GeriHürriyet Cumartesi İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık

İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık
Fotoğraf: Emre Yunusoğlu

2004’te kurulan Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern kapılarını -şimdilik- kapatıyor. Karaköy’deki müze binası 18 Mart’ta kapanacak, mayısta geçici mekânı Union Française’de yeniden ziyaretçilerini kabul etmeye başlayacak. Eve geri dönüşse; üç yıl sonra... İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı büyük bir dönüşümün arifesinde sorularımızı yanıtladı.

İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık◊ Bir müze nasıl taşınır?
- Sanırım Türkiye’de bu anlamda da bir ilki gerçekleştireceğiz. İlk kez bir müze bir süreliğine başka bir mekâna taşınacak, sonra da geri dönecek. Taşınma süreciyle ilgili olarak uzun bir süredir arka planda çalışmalar yapıyoruz. Müzemizin Eser Kayıt Bölümü’ndeki ekibimizin önderliğinde bu işi profesyonel olarak yapan lojistik ve taşıma şirketleriyle birlikte çalışıyoruz. Yapıtların fotoğraflanması, toplanması, paketlenmesi, taşınması bir laboratuvar ortamındaki uzmanların titizliğinde gerçekleştiriliyor. Aralık ayından bu yana depolarımızda yer alan çalışmaları her bir yapıtın ihtiyaç duyduğu koşullarda sandıklıyoruz. Yurtdışına çok sayıda yapıt göndermemiz ve sergi açmamız sebebiyle bu konuda tecrübeli olmamız en büyük avantajımız...

İstanbul Modern koleksiyonundaki eserlerin ne kadarı geçici mekâna gidiyor?
- Yerleşmiş koleksiyon kimliğini temsil eden bazı çalışmalar, koleksiyona yeni katılan örneklerle bir araya gelerek görünür olacak. Şüphesiz mevcut müzedeki kadar büyük bir sergileme olmayacak ama şaşırtıcı, güncel, izlemesi zevkli ve bilgilendirici bir sergi hazırlığı içerisindeyiz.

◊ Geçici mekândaki ilk serginiz ne olacak?
- Geçici mekânımızdaki ilk sergimizde İstanbul Modern dahil dünyanın önde gelen müzelerinde yapıtları bulunan, yaşayan en önemli heykel sanatçılarından Tony Cragg’i ağırlayacağız.

İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık

Dünya standartlarında bir müze binasına kavuşacağız

◊ Galataport en başından beri çok tartışılan bir projeydi. Mimarlar Odası’nın bu projeyle ilgili çok ciddi çekinceleri var. İstanbul Modern’i doğrudan ilgilendiren bu projeyle ilgili sizin görüşleriniz neler?
- Projenin içeriğini tam ayrıntılarıyla bilmiyorum ama bittiğinde İstanbul’a çok şey katacağına inanıyorum. İstanbul Modern’e 14 yıldır ev sahipliği yapan Antrepo 4’ün de bulunduğu sahanın zemin güçlendirme çalışmaları bu projenin öncelikleri arasında yer alıyor. İstanbul Modern’e 2004’te dönemin başbakanı, Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tahsis ettiği bu alan, Galataport projesinin de kalbi diyebiliriz. Bu bölge tümüyle yenilenirken biz de uzun zamandan beri hayalini kurduğumuz dünya standartlarında bir müze binasına kavuşacağız. Tüm bu bölgenin yenilenmeye, güncel hayatın içinde olmaya ve topluma açılmaya ihtiyacı var. Proje tamamlandıktan sonra ortaya çıkan mekânlara gelenleri biz, bize gelenleri bu mekânlar ağırlayacak.

◊ Galataport projesini hazırlayan ekiple bir işbirliği yapıyor musunuz?
- Yeni müze binasını Eczacıbaşı Topluluğu ve Galataport tarafında Doğuş Grubu-Bilgili Holding ortaklaşa yapacak. Müze programıyla ilgili inisiyatif her zaman İstanbul Modern’in yönetiminde olacak elbette.

İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık

İstanbul Modern’in geçici mekânı Beyoğlu, Meşrutiyet Caddesi’ndeki eski Union Française binası 1896’da Alexandre Vallaury tarafından inşa edildi.

Bir numaralı müze mimarı Renzo Piano’nun imzasını taşıyacak

◊ Geçici mekânın Union Française olmasına nasıl karar verildi?
- Beyoğlu sınırları içinde geçici de olsa İstanbul Modern’in tüm faaliyetlerini sürdürebileceği bir bina bulmak çok kolay olmadı. Bizim için temel kriter, ziyaretçilerimizin alışık olduğu tüm bölümlerimizi hayata geçireceğimiz bir yer olmasıydı. Yani süreli ve süresiz sergi salonları, fotoğraf galerisi, kütüphane, eğitim bölümleri, sinema, kafe ve mağazanın aynı çatı altında olabileceği bir yapının peşindeydik. Meşrutiyet Caddesi’ndeki eski Union Française binası bütün ihtiyaçlarımızı karşılıyor.

◊ “Beyoğlu’nun eski tadı kalmadı” denilen bir zamanda yeni bina için buranın seçilmesinin özel bir anlamı var mıydı?
- Beyoğlu geçen yıllarda yaşanan üzücü olaylar sebebiyle geri planda kalmış gibi görünse de sanatın, kültürün ve İstanbul’un kalbi olmaya devam edecek. Kültür ve sanat aktiviteleri olduğu sürece Beyoğlu her zaman buluşma noktası olacak. O yüzden şimdi bu semte sahip çıkmanın tam zamanı!

◊ İstanbul Modern’in yeni inşa edilecek binasıyla ilgili paylaşabileceğiniz bilgiler neler?
- Yeni bina, Centre Pompidou, Whitney Müzesi, Beyeler Vakfı Müzesi, Centro Botín gibi pek çok müzede imzası olan, bir numaralı müze mimarı olarak bilinen Renzo Piano imzasını taşıyacak.

İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık

Hollanda Kraliçesi Beatrix 2007’de ‘Modern Deneyimler’ sergisi ile ‘Magnum Fotoğraflarıyla Türkiye’ sergisini gezdi.

İstanbul Modern Restoran’ın olduğu alan 14 yıl önce örümcek ağlarıyla kaplı bir yerdi

◊ İstanbul Modern’in kuruluş günlerini biraz anlatır mısınız? Böyle bir müze kurma fikri nasıl oluşmuştu?
- İstanbul’da bir modern sanat müzesi kurma fikri 30 yıl önce ortaya çıktı. 1987’de ilk kez düzenlenen Uluslararası İstanbul Bienali sırasında şehrimizin modern bir müzeye ihtiyacı olduğu görülmüştü. Başta İKSV Başkanı rahmetli Nejat F. Eczacıbaşı olmak üzere pek çok sanatsever bu ihtiyacın giderilmesi için o dönemde harekete geçti. Fikir aşamasının gerçeğe dönüşmesi 2004 yılını buldu.

◊ Siz nasıl dahil oldunuz bu hayale?
- Ben de başından itibaren bu hayali gerçeğe dönüştürmek için elimden geleni yapmak istedim. Müze işletmeciliği üzerine yüksek lisans yapmıştım. Yurtdışındaki çağdaş müze örneklerini gördükçe İstanbul’a böyle bir müze kazandırma fikri adeta tutkuya dönüşmüştü benim için.

◊ Hayalin gerçeğe döndüğü ilk zamanları nasıl hatırlıyorsunuz şimdi?
- 2003’teki 8’inci İstanbul Bienali mekânlarından biri olan bu antreponun bir müzeye dönüştürüleceği fikrinden yola çıkarak bugünlere geldik. Binanın o günkü hali inanılmazdı tabii.... Şu anda restoranın olduğu bölüm tamamen örümcek ağlarıyla kaplı bir haldeydi. Zaman zaman film seti olarak kullanılıyordu bina. Önümüz gümrüklü alan olduğu için balkona çıkmak yasaktı. Biz o dönem sadece bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık. Türkiye’deki modern ve çağdaş sanat üretimini toplumun her kesimine ulaştırmayı hedefleyen bir kimlik oluşturduk. Disiplinlerarası etkinliklere ev sahipliği yaparak insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık. Şimdi de yeni müze binasıyla başka bir hayali gerçekleştireceğiz. Taşınmadan önce tüm sanatseverleri Karaköy’e bekliyoruz.

İstanbul Modern’i Karaköy’deki binasında görmek için son günler... Bir antrepoyu müzeye dönüştürmekle kalmadık insanlara müzeye gitme alışkanlığı kazandırdık

Kraliçe II. Elizabeth 2008’de İstanbul Modern’in Londra Tasarım Müzesi işbirliğiyle gerçekleştirdiği ‘Tasarım Kentleri’ sergisini ziyaret etti.

‘Cehennemim’ eserinin yeri ayrı...

◊ Müzenin 14 yıllık yolculuğundaki belli başlı duraklar nelerdi?
- 14 yılda farklı disiplinlerde onlarca sergi düzenledik. Her birinin hem bizlerin, hem sanatçıların hem de ziyaretçilerimizin belleklerinde önemli bir kaydı olduğunu düşünüyorum. Uluslararası alanda dünyanın önde gelen müzeleriyle işbirlikleri gerçekleştirdik. Halihazırda devam eden işbirliklerimiz arasında MoMA’yla mimari, Centre Pompidou’yla eğitim projeleri var. Londra’da Tasarım Kentleri, Berlin-İstanbul, Atina, Dublin’e taşıdığımız sergilerimiz çok önemli duraklardı. Gerçekleştirdiğimiz retrospektifler de çok önemli sergilerimizdendi. İlk sergimiz Fikret Mualla retrospektifiydi. Cihat Burak, Sarkis, Kutluğ Ataman, Burhan Doğançay, Erol Akyavaş, Mehmet Güleryüz, İnci Eviner retrospektifleri ses getiren önemli sergilerimizdendi.

◊ Peki önemli eserler, dikkat çeken misafirler...
- Dünya çapında ünlü sanatçımız Fahrelnissa Zeid’in beş metrelik ‘Cehennemim’ adlı başyapıtını oğlu Prens Raad’la kızı Şirin Devrim, İstanbul Modern daha fikir aşamasındayken armağan etmişti. Müzeye giren ilk yapıt da o olmuştu. O nedenle onun yeri ayrı. Dikkat çeken ziyaretçilerimiz arasında da Kraliçe Elizabeth, Hollanda Kraliçesi Beatrix, George Bush ailesi var.

◊ Çok uzun yıllardır zamanınızın büyük bölümü İstanbul Modern’de, müze ziyaretçilerinin arasında geçiyor. Eminim çok ilginç anlar yaşıyorsunuzdur...
- Bir tanesini hiç unutamıyorum; küratörler eserleri çok sık koymak istemezler, eserler arasında boşluk bırakırlar. Bir gün merdivenlerden iniyorum, bir hanım yolumu kesti. “Sizin galiba esere ihtiyacınız var, bu duvarlar hep boş. Ben çok iyi el işlemeleri yaparım, isterseniz onları getirebilirim” dedi. Büyük bir iyi niyetle söylenmiş, çok hoş bir öneriydi.

◊ İstanbul Modern yolculuğunuz boyunca ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
- Neler neler... Yüzüme çok kapılar kapandı. Böyle bir müze kuracağımızı duyanlar, “Oya Hanım hayatta başka derdiniz mi yok” derlerdi. “Restoran açabilmek için müzeyi yanına koydular” diyenler bile oldu... O dönemde müzelerde restoran, kütüphane, sinema olması alışık olunan bir şey değildi. Süreli sergi bile pek bilinmiyordu. Müze dediğiniz yer, eserlerin sergilendiği ve korunduğu bir alandı sadece. Bırakın yılda üç sergiyi, üç yılda bir sergi bile gerçekleşmiyordu. “Çağdaş sanat müzesine ne gerek var” diyenler, daha projeyi bilmeden eleştirenler olmuştu. Ama açıldıktan sonra çok destek gördük. Kamu
sektöründen de özel sektörden de...

7 milyon - 14 yılda ağırlanan ziyaretçi sayısı

53 - 14 yılda düzenlenen süreli sergi sayısı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle