GeriKelebek Gurur duyduğum, özendiğim büyük teyzeme vefa borcum için oynadım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gurur duyduğum, özendiğim büyük teyzeme vefa borcum için oynadım

Gurur duyduğum, özendiğim büyük teyzeme vefa borcum için oynadım
refid:5331426 ilişkili resim dosyası

İzmirli Uşakizadeler’in torunu Yasemin Erboy 19 yaşında. İzmir Özel Türk Koleji’nden sonra St. Joseph Fransız Lisesi’ni bitirdi. Şimdi New York’ta Columbia Üniversitesi ikinci sınıf öğrencisi. Önümüzdeki yıl Çevre Bilimleri Bölümü’nü seçecek.

Hem sanat hem de fen bilimlerine ilgi duyuyor. Çevre eğitimi almasının dünyaya ve kendisine daha çok şey kazandıracağını düşünüyor. Yasemin, ressam Zeynep Erboy ve işadamı Muammer Erboy’un tek çocuğu. Babası, Latife Hanım’ın kız kardeşi Vecihe İlmen’in kızı Gönül Hanım’ın oğlu. Yani Latife Hanım, Yasemin Erboy’un baba tarafından büyük, büyük teyzesi.

Yasemin, Bir TV’nin yaptığı, Latife Hanım drama belgeselinde teyzesini canlandırdı. Makyaj hilesine gerek duyulmadı, zira büyük teyzesine o kadar çok benziyor ki. Elmacık kemikleri, gülünce gözlerinin yumuklaşması...
/images/100/0x0/55eb3ea2f018fbb8f8b4a622

Yasemin’le, New York’ta Columbia Üniversitesi’nde buluştuk. Öğrenci yurdunda Çinli arkadaşıyla paylaştığı, Broadway’e bakan odasının her yanı aile ve İzmir fotoğraflarıyla dolu.

Gurur duyduğu büyük teyzesine benzerliğinin fiziğiyle sınırlı olmadığını fark etmem uzun sürmüyor. Müzik ve dil yeteneği, inatçılığı ve azminin ortak yönleri olduğunu söylüyor gururla. Babaannesi de, babası da çocukluğundan itibaren bazen saçını arkaya atmasını, bazen inatçılığını benzetip ona sık sık "Tıpkı Latife gibisin" derlermiş. Yasemin, Latife Hanım’ı sanat ve entelektüel açıdan örnek aldığını söylüyor. Öğrendiği dillerle de Latife Hanım’dan geri kalmıyor. "İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, Farsça’yı çok iyi biliyordu. Ben de İngilizce, Fransızca, Almanca biliyorum. Bu yıl Çince’ye başladım." Büyük teyzesinden bir konuda ayrı düşüyor: Siyaset. "Türkiye’deki siyasi durumdan hoşnut olmadığım için uzak durmayı uygun görüyorum" diyor. Röportaj biter bitmez Yasemin, İstanbul’dan götürdüğüm DVD’leri alıp arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle bir an önce seyretmenin sabırsızlığıyla odasına koşuyor.

Fransız Lisesi’nde okuduktan sonra neden ABD’yi, Columbia Üniversitesi’ni tercih ettiniz?

- ABD’de okumak istiyordum. Çünkü tam olarak ne yapacağıma karar verememiştim. Sınavla bir bölüme girip tek konuya yoğunlaşmak, sadece onu yapmak, beklentilerime uygun değildi. ABD’nin eğitim sistemi tam bana göreydi. Columbia hem New York’taydı hem de bana çok şey öğretecekti. İki yıl boyunca genel bir eğitim alıp, sonra branş seçebilecektim.

Okul bittikten sonra Türkiye’ye dönecek misiniz?

- Belli değil. Dört yıl eğitimden sonra üç-dört yıl master yapmayı düşünüyorum.

Çocukluğunuzda, ailenizde Latife Hanım’ın adı sık geçer miydi?

- Kitabın ikinci bölümünü; eğitimi, ailesini, evlenmesini, yaşlılık dönemini ezbere söyleyebilirim. Latife Hanım 1975’te vefat ettiğinde babam İstanbul’da Avusturya Lisesi’nde öğrenciymiş. 1987 doğumluyum, Latife Teyze’me yetişemedim. Böyle bir ailenin üyesi olmak her zaman büyük bir onurdu. Entelektüel açıdan da bana büyük getirisi oldu. Latife Hanım’ı tanımayı çok isterdim. Kesinlikle çok büyük bir insan. Hiç tanımasam da onun öykülerini dinledim hep. Bir hareketim, bir olaya tepkim ona çok benzetiliyordu. Bu benzetmeler, onu hep tanıyormuşum duygusu verdi. Aile meclisinde, yaşadığı baskı ve provokasyonlara karşı suskunluğu, gösterdiği sadakat, sabır anlatılırdı. Beni özendiren hikayeleri anlatılırdı. Eğitimi, modernliği hep örnek gösterildi. Müzik, dil ve üniversite eğitimi konusunda ailemde hep bak, Latife Teyzen böyle yapmıştı, dendi.

Latife Hanım’ın sizde iz bırakan en belirgin özelliği neydi?

- Piyano çalmasıydı. Uzun zamandır piyano çalıyorum. Hocamdan, piyanoya bakış açımdan memnun değildim. Ara
/images/100/0x0/55eb3ea2f018fbb8f8b4a624
verdim. Yeniden ders almaya başladım. Burada kredili ve çok ciddi biçimde piyano dersi alıyorum. Latife Teyzem, piyanoya geri dönmemde en büyük sebepti. O da çok güzel çalarmış. Ben de onun gibi Klasik Batı Müziği’ni tercih ettim. Sanat ve entelektüel açıdan onu örnek aldım. Resim yeteneğimi de annemden almışım.

Piyano öğretmeniniz sizi nasıl buluyor, büyük bir potansiyel görüyor mu?

- Müthiş yetenekli değilim ama çalışmayı çok seviyorum. Virtüoz olamam çünkü başkalarının önünde piyano çalmayı sevmiyorum. Kendim için çalıyorum. Müzikte Romantik Dönem’i çok seviyorum.

OKUL MÜSAMERESİNDE BİLE OYNAMAMIŞTIM
/images/100/0x0/55eb3ea2f018fbb8f8b4a626

Filmdeki rolünüzde çok başarılısınız, oyunculuk eğitimi aldınız mı?

- Hiçbir eğitimim yok. Okulda bir müsamerede bile oynamadım. Hiç düşünmediğim bir şeydi. Akraba olmasaydık, yalnızca benzediğim için bu role seçilseydim, oynamazdım. Ailemden birini canlandırmak hem büyük gurur hem büyük bir baskı getirdi.

Latife Hanım’ı canlandırırken heyecanlarını, mutsuzluklarını, badireler karşısındaki duruşunu onun yerine siz de yaşadınız mı?

- Çekim boyunca çok duygulandım. Çekimin başlangıcında heyecanlanmıştım ama sonraki günlerde kendimi kaptırdım. Topal Osman’ın köşk baskını sahnesini adeta yaşadım, 45 dakika portakal kasalarının üzerinde ileri geri yürüdüm.

Teyzeniz, seven ama mutsuz ve kırgın bir kadının da örneği. Büyük sorumluluklar taşıyan bir devlet adamına aşık olmaktan korkar mısınız?

- Genç kızların okuduğu Aşk ve Gurur’daki gibi dinlemesi güzel bir hikaye. Ama böyle bir şey yaşamayı kimse istemez.

Aileniz, Latife Hanım’ın mutsuzluğuyla biten evliliğe rağmen damatları Atatürk’e sevgi, saygı ve sadakatini hep korudu.

- Filmde rol almamın en büyük nedeni buydu. Hiçbir aile, aileden birinin medya konusu olmasını, bu nedenle meşhur olmayı istemez. Ailemdendi, vefa borcum vardı, ödedim. Bu rolü oynayarak, Atatürk hakkında neler düşündüğümü gösterdim.

Kitapla birlikte başrolünü oynadığınız film, Latife Hanım’ı dışlayan, yok sayan önyargıları da yerle bir ediyor.

- Latife Hanım’ın oyuncak edilmesi, gülünç duruma düşürülmesi gibi bir amaç olsaydı kesinlikle oynamazdım. Projenin kalitesinden çok memnunum. Kitabın Latife Teyzem’le ilgili böylesine olumlu etki yaratmasından gurur duydum.

Film çekimi bittiğinde büyük teyzem de görse beğenirdi, o da şu bölümde böyle davranmıştır, diye düşündünüz mü?

- Tabii düşündüm. Tanışmasam da onu yakından tanıyor gibiyim. Bazen durup dururken babaannem bana dönüp saçını şöyle arkaya atışın tıpkı Latife Hanım’a çok benzer ya da şu lafı söyleyiş tarzın bana Latife Hanım’ı hatırlattı, der. Bütün bunların, rolü oynamamda, bu yükü taşımamda büyük yardımı oldu.

BU BENİM İLK VE SON ROLÜM

DVD ile birlikte tüm Türkiye sizi tanıyacak, meşhur olacaksınız. Çok para kazanabileceğiniz film teklifleri alabilirsiniz. Ne yapacaksınız?

- Oyunculuk eğitimi almamış birinin üç dört günde ünlü olabileceğini gördüm. Oyuncu olmayı kesinlikle düşünmüyorum. Gündemde olmak için bu işi yapmadım. Teyzeme benzeyen birini bulurlardı elbet. Ama yabancının yapması yerine ailemizden birinin yapması daha doğruydu. En uygun bendim. Başka kuzenim olsaydı, onun oynamasını isterdim. Bu rol, ilk ve son. Meşhur olmak için değil, ailem için yaptım. Gurur duyduğum, özendiğim büyük teyzem için oynadım. Columbia Üniversitesi’ndeyim, medyadan uzağım, mutluyum. Aksine davranıp kısa yoldan ünlü olmak isteseydim, Latife Hanım, aileden birinin kendisi üzerinden böyle bir konuma düştüğünü görseydi, mezarında ters dönerdi herhalde.

Filmi, oynadığınız rolü okul arkadaşlarınız, öğretmenleriniz biliyor mu?

- Oda arkadaşım ve birkaç yakın arkadaşımla birkaç öğretmenim biliyor.

Orhan Pamuk’tan sonra Columbia Üniversitesi meşhur bir Türk’le daha mı tanışacak?

- (Gülüyor) Onun kadar ses getirmez ama, bilmiyorum...

DVD KİTAPLA BİRLİKTE
/images/100/0x0/55eb3ea2f018fbb8f8b4a628


Latife Hanım belgeseli Bir-TV prodüksiyon tarafından yapıldı. Yönetmenliğini Ali Akyüz, yapımcılığını Rıdvan Akar’ın üstlendiği filmde Latife Hanım’ı Yasemin Erboy oynarken; Mustafa Kemal Atatürk’ü Yavuz Hekim canlandırdı. Senaryo İpek Çalışlar’ın Latife Hanım kitabından yola çıkılarak yazıldı. Yasemin Erboy’un rol aldığı canlandırmalar İzmir’de Özel Türk Koleji İçindeki Uşakizade Köşkü’nde dört günde çekildi. Prodüksiyon sırasında kostümler için büyük uğraş verildi. Dönemin orijinal kıyafetlerini Nadide Argun dikti. Atatürk kıyafetlerinde ise Faruk Saraç imzası var.

Bu hafta piyasaya çıkan DVD’de 45 dakikalık filmin yanı sıra kamera arkası görüntüleri ve Latife Hanım’ın yaşamından kesitler sunan 52 kare fotoğraf da yer alıyor. İpek Çalışlar’ın Latife Hanım kitabının kısaltılmış haliyle birlikte satılan DVD’nin fiyatı 9.90 YTL.

Vazifeye itaat etmek bazen insana acılı dakikalar yaşatsa da hayatın en büyük zevklerindendir, yazmış

Babaannemde bir kılıcı var. Atatürk’ün öptüğü kalem de galiba babaannemde. Atatürk’ün hediye ettiği minik kılıç halamdaydı, çalındı, bulunamadı. Latife Hanım’ın, Beyaz Köşk’te kaldığı sürece Atatürk ’e her sabah kahve ikram ettiği fincan, köşk, Özel Türk Koleji’ne bağışlandığı için buraya verildi. Eşyaları kasalarda saklanıyor. Büyükannemde, teyzemde imzaladığı ve Osmanlıca yazdığı gençlik fotoğrafları var. Vazifeye itaat etmek bazen insana acılı dakikalar yaşatsa da hayatın en büyük zevklerindendir, yazmış.

AŞKTA ONUN KADAR CESUR MUYUM, HENÜZ BİLMİYORUM

Latife Hanım’ın aşkta gözü karaydı. Ailesi istememişti Mustafa Kemal’le evlenmesini. Bu cesur yönünü de örnek alıyor musunuz?

- Bilemeyeceğim (gülüyor). ABD’ye gelebildim. Kararlılık konusunda benziyorum. Bir işe karar verdiğimde en iyi şekilde yapmaya gayret ediyorum. Ama aşkta o cesaret var mı, henüz bilmiyorum.

Aşkta büyük teyzeniz gibi mutsuz olma korkunuz var mı?

- Bu korku herkeste vardır. Mutlu aşk vardır, diyenlerdenim. Romantiğim. Ama kimse büyük teyzemin yaşadıklarını yaşamak istemez.

BİZE O SUSKUNLUĞUN SÜRDÜRÜLMESİ, KOZ VERİLMEMESİ ÖĞRETİLDİ

Latife Hanım’la ilgili bilgilerin aile içinde kalması kaydıyla kuşaktan kuşağa aktarıldığını öğrendim. Belli bir yaşa geldiğinizde mi anlatılıyor?

- Yok, sırası geldikçe aile toplantılarında anlatılır. Çocuklara ya da gençlere örnek teşkil etmesi, özendirilmesi için. Ailemizin en etkili kişilerinden biri olduğu için Latife Hanım hikayeleriyle büyüdüm. Bize her zaman aktarılan en önemli şeylerden biri, o suskunluğun devam ettirilmesi gerektiği ve sebepleri. Toplumun bunlardan haberdar olmadığı, bu tip bilgilerin çok çarpıtıldığı, koz verilmemesi gerektiği anlatıldı. Türkiye bu tür bilgilere henüz hazır değil.

Aile bireyleri evlendiğinde eşleriyle paylaşıyor mu bu sırları?

- Tabii. Zaten ailemiz de her şeyi bilmiyor ki. Latife Hanım zaten çok ketummuş. Kız kardeşi Vecihe Hanım’la paylaşmış ama o da çok ketummuş. O da oturup çocuklarına kız kardeşinin bütün hayat hikayesini anlatmamış.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle