GeriKelebek Haftanın Sohbeti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Haftanın Sohbeti

Tecavüz zor zenaat

Türk filmlerindeki tecavüzcü tipinin değişmez karakter oyuncusu Coşkun Göğen, 38 yıl emek verdiği mesleğinde sapık olmadığını söylüyor ve 3 kız yetiştirdiğini hiç unutmuyor.

Bugünlerin en popüler filmi Kahpe Bizans'taki üç saniyelik tecavüz rolüyle dikkatleri üzerine çeken Antalyalı Coşkun Göğen, yaptığı işin inceliklerini anlattı.

11 yıldır Antalya'da yaşayan ve, ‘‘Bu cenneti geç keşfetmişim’’ diyen Yeşilçam'ın ‘‘Tecavüzcü Coşkun’’u, bilinenin aksine, çok iyi bir baba... Üç kızını da en iyi şekilde yetiştirmenin gururunu yaşıyor.

Son bir haftadır ise, gişe rekorları kıran filmdeki tecavüz sahnesindeki başarısının sarhoşluğu içinde... Adı afişte bulunmasa bile, o hem aldığı paradan, hem de üç saniyelik rolünden çok memnun.

Beyaz perdenin 38 yıllık sinemacısı, 28 yıllık tecavüzcüsü Coşkun, bazı kişilerin, sapıklıkla tecavüzü karıştırmasından şikayetçi. Bir de son günlerde İtalyan mahkemesinin fortçuluğu tecavüz saymasına kızgın...

Bakın ne diyor bu konuda: ‘‘Benim bildiğim fortçuluk otobüslerde, trenlerde olur. Bence fortçuluk sapıklık. Bunun tecavüzle ne ilgisi var ki?.. İtalyan hakimler yanlış düşünmüş.’’

Sinemaya nasıl başladınız?

17-18 yaşlarındaydım. Bir yandan eniştemin dükkanında berberlik yapıyordum, bir yandan da dansçıydım. Figüran olarak bir filmde oynadım ve kazandığım ilk para 15 liradır. Sonra figüranlık devam etti.

Ne tür filmlerde oynuyordunuz?

Gençlik filmleriydi. O zaman tecavüz rolleri oynamadığım için bana Hippi Coşkun derlerdi. Oldukça popülerdim.

Bu tecavüzcü lakabı nereden geldi?

Sene kaçtı hatırlamıyorum ama bir gün Tan Gazetesi'nde fotoğrafımı gördüm. ‘Dünyaya tecavüz eden adam’ diye, benim resmimi koymuşlar.

Nasıl bir fotoğraftı?

Perihan Savaş ile oynadığımız bir fotoromandan alınmış tecavüz görüntüsüydü. Sonra tecavüzcü olarak, peşpeşe filmler yapmaya başladım.

Tecavüz ettiğin en ünlü sinema yıldızı kimdi?

İsim veremem. O tarz filmlerde akla gelen ilk isim ben oluyorumdum.

FAYDA GÖRDÜM

Bu lakaptan dolayı üzüldüğünüz oldu mu?

Üzülmedim. Faydasını çok gördüm. Bazı insanlara bu lakap erotik geliyor herhalde. Ve, beni arayıp buluyorlar.

Kimler arıyor?

Genelde bayanlar. Çok enteresan... Rakam verirsem, ‘Abartıyor’ derler ama çok sayıda. Mesela, son üç sene içinde benimle tanışmak isteyen, benimle konuşmak isteyen, ‘Vay, sen neymişsin be abi?’ diyen ve benimle birlikte olmak için, çok kişi geliyor yanıma. Yakışıklı değilim ama unutulmuyorum. Bir de, Türkiye'nin her yerinden geceleri beni ararlar. Beyin mastürbasyonu yapıyorlar. 20 dakika, 30 dakika konuşanlar var.

Yolda seni görüp de, ‘Tecavüz et bana Coşkun’ diyen oluyor mu?

Evet. Hatta, bazı günler bir kaç bayandan aynı teklifi aldığım oluyor. Genç kızlar beni çok taciz ediyorlar. Hareketleriyle karşımda bir bayan olduğunu hissettiriyorlar.

Tecavüzden çok para kazandınız mı?

Dünyada hem o işi yapıp, hem de para kazanan tek kişi benim. En iyi parayı da Gani Müjde ağabeyim sayesinde kazandım. Kahpe Bizans'tan önce Arabesk'de oynamıştım. O zamanın en iyi parasını almıştım. Son filmi Kahpe Bizans için de çağırdı. Üç saniye rol için inanılmaz miktarda para aldım. Ve, o sahne beni on sene daha ileriye götürdü.

HİÇ PROVASIZ

Üç saniye bir tecavüz için yeterli mi?

Çalışma şekli o kadar profesyoneldi ki, o sahneyi hiç provasız iki seferde çektim. Çünkü, ben profesyonelim. Eğer, seyirci filmin üç yerinde abartılı şekilde gülüyorsa, biri benim sahnemdir. Çok mutluyum. Yine ufkum açıldı. Tecavüzcü Coşkun yaşıyor.

Filmi genelde nasıl buldun?

Film harika, aktörleri birbirinden kıymetli. Mehmet Ali Erbil'e hayran oldum. O çılgın bir şey. Aktör falan değil, uzaydan gelmiş farklı biri. Nerede, ne zaman, ne yapacağı belli olmayan biri...

Tercihinize bıraksalar, filmdeki hangi bayan sanatçıya tecavüz etmek isterdiniz?

Sonuçta ben bir aktörüm. Hangisi olursa olsun hiç farketmez. Çünkü, o kişi, bu kişi diye bakmıyorum olaya... O bir rol.

Demet Şener'e ne dersiniz?

İsmini hatırlamıyorum ama benim tecavüz ettiğim kadın sanatçı, fiziğiyle hem Demet Şener'e, hem de Handa Ataizi'ne iki basar.

İKİ KEZ ÖPTÜM

Hiç reddettiğiniz rol oldu mu?.. Mesela, ‘Ben bu sanatçıya tecavüz edemem’ dediniz mi?

Abi ben sapık değilim. Ben işimi yapıyorum. Benim orada cinsel bir şeyim yok. Ben profesyonelim. Karşımdaki 60 yaşında bir bayan da olabilir. Yalnız, çocuk olmaz. Çünkü, bu sapıklığa girer. Benim tarzım değil bu.

Tecavüz etmenin de bir kuralı var mı?

Karşımdakini incitmemeye çalışırım. Mesela, bugüne kadar ben tecavüz ederken, iki kere öpüştüm. Tecavüz sahnelerinde karşımdakinin hareketli olmasını isterim.

O arada, ufak tefek kazalar oluyor mu?

Ben tüy gibiyimdir. Ama, yine de benim vücudumda çizilmeler, yırtılmalar oluyor. Bayan arkadaşımda olmaz.

Tecavüze uğrayan bayanın kazaya kurban gitme olasılığı var mı?

Böyle birşey sözkonusu değil.

Afişte isminiz yoktu.

Bunu büyütmeye gerek yok. Benim ismim olsa ne olur, olmasa ne olur. Bir sahnede göründüğümde bütün sinema ayağa kalkıyor ya, o bana yeter. Üstelik, ben bu işi ticari olarak yapmıyorum. Benim hobim. Aldığım para da bir ekstra gelir oluyor.

38 YILLIK EMEK

Ne kadar daha devam etmeyi düşünüyorsunuz?

Ömrümün sonuna kadar.

Her an tecavüze hazır mısınız?

Hazırım.

Sizin yerinizi doldurabilecek biri var mı?

Biraz zor. Ben 38 sene emek verdim. Figüranlıktan başladım bu işe. Taşı, ekmek diye yedik. Zamanı geldi aç kaldık. Şimdiki gençler bacak bacak üstüne atıyor bir aktörün yanında.

Tecavüz sahneleri insanlara kötü örnek oluyor mu?

Zannetmiyorum. Gençler, ‘Baba yolundayız’ diyorlar. Bilhassa lise talebeleri. Hangi yolda olduklarını soruyorum. ‘Senin gibi ona buna saldıracağız’ diyorlar. Bende onlara, bir aktör olduğumu hatırlatıyorum. Kamera dışındakinin ceza unsuru olduğunu söylüyorum.

İstanbul'da yaşarken Antalya aklınıza nereden geldi?

Benim İstanbul'da çok büyük bir pantolon mağazam vardı. İşlerin iyi gitmediğini hissediyordum. O sıralar Tarık Tarcan'la aynı anda 3 film birden çekmek için Antalya'ya gelmiştik. Burası bir doğa cennetiydi. Ve, Antalya'ya geç geldiğimi anladım. Pek fazla para kazanamıyorum ama geçiniyorum. Sevgiyle, alkışla yaşıyorum. Bu da bana yetiyor.

KİM KİMDİR

1945 yılında İstanbul'da doğdu. Kendi deyimiyle, ortaokul ikinci sınıfta delirmeye başladı ve öğretim hayatını bitirdi. 12 yaşında bir berber çırağı olarak iş hayatına atıldı. Daha sonra dansa merak saldı. 17 yaşlarına geldiğind,e dans yaptığı grup sayesinde Yeşilçam ile tanıştı. Üç kız babası. Üç yıl önce 26 yıllık eşinden boşandı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle