Sessiz-sözsüz kabul dili de ne ola ki?

Güncelleme Tarihi:

Sessiz-sözsüz kabul dili de ne ola ki
Oluşturulma Tarihi: Ekim 02, 2021 07:00

Bir olay anında çocuklarımıza kullandığımız işlevsiz sözler varmış meğer. Üzgün bir çocuğu teselli etme çabasının bir anlamı yokmuş mesela. Yapılacak en doğru şey; önce susmak, sonra onun duygularını ifade edebilmesine alan açacak cümleler kurmak ve onu anladığımızı göstermekmiş...

Haberin Devamı

Melis: Çocuklu hayatta öyle zamanlar oluyor ki sakin kalıp onları anlamaya çalışmak zorlaşıyor Gizem. Biz çocukken kimsenin bizi anlamak gibi pek bir derdi yoktu. Çocuk ruhundan anlama konusunu içselleştirerek büyümedik yani.

Gizem: Öyle... Geleneksel modelden farklı tarzda çocuk büyütmek zor, emek istiyor. Sabır ve en önemlisi zaman istiyor. Ben elimden geldiğince ailemden gördüğümü değil, okuyup aklıma yatan modelleri uygulamaya çalışıyorum.

Melis: Ben de sıkıştığım anlarda hep çocuk psikoloğuna danışıyorum. Hatta bir kere Ferhat’la (eşim) beni alıp 4-5 seans, doğru ebeveyn yaklaşımları üzerine çalışmalar yaptırdı. Çok iyi oldu bizim için. Beni en çok şaşırtan şey ‘sessiz sözsüz kabul dili’ konusu olmuştu.

Gizem: Bebekken uyguladığımız aynalama tekniği gibi bir şey mi bu?

Haberin Devamı

ÖNCE BARBİE, SONRA LORİN...

Melis: Anladığım kadarını özetleyeyim... Bu, çocuğa “Seni anlıyorum; yaşadıklarının, duygu ve düşüncelerinin farkındayım” mesajı verebileceğimiz bir yaklaşım. Çocuğa duygularını daha çok paylaşması için alan açıyorsun. Bunun için de biraz ‘susmayı’ bilmen gerekiyor, benim için dünyanın en zor şeyi yani! Mesela gelip o gün okulda olan bir şeyi anlattığında direkt konuya atlamamak gerekiyor... Ya da diyelim Deniz ağlayarak gelip “Mehmet bana vurdu” dedi. Ben normalde “Mehmeeeet, kardeşine mi vurduun” diye deliririm. Oysa yapmam gereken “Öyle mi oldu Deniz? Nasıl oldu anlatmak ister misin, canın yanmış belli ki, üzülmüşsün” gibi şeyler söylemek. Böylece öncelikle onun acısını anladığımı, yanında olduğumu hissettirip sakinleştiriyorum. Sonra da olayı kafasında tekrar değerlendirmesini, duygularını ifade etmesini sağlıyorum.

Gizem: Daha anlaşılır oldu şimdi benim için. Benim şu an Lorin’e uyguladığım tekniğin devamı gibi, sevdim. Mesela Lorin üç gündür hasta. Biliyorsun, ben çocuğu sıkıştırıp ağzına ilacı boca etmeye karşıyım. Ona zorla bir şey yapılmasının kapılarını açıyormuşum gibi geliyor bana. İlaç konusunda dert kalmadı aslında, önce Barbie, sonra Lorin içiyor! Fakat bu sefer burnu tıkalı olduğu için sümükleri burun aspiratörüyle çekmem gerekiyordu.

Haberin Devamı

Melis: Ve sanırım kıyamet o noktada koptu...

Gizem: Buruna giren tuhaf bir hortum olduğu için ikna edemedim. Zavallı Barbie’nin burnu düşecekti neredeyse! Babasının burnunda da test edince ikna oldu. Fakat yine de ne ağlamak!

‘BU KONUDA KONUŞALIM MI?’

Melis: Canı mı yanıyor?

Gizem: “Canın mı acıyor” diyorum, “Hayır” diyor. Neden ağladığını anlatacağı kelimeleri olmadığından ağlamayı tercih ediyor. Ben de aynalama tekniğiyle “Şöyle mi hissettin, böyle mi hissettin” diye sorup duruyorum. Duygusunu anlarsam sakinleşecek, biliyorum... Sonra bir an aklıma geldi ve “Sümüklerinden ayrıldığın için mi ağlıyorsun” diye sordum. “Eveeet” dedi ağlayarak ve sonra sustu. Onlardan ayrılmasının normal olduğunu anlatınca konu kapandı. Demek ki büyüdüklerinde de yine duygusunu anladığını gösterip müdahale etmemek gerekiyor.

Haberin Devamı

Melis: Evet. Biz bu sessiz sözsüz kabul dilini çalışırken çok şaşırdığım şey, ebeveynlerin kullandığı ‘12 işlevsiz cevap’ oldu. Bunlar şöyle yanıtlar:

1- Emir vermek ve yönlendirmek.
2- Uyarmak ve gözdağı vermek (‘Bunu yaparsan pişman olursun’ gibi).
3- Ahlaki ders vermek (‘Ama küçükler böyle davranmaz’ gibi).
4- Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek (‘O zaman sen de başka çocuklarla arkadaş ol’ gibi).
5- Öğretmek, nutuk çekmek ve mantıklı açıklamalarda bulunmak.
6- Yargılamak, eleştirmek, suçlamak.
7- Övmek ve aynı düşüncede olmak.
8- Ad takmak, alay etmek.
9- Yorumlamak, analiz etmek ve tanı koymak (‘Galiba Berna sana nispet yapıyor’ gibi).
10- Avutmak (‘Yarın geçecek merak etme’ gibi).
11- Soru sormak, sınamak ve çapraz sorgu yapmak.
12- Sözünden dönmek, oyalamak, konudan saptırmak, şakacı davranmak.

Haberin Devamı

Mesela ben 4, 5 ve 10’uncu maddeleri hep yapardım, şimdi yapmamaya çalışıyorum ama arada kaçıyor işte. Ferhat da kızgın olduklarında şakalar yaparak konuyu dağıtmaya çalışırdı mesela.

Gizem: 4, 5 ve 9’uncu maddeler bende var. Çocuk mu büyütüyoruz, kendimizi mi yetiştiriyoruz, bazen karar veremiyorum. Sana da bir noktada “Amaaan, biz nasıl büyüdük canııım” boşvermişliği geliyor değil mi!

Melis: Gelmez mi! Ben bunları duyunca zaten dayanamadım “Peki biz çocuğumuza ne diyeceğiz yahu” diye isyan ettim. Ve karşınızda, çocuklarımıza kullanabileceğimiz işlevsel cümlelerden örnekler: Bana ondan söz et, duymak istiyorum. Bu konuda konuşmak ister misin? Anlatacaklarını dinlemek istiyorum. Bu konuda bir şeyler söyleyecek gibisin. Bu konu senin için önemli gibi gözüküyor. Ya, öyle mi? İlginç, anlıyorum, peki...

BAKMADAN GEÇME!