlığınız dahi var.
-Standart ailelerin beklentilerine hizmet verebilecek bir öğretim hayatı yaşayamadım. “Müzik zor iş. Bu çocuğu resme gönderin!” diyen aile büyüğümün fermanının üzerine resim bölümünü tercih ettim. Sonrasında içmimarlık bölümünü kazandım, müziğe de devam ederek kendi dünyamı yaratmaya başladım. Çizim yapıyorum. Şarkı yazıyorum.
Her gün yeni bir hayal kuruyorum. Bu hayallerin heyecanıyla bir hayat sürüyorum.

Kalben’le nasıl tanıştınız?
-Sınırlı sayıda müzisyen ve dinleyiciyi bir ev ortamında bir araya getiren bir etkinliğin Ankara ayağı bizim evimizde gerçekleşti. Orada tanıştık, hiç ayrılmadık. Birbirimizin yaralarını sevdik, engel olmak yerine engelleri kaldırdık. Birlikte ürettik, birlikte düşledik. Birbirimizin hayatını kolaylaştırdığımız için aile olduk.

Şimdiye kadar hep single çıkardınız, albüm niyetiniz var mı?
-Şarkılarımı kendime saklamak yerine paylaşmaya başladım. Her ay bir şarkı paylaşma planım diğer işlerim nedeniyle aksasa da önümüzdeki aylar için hazırlıklara devam ediyorum. Albüm, aylık şarkılar çıkarken başka bir fırında pişecek sanırım. Yani niyetim kesin. 14 Şubat’ta buluşmak dileğimle...

 

 

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle