Hürriyet Cumartesi Haberleri

HÜRRİYET CUMARTESİ

    Öyle bir testosteron vardı ki set takım elbiseden geçilmiyordu

    Hakan Gence hgence@hurriyet.com.tr
    15.12.2017 - 12:08 | Son Güncelleme:

    Kanal D’de üç sezon yayınlanan ‘Poyraz Karayel’ ekran macerasını geçen sene sonlandırdı. Ama sevilen dizinin fenomen karakterleri şimdi de beyazperdede karşımızda. Bu hafta vizyona giren ‘Poyraz Karayel: Küresel Sermaye’nin başrol oyuncuları Celil Nalçakan, Musa Uzunlar, Ali İl ve Cem Cücenoğlu’yla buluştuk.

    Soldan sağa: Cem Cücenoğlu, Celil Nalçakan, Ali İl ve Musa Uzunlar. (Fotoğraf: Muhsin Akgün / MA Stüdyo)

    ◊ Dizi final yaptığında bütün başrolleri harap olmuş, hatta bazı karakterler ölmüştü. Şimdi filmde neler olacak?
    Celil Nalçakan: Biz aslında ‘Walking Dead’ çektik. Musa (Uzunlar) Abi ölmüştü, onun dirilmesiyle film başlıyor (Gülüyor).
    Ali İl: Şaka bir yana film her şeyi en başından alıyor. Ekranda üç sezon süren bu maceranın nasıl başladığına tanık olacaksınız. Yıl, 2014 civarı ve daha ‘Poyraz’ (İlker Kaleli) hayatımıza girmemiş. ‘Ayşegül’ (Burçin Terzioğlu) kapsama alanı dışında, henüz bağlantı kurulamamış.

    ◊ Yani diziyi izlememiş olanlar da filmi izlediğinde keyif alabilecek...
    Ali İl: Aynen. Başı sonu belli, bağımsız bir hikâye, illa diziyi izlemiş olmanız gerekmiyor.

    ◊ Vizyondaki rakibiniz de ‘Star Wars’...
    Celil Nalçakan: Düşün artık! Sabret Jedi! (Gülüyor)

    ◊ Dizide Oğuz Atay’ın özlü sözleri ön plandaydı. Bu hikâyede de var mı?
    Celil Nalçakan: Bizde Ahmet Kaya, Müslüm Gürses sözleri var. Acıların çocuğuyuz ve hepimizin arabesk bir tarafı var.

    Dünya görüşü olmayan birinin sanatçı olması çok zor

    ◊ İlker Kaleli filmin çekileceğinden sonradan haberi olduğunu söyleyip kırgınlığını dile getirdi geçenlerde...
    Celil Nalçakan: İlker’in kalp ağrısını bir oyuncu olarak düşününce anlayabiliyorum. Ama durumun bizle hiç alakası yok.

    ◊ Son dönemde dizilerde kendi adaletlerini uygulayan karakterleri daha sık görüyoruz. Sebep ne? Adalet sistemindeki aksaklıklar mı?
    Celil Nalçakan: Amacın ne Hakancım anlayamadım? (Gülüyor)
    Cem Cücenoğlu: Bir yer düşün, dünyanın neresi olursa olsun. Orada en büyük hak, hukuk ve adalet sisteminin olduğunu hayal et. Yine de insan vicdanının almadığı anlar ve adalet arayışı her zaman var olur. Zaten insanın isyankârlığı da buradan gelir.
    Musa Uzunlar: Hepimiz dünya görüşü olan insanlarız. Dünya görüşü olmayan birinden sanatçı olması çok çok zor.

    ◊ Peki filme adını veren ‘küresel sermaye’ mevzuu nedir?
    Celil Nalçakan: Kesinlikle karşıyım. Hem Celil hem filmdeki karakterim ‘Zülfikar’ olarak. Sorularımız, sorunlarımız ve düzeltemediğimiz arızalarımız var hayata karşı. Zaten hayata soracak sorun yoksa bu işi de yapma. Ama sadece muhalefet yapmak için muhalif değilim. Yakın olduğum tarafta bana göre bir arıza varsa oraya da muhalifim.
    Ali İl: Sanata yakın biri muhalif olmalı bence.
    Celil Nalçakan: Kadına şiddet, hayvan hakları, daha söylenecek çok şey var da işte...
    Musa Uzunlar: “Kim dayanabilir zamanın kırbacına, zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine, sevginin kepaze edilmesine, kanunların bu kadar yavaş, yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine, kötülere kul olmasına iyi insanın. Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken” demiş Shakespeare bundan 450 yıl önce... 450 yıldır dert, hep aynı dert.  

    Öyle bir testosteron vardı ki set takım elbiseden geçilmiyordu

    Antikahramanlarız ve halkın vicdanıyız

    ◊ Nasıl bir ekipsiniz?
    Celil Nalçakan: Filmde illegal işler peşinde koşturan ama özünde iyi kalpli insanlarız. Hepsi ‘Bahri Baba’nın askerleri. Özel hayatımızda da zaten Musa Baba’nın (Uzuner) askerleriyiz.
    Cem Cücenoğlu: Bir kabadayılık hikâyesi ama asla uyuşturucu, kadın ve silah ticareti işlerine bulaşmayan bir ekip. Racon kesen, hakkı olana hakkı olanı teslim eden bir babanın yanındayız. Antikahramanlarız ve halkın vicdanıyız.

    ◊ Sizce hak aramaları, kabadayıları sempatik ya da haklı kılar mı?
    Musa Uzunlar: Tabii haklı kılmaması gerek. Ama biz içinde sevginin olduğu, bir acı karşısında gözyaşı döken, televizyonda gördüğümüz diğer mafya ya da kabadayı karakterleri gibi olmayan, güzel öğütleri lezzetleştiren karakterleriz.

    ◊ Bu kadar testosteron yüklü bir sette çalışmak zor mu?
    Celil Nalçakan: Öyle bir testosteron var ki! Ama valla aramızda öpüşmüyoruz. Sadece bazen el ele tutuşuyoruz. (Gülüyor).
    Ali İl: Set takım elbiseden geçilmiyor.
    Celil Nalçakan: Diziye giren kızlar bile bir süre sonra erkek gibi oluyor.

    ◊ O kadar acımasız olmayın canım, filmde bir öpüşme sahneniz bile var...
    Celil Nalçakan: Şükran (Ovalı) benim çok eski arkadaşım. Onunla filmde bir öpüşme sahnemiz var. Sanki erkek arkadaşımı öpüyor gibi hissettim. O derece...

    ◊ Kadınlar en çok hanginizi beğeniyor?
    Celil Nalçakan: Tartışmasız Ali’yi.
    Ali İl: Bence seni Celil.
    Celil Nalçakan: Yok ya beni halk bağrına bastı. Ali’yi kızlar seviyor.

    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı