GeriKelebek Harem Batılıların anlattığı gibi bir yer değildi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Harem Batılıların anlattığı gibi bir yer değildi

Harem Batılıların anlattığı gibi bir yer değildi
refid:18997766 ilişkili resim dosyası

Son dönemin en çok tartışılan konularından biri Osmanlı saray hayatı, özellikle de harem. Biz de haremin gerçek yüzünü ve Osmanlı’da kadın cinselliğini, bu konudaki makalelerini kitaplaştıran İrvin Cemil Schick’e sorduk

Türkiye’de tarih, kültür ve İslam sanatları alanındaki çalışmalarıyla tanınan İrvin Cemil Schick, İslam, cinsiyet ve kültür konularında yazdığı makalelerden oluşan ‘Bedeni, Toplumu ve Kâinatı Yazmak’ adlı kitabıyla gündemde. Dokuz bölümden oluşan kitabının bir bölümünde Osmanlı ve Türk yayın dünyasında erotik neşriyatın peşine düşen Schick’in bu konuda şaşırtıcı tespitleri var: “Matbuat kapitalizmi, cinsellik ve kadın-erkek ilişkilerine dair yeni fikirlerin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamış, toplumsal cinsiyeti değiştirici bir işlev görmüş.”
Osmanlıca makale ve kitaplarda görücü usulü evlilik eleştirilmiş, çokeşlilik yerden yere vurulmuş, sağlıklı ve tatminkâr bir cinsel hayatın önemi üzerinde durulmuş, cinsel çekicilik mefhumu meşru görülmüş ve en önemlisi cinsellikten kadının da erkekle eşit derecede haz almaya hakkı olduğu vurgulanmış.
Schick’e göre, özel yayınevleri tarafından el altından basılıp dağıtılan bu tür yayınlar ve yasadışı basılan erotik kitaplar yeni cinsellik normlarının Osmanlı toplumuna yayılmasını sağlamış: “Mehmet Rauf’tan ?emsettin Sami’ye, Halide Edip’ten Hüseyin Rahmi’ye pek çok yazarın yapıtlarında erotik öğeler bolca yer tutuyor. Böylelikle, toplumu muzır neşriyattan korumanın ne kadar zararlı olabileceğini hep beraber görüyoruz.”

SARAY KONFERANSLARI

Her ay düzenlenen Saray Konferansları çerçevesinde yarın saat 16.30’da Dolmabahçe Sarayı’nda ‘Hangisi Gerçek Harem’ başlıklı bir konuşma yapacak Schick’e göre Osmanlı’da üzerine en çok fantezi üretilen konulardan biri harem: “Tarih boyunca Batılıların Osmanlı hakkında uydurduğu şeyleri öğrenip kendimize mal ettik. Havuz kenarında yastıklar üzerinde çırılçıplak yatan, bir yandan nargile tüttüren kadınlar... Her akşam başka bir cariyeyle beraber olan   padişahlar... Oysa Saray Haremi dediğiniz yer yüzlerce kişiyi barındırıyor. Bunların hepsi padişahın kadınları değil. Haremde herkesin ayrı görevi var. Bu kadınlar şiir de yazıyor, siyaset de yapıyor. Osmanlı kadını düşündüğümüz kadar  pasif değildi. Siyasette, ticarette, üretim ve tüketimde aktifti. Çok güçlü, dediğini yaptıran kadınlar da vardı.”
Ve şu önemli bilgiyi de ekliyor: “Sanki geçmişimizde cinsellik, pornografi hiç yokmuş da bunu bugün icat etmişiz gibi yaşıyoruz. Oysa geriye baktığımızda atalarımızın çok sağlıklı bir cinsel hayatı olduğunu görüyoruz. Geçmişte son derece açık saçık diyebileceğimiz eserler var. Örneğin ?eyhülislam Kemal Paşazade gibi son derece dinibütün insanların yazmaktan çekinmediği bugün olsa ‘pornografik’ diyebileceğimiz sağlıklı cinsel yaşam kitapları var. Toplum eskiden son derece açık ve sağlıklıymış. Bugün ise çok takıntılı...”

FELAKET BİR MELEZİM

Musevi bir ailede yetişip İslamiyet’e merak salan, mühendislik ve matematik eğitimi almasına rağmen kalbi hep tarih için atan İrvin Cemil Schick, İstanbul ?ehir Üniversitesi’nde ders veriyor. Osmanlıca bilen Schick, Kuran’ı ilk kez 19 yaşında ABD’de okumuş.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle