GeriHürriyet Cumartesi Biraz sihir, biraz duygu; bütün isteği buydu
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Biraz sihir, biraz duygu; bütün isteği buydu

Biraz sihir, biraz duygu; bütün isteği buydu

‘Arzu Tramvayı’, yetkinliklerini sakince sergileyen dört oyuncunun sürüklediği, duygu yüklü bir iş olarak karşımızda. Bir klasiği, döneminin iyi oyuncularından izlemek isteyenlere...

Biraz sihir, biraz duygu; bütün isteği buyduBlanche DuBois. Fransızca; ‘beyaz ağaçlar’. Şiir gibi bir isim. Tiyatro tarihinin en kırılgan kadınlarından; Tennessee Williams’ın efsaneleşen oyunu ‘Arzu Tramvayı’nın Blanche’ı. Zıt kutuplardaki bir başka kadının, Stella’nın ablası. Williams bir kadının çaresizce ayakta kalma çabasını 1940’ların New Orleans’ından, yoksulluğun, acımasız erkek egemen dünyanın göbeğinden, caz melodilerinin yükseldiği sokaklardan anlatıyor.

Hira Tekindor yönetimindeki ‘Arzu Tramvayı’nda Blanche DuBois’yı Zerrin Tekindor’dan, kardeşi Stella’yı Şebnem Bozoklu’dan, Stella’nın kaba saba kocası Stanley’i Onur Saylak’tan, Blanche’ın ‘son umudu’ Mitch’i İbrahim Selim’den izliyoruz. Her biri yetkin oyunculuğunu sakince sergiliyor. Açılışta Tekindor’un nefes nefese halini abartılı, Saylak’ın ilk sahnesini fazla ‘teatral’ bularak başladığım oyun hızla rayına oturuyor; Stella-Stanley-Blanche’ın sıkıştığı o tek göz hane, gözümüzün önünde yaşayan bir ev oluyor.

Şirin Dağtekin Yenen’in gerçekçi dekoru ve dönem kostümleri hayli başarılı (Klasikleşmiş oyunlarda tasarımda daha cesur denemeleri yeğlesem de oyunun özüne sadık bir sahneleme için şu hali kıvamında).

Elde avuçta ne varsa kaybetmiş, ama asıl yokluğu maddi eksikliklerinde değil aşksız, sevgisiz, yalnız bir kadın olarak, iç dünyasında yaşıyor Blanche. Tiril tiril elbiselerine bürünerek kurduğu düşleriyle yapıyor, o hep istediği ‘sihri’. Yaşlanmak, yalnız kalmak değil; nezaket, zarafet ve arzuyla dolu bir hayat istiyor. Hiç kimsesiz ve hiçbir şeysiz bir kadın olarak, kız kardeşinin yanına sığınıyor. ‘Arzu Tramvayı’nın onu getirdiği, Stanley gibi sert bir adamın ‘hükümranlığındaki’ bu ev, onun son durağı oluyor...

Biraz sihir, biraz duygu; bütün isteği buydu

Blanche’ın hem kırılgan hem histerik halleri, Stanley’in de etkisiyle adım adım çöküşe gidişi Zerrin Tekindor’un sıkı performansında vücut buluyor. Onur Saylak kariyerindeki, birbirinden farklı şahane ‘kötü adamlar’a bir yenisini ekliyor, Bozoklu o hayat dolu ama şiddet mağduru Stella’yı cıvıl cıvıl bir kadın olarak çıkarıyor karşımıza, bir o kadar da komik bir kadın! İbrahim Selim ise oyunculuğuyla oyuna leziz bir baharat eklemiş gibi. Blanche ile ilk sahnelerinde öyle güzel bir an kurmuşlar ki...

Hira Tekindor’un gözü, ‘Arzu Tramvayı’na ve bu ekibe iyi gelmiş; süresine rağmen sarkmayan, seyirciyi yoğun duygulara sokan bir oyun olmuş. İlk kavga sahnesindeki tokat ve yumrukların ‘mış gibi’ olduğunu, doktorun Blanche’a müdahale ettiği son sahnenin de bütüne kıyasla doğallıktan uzak kaldığını not edelim yine de.

Bir klasiği, döneminin iyi oyuncularından izlemek isteyenlere...

ARZU TRAMVAYI
Yazan: Tennessee Williams
Yöneten: Hira Tekindor
Oyuncular: Zerrin Tekindor, Şebnem Bozoklu, Onur Saylak, İbrahim Selim, Erdem Kaynarca, Onur Gürçay, Asena Girişken, Melih Düzenli, Özer Keçeci, Beste Güven.
Süre: 155 dak.
Bilet Fiyatı: Öğrenci 56, Tam 66 TL.
Ne zaman&nerede? 18 Ocak Perşembe, 21.00’de Uniq İstanbul’da.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle