GeriKelebek Hayalini bile kurmadım
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayalini bile kurmadım

Hayalini bile kurmadım
refid:7537887 ilişkili resim dosyası

Kelebek'e konuşan Selen Seyven "Gurur duyuyorum ama bu hayalini bile etmediğim bir şeydi" diyor.

Hayalini bile kurmadım
 
"Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü" filminde repliksiz bir rolle izleyici karşısına çıkan, "Genco" dizisindeki Pınar karakteriyle beğeni toplayan, genç oyuncu Selen Seyven'in bu kez başrolde olduğu ikinci sinema filmi "Janjan", 44. Altın Portakal Film Festivali'nde yarışıyor. Kelebek'e konuşan Seyven "Gurur duyuyorum ama bu hayalini bile etmediğim bir şeydi" diyor. 

Okulunuz devam ediyor değil mi?

- Müjdat Gezen Tiyatrosu'nda son sınıfta okuyorum. 21 yaşındayım, bu yıl inşallah bitireceğim okulu.

Ünlü yönetmen Ezel Akay'ın yeğenisiniz. Dayınızın oyunculuk konusunda size yardımı oldu mu?

- Dayım Ezel Akay bana "Madem oyunculuk yapmayı istiyorsun, gel 'Hacıvat ve Karagöz Neden Öldürüldü' filminde sana küçük bir rol vereceğim. Onunla kamerayı ve seti tanı, gör bakalım ortamı" dedi. Tabii ben de hemen kabul ettim. Küçüçük bir rolüm vardı, repliğim bile yoktu. Sadece ortada durdum. Ama tabii ki çok büyük bir jestti benim için. Dayım ondan sonra da saldı beni sokağa, piyasaya... "Artık ne yaparsan yap" dedi.

"Sen oyuncu olabilirsin" mi dedi?..

- "Artık kendi başının çaresine bakabilirsin" dedi. "Senden oyuncu olur" ya da "Olmaz" gibi birşey söylemedi. "Birşey yapmak istiyorsan kendi çabanla yap" dedi. Şimdi de "Genco" dizisinde oynuyorum, o da ilk dizim ve çok seviyorum. "Janjan" da ilk sinema projem, çok şanslıyım.

Janjan'da 17 yaşında 70 yaşında bir adama satılan bir genç kız rolündesiniz. Gerçeklik payı yüksek bir rol ve hâlâ yaşanıyor bu Doğu'da...

- Evet, zaten bu gerçekliği yansıttık filmde... Ben Eskigediz'e gittiğimde 15 yaşında bir kızın evlendiğini gördüm gözlerimle. Ki biz orada onu eleştiren bir film çekiyorduk. Bu beni ne kadar üzdü anlatamam size. Eskigediz'de beni tanıyorlar, Berk'e de hayranlar. Ben orada Fatma adlı kızı unutmam. 14 yaşındaydı ve "Seneye evleniyorum abla" dedi. İçimiz acıdı. Ülkemizde yaşandığını gördüğümüz ve takdir etmediğimiz şeyleri müzik, sinema gibi yollarla bir şekilde sanat icra ederek insanlara sunmaya çalışıyoruz. Ve takdir etmediğimiz birşeyi, töreyi eleştiriyoruz. Ve yanı

/images/100/0x0/55eb20ddf018fbb8f8ad00ed
başımızda 14 yaşındaki bir kız seneye evleneceğini söylüyor. Bu sene evlenmiş olabilir Fatma. Ben Güzel'i oynayıp onun gibi genç kızların hayatlarının değişmesine vesile olabiliyorsam ne mutlu bana.

ÖDÜL UMUDUM YOK

"Ödül alırım" diyor musunuz?

- Hayır, ben ödül almak için buraya gelmedim, aslında ödül umudum yok. Ya da ödül umuduyla bu filmin içinde var olmadım. İstanbul Film Festivali'nin ardından benim en çok desteklediğim Altın Portakal'dır. Altın Portakal'da bulunup, burada yer almak, hele bu yaşımda, benim için büyük bir avantaj. Bu, hayal bile etmediğim birşeydi. Janjan'da oynarken Altın Portakal'ı düşününce, "Bizim oraya gitmemiz için daha çok yolumuz var, usta olduktan sonra ancak gideriz" diyordum, ama buradayım işte.

Dayınız Ezel Akay ne diyor bu duruma?

- O inanamıyor zaten, konuştuk, o da gelecek. "Vayy be, biz ufacık rolde oynattık, bak ilk filminde Altın Portakal'a geldin" diyor. Ama çok mutlu ve gururlu tabii ki, çok büyük bir sevinç...

Peki Çetin Öner'le cüretkâr bir yatak sahneniz vardı; gerdek gecesinde olan... O sahneler ile ilgili ne düşünüyorsunuz...

- Evet, çok cüretkâr sahneler. 17 yaşında bir genç kız, 70 yaşında bir adam. Beni şimdi 70 yaşındaki bir adamla evlendirmeye kalksalar dünyayı yerle bir ederim. Ama oradaki Güzel karakteri gıkını çıkartamıyor.

Evet, yataktasınız ve "Sen bakire değilsin" diye bağırdığında ona "Dede" diyorsunuz...

- Evet çünkü dedesi yaşında. "Ben yapmadım dede" diyor. Hem korkuyor, hem susuyor, hem tecavüze uğruyor, hem dayak yiyor, hem itilip kakılıyor. O kız orada ne yapabilir ki! Kendini o adamın ellerine bırakmak zorunda. Ben bir kere çok gerildim ilk önce o sahnelerde. Ama sonra çok güldük Çetin Ağabey'le. Çok gergin bir sahne olmasına rağmen çok eğlenerek geçti. Çünkü Çetin Ağabey şöyle diyordu: "Sen benim kızımsın, nasıl yapacağım." "Çetin Ağabey gerçekten yapmıyoruz" diye kriz tuttu beni. Baba-kızız sette, beni çok sever. Ve o sahne çekilirken çok söylendi: "Böyle sahne mi olur, bu yazılır mı!" diye. Ama çok da hakkını verdi. Filmin genelinde benim canımı çok acıtan sahnedir. Çirkin, beter bir kız da olsa acır insan çünkü 17 yaşında ve 70 yaşındaki adamın altında.

Hayalini bile kurmadım
Günümüz aşklarını nasıl yorumluyorsunuz?

- Günümüz aşkları o kadar günlük ki... Bence ilişki dediğin uzun olmalı. Bizim jenerasyonumuz her şeyi çok çabuk tüketiyor. Hepimiz çok açız. “Onu bitirdim, şimdi şuna geçeyim” tadında... Annelerimiz böyle yaşamıyorlarmış. O zamanki masum aşkı isterdim. Biz niye tatmin olamıyoruz?

Siz ilişkilerinizde nasıl davranırsınız?

- Ben ilişkilerime, arkadaşlarıma çok sahip çıkarım. İlişkilerim hiç kısa ömürlü olmadı. Biri 1,5 sene, diğeri 2 sene sürdü. Şu an yalnızım ama eğer bir gün gerçek aşkı bulursam ve inanırsam, onu kaybetmemek için elimden geleni yaparım. Arkadaş konusunda da aynıyım. Gerçek arkadaş bulunca sıkı sıkı sarılıyorum. Çünkü artık insanlara inanmıyorum.

Bunun için yaşınız çok genç değil mi?

- Çok darbe yedim! O kadar arkadaş kazığı yedim ki...

Oyunculuk dışında ilgilendiğiniz şeyler neler peki?

/images/100/0x0/55eb20ddf018fbb8f8ad00f1
- Atları çok seviyorum. At biniyorum. Hayvan sevgim çok büyük. Sarıyer’de bir hayvan çiftliğimiz var. Evde de iki tane İran kedim var. Dışarıda gezmeyi çok sevmiyorum. Tam bir ev kedisiyim. Evimde oturup DVD izleyeyim, müzik dinleyeyim bana yeter.

En büyük hayaliniz nedir?

- Sinema tutkunuyum. Beyazperdede kendimi görmek kadar bana mutluluk verecek başka bir şey var mı, bilmiyorum. Sinema oyunculuğu yapmak istiyorum.

Çok şanslıyım

Siz de televizyonu basamak olarak kullandınız mı?

- Hem basamak, hem de önemli bir tecrübe. Bütün genç oyuncular, ilk deneyimlerini televizyonda yaşayıp sonra sinemaya geçerler. Ama ben çok şanslıydım, direkt sinemayla başladım! Bunu devam ettirmek isterim. Ama "Genco"da olmaktan da çok memnunum. Kemal Uzun’la çalışmak büyük bir deneyim. O kadar çok dizi var ki bunların arasından sıyrılabilmek çok zor. Ama reytingler gösteriyor ki, biz başardık.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle