GeriKelebek Haftanın albümleri
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Haftanın albümleri

JACK WHITE
BLUNDERBUSS
XL Recordings / Columbia / Sony Music

1997-2011 arasında, tüm zamanların en şık rock projelerinden birini (bkz. The White Stripes) dünyanın tepesine yerleştirip farklı sulara yelken açtı Jack White. Kendisi çağımızın en stil sahibi müzisyenlerinden, en karizmatik gitaristlerindendir. Kırmızı-beyaz bayraklı, iki kişilik krallık The White Stripes’ın ardından bir süre The Raconteurs, bir süre de The Dead Weather ile takılan White, sonunda ilk solo albümünü çıkardı. ‘Blunderbuss’, onun bugüne kadar sergilediği tüm numaraları barındırıyor aslında. ‘Freedom at 21’daki şarkı yazarlığına, ‘Sixteen Saltines’deki garaj rock dokusuna, ‘I’m Shakin’deki rock‘n’roll hissiyatına ve albüme adını veren şarkıdaki folk’a dikkat! Albümün pek sürpriz barındırmadığını düşünebilirsiniz ama White’ın günümüz rock’ını şekillendiren en önemli beyinlerden biri olduğunu bildiğiniz sürece, bu rahatsız etmiyor. Onun standardına göre normal olan bu çalışma, birçok ‘sözde rock ikonu’ için hayalin ötesinde. Blues rock’tan garaj rock’a, country rock’tan folk rock’a kadar penasıyla açtığı kapılardan sizi şevkle sokuyor, iştahla ilerletiyor White.

TEOMAN
AŞK & GURUR REMİKSLER
Avrupa Müzik

Müzikle alakalı çoğu konuda olduğu gibi remiks konusunda da çağın gerisindeyiz. Bizde remiksten anlaşılan şey; şarkının temposuyla oynayıp altyapıya sabit bir döngü eklemek. Türk müzik piyasası dâhilinde bugüne kadar dinlediğim birçok remiksin, parçanın ruhunu öldürüp değerini düşürdüğüne inanıyorum. İyi bir remiks, tıpkı iyi cover gibi şarkıya yeni bir yorum katar, bu sayede şarkı orijinali kadar tercih edilebilir olur. Müziği bıraktığını açıklayan Teoman’ın ‘Aşk ve Gurur’ adlı son albümünden 4 şarkı ve 11 remiksinden oluşuyor elimizdeki bu albüm. Lady Gaga, Rihanna, Timbaland ve Mariah Carey gibi isimlere yaptığı remikslerle tanınan Chew Fu ve Alman DJ / prodüktör Fred Falke dışında Armageddon Turk, Audio Knob, İskender-Zafer Paydaş ve 5shootscount1’ın imzalarını görüyoruz albümde. Fred Falke’nin ‘İstanbul’da’ için yaptığı club miksi, 5shootscount1’ın ‘Tek Başına Dans’a kattığı enfes yorum, Chew Fu imzalı ‘Romantik’in Fix Club miksi, İskender-Zafer Paydaş’ın ‘İstanbul’da’ miksi ve Armageddon Turk’ün ‘Tek Başına Dans’a getirdiği yeni boyut dikkat çekiyor. Meraklısına...

KYLIE MINOGUE
THE BEST OF KYLIE MINOGUE
EMI

Avustralyalı pop ikonu Kylie Minogue’un müzik kariyerindeki 25. yılını kutlamak amacıyla piyasaya sürüldü bu toplama albüm. Kylie, TV oyunculuğundan şarkıcılığa adım attığında çıkış şarkısı ‘I Should Be So Lucky’i dinleyenler onun tek hitlik bir şarkıcı olduğuna inanmışlardı ama Kylie, yıllar geçtikçe hep daha ileri gitmeyi başardı. 2000 tarihli ‘Light Years’ albümünden itibaren dans sound’lu albümler yaptı ve kulüplerin tozunu attırdı. ‘Spinning Around’, ‘Slow’, ‘Can’t Get You Out of My Head’, ‘Love at First Sight’, ‘In Your Eyes’ bu dönemin en başarılı şarkıları oldu. 2000 öncesi dönemini de yabana atmamak gerek, sonuçta ‘Never Too Late’, ‘Confide in Me’, ‘Give Me Just a Little More Time’ gibi güzel şarkılar da bu döneme ait. Toplam 21 şarkılık albümde tüm bu parçalara ek olarak Kool and the Gang cover’ı ‘Celebration’ da dikkat çekmekte. Hiç yeni şarkı içermeyen albümün bir de bu şarkıların kliplerinin yer aldığı DVD’li versiyonu var. Ben şahsen tabii ki DVD’li versiyonu tercih ettim ama CD versiyonu da özel ve sonuçta almaya değer bir eser. Nice yıllara Kylie...

BURAK YETER
BLUE
Connection Records / DMC

Burak Yeter 2005, 2006 ve 2009’da çıkardığı ‘For Action’, ‘For Message’ ve ‘Connection’ adlı albümleri, farklı ülkelerde yapmış olduğu sayısız remiksleri, plakları ve EP’lerinden sonra, yeni albümü ‘Blue’da iki CD dolusu şarkıyı önümüze seriyor. Bu yıl Ajda Pekkan’ın ‘Arada Sırada’sına yaptığı remiksle Kral TV’den ‘en iyi remiks’ ödülü kazanan Yeter’in bu albümünde eski ve yeni Türkçe şarkıların yepyeni club remiksleri ve Burak Yeter’e ait yabancı parçalar duyacaksınız. Albümde Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Sertab Erener, Ferhat Göçer, Burcu Güneş, Yusuf Güney gibi isimlerin şarkılarına Yeter’in getirdiği remiks yorumlar dinamik ve enerjik ama maalesef bir yerden sonra tekdüze bir hâl alıyor. Burak’ın müziğe ne kadar kafa yorduğunu bildiğim için, kendisinden daha yaratıcı birkaç hamle bekledim albüm boyunca ama riske girmemiş, ‘bakkal’ miksten kopmamış. Ticari bir hamle. Seversiniz, sevmezsiniz, o ayrı. Her ne kadar remiks albüm olarak lanse edilse de Burak’ın kendi şarkıları da elektronik pop, disko pop, trance ve house arasında yoğunlaşan kimyalarıyla dikkat çekici örnekler.

SLASH
APOCALYPTIC LOVE
Roadrunner / EMI

Bu sefer kendi grubuyla, konuksuz...

Müzik tarihinin gördüğü en büyük gruplardan biriydi ‘80’lerin sonu, ‘90’ların başında Guns N’ Roses. Şu anki Guns N’ Roses’la da alakası yoktu, vokalist ve aslında grubun adının devam etmesinin tek sebebi Axl Rose dışında. 1987-1993 arasına sığdırdığı altı albümle ‘son büyük rock‘n’roll markası’ unvanını sonuna kadar hak eden grup, her bir elemanının karakteristik özellikleriyle de çok eşsiz bir kimya sergiliyordu. İşte o kimyanın en ağır elementlerinden, efsane gitarist Slash bu yazının konusu.
1996’da Guns’dan ayrıldıktan sonra Slash’s Snakepit grubuyla iki albüme imza atan Slash’i bugün yeni nesile kazandıran oluşum ise elbette tüm zamanların en iyi süpergruplarından Velvet Revolver’ın kadrosunda yer almasıydı. Üç Guns N’ Roses elemanı (Slash, Duff, Matt), bir Wasted Youth elemanı (Dave Kushner), bir de Stone Temple Pilots elemanından (Scott Weiland) mütevellit Velvet Revolver sayesinde Slash, 2000’li yılların ilk yarısını yine zirvede geçirdi. Fakat o grubun da 2008’de vokalist Scott ile yaşanan problemler yüzünden ‘belirsizlik dönemi’ne girmesi, Slash’i sonunda bir solo albüm yapmaya itti.
2010’da çıkan ve Slash’in kendi adını taşıyan albüm; Ozzy Osbourne, Fergie, Chris Cornell, Adam Levine, Lemmy Kilmister, Kid Rock, M. Shadows, Iggy Pop ve Myles Kennedy gibi konuklarla bir Slash albümünden ziyade rüya takım şovuna dönüşmüştü. Öyle muhteşem kadrolu, harikulade bir albümden sonra Slash; vokaller ve gitarda Myles Kennedy, basgitar ve back vokallerde Todd Kerns, davulda ise Brent Fitz kadrosuyla turlamıştı. Aynı kadroyla da, bu sefer konuksuz bir şekilde ikinci albümünü hazırladı.
‘Apocalyptic Love’ oldukça basit, popüler rock müzik formüllerine sadık ve eğlenceli bir albüm. Ama daha fazlası değil. Myles Kennedy son yılların rock sahnesine çıkmış en kusursuz seslerden ancak sesindeki eşsiz renk şarkılardaki ruha pek yansımamış. (Biz onu Alter Bridge’deki tutku dolu vokalleriyle benimsemişiz bir kere.) Slash elinin hünerini albümün her saniyesine dökmüş, yetmemiş grunge havalarına da, tansiyonu daha düşük yollara da virajlardaki keskinliğe rağmen neredeyse kusursuz direksiyon kırmış. Ama geçen albümdeki hitlerden yaratmış mı? İşte orası şüpheli.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle