GeriKelebek Gümüş Ekran
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gümüş Ekran

Osman GİRİTLİ

Melekler de sever

Melekler şehri (City of Angels), yaşamın bütün özellikleriyle çekiciliğini vurguluyor.

Çok işlenmiş bir konudur, ölümsüzlüğün ardına düşmek. İnsanın vazgeçemediği, bu uğurda bir çok kitap yazdığı tutkusu.

Melekler üzerine efsaneleri hepimiz dinledik. Günlük hayatta da, melek gibi, sözcüğünü ne kadar çok kullanırız, oysa melekler çeşitlidir, hepsi de iyi değildir.

Seth Plate de (Nicolas Cage) bu tür meleklerden biri, düpedüz azrail, can alıyor.

Ölümsüzlükten şikayeti var mıydı, elbet hüzünleniyordu yaptığı işinden, pek de sevmiyordu ama buna kader gibi bakıyordu.

Ölümsüzlükten vazgeçecek kadar Maggie'yi (Meg Ryan) sevince, bütün dünyası değişti.

Doktor Maggie, meleklere inanıyor muydu? Kimimiz çok kafa yorarız meleklere. Kitaplarda ya da Kutsal Metinlerde okuduğumuz zaman hatırlarız onları.

İşte bir ölümsüzle bir ölümlü aşk denilen derde düşünce, inançlarını da, dünyalarını da değiştirdiler.

Çünkü ölümsüzlük her şeyin ötesindeydi, ama aşkı tadamıyordunuz, bunlardan en önemlisi dokunamıyordunuz. Sevdiğinizin tenini hissedemiyordunuz.

Tanrı bütün özellikleri, nitelikleri de bir arada vermez ya.

Doktorun da rutin bir yaşamı vardı, Melek'in de. Aşk belki de düzenlerini bozdu, hayatın engebeleri, bilinmezlikleri meleğe daha cazip geldi.

Bilmem ki? Her seyircinin bilgisi, birikimi farkladır.

Melekler, ölümsüzlük, fanilik üazerine düşünüyorsanız, bunu felsefe bağlamında uçlara kadar götürüyorsanız çok etkileneceğiniz kesin.

Kafa yormadan film seyretmeye alışık biriyseniz, o zaman şirin bir aşk hikayesi, bir tutku deyip geçebilirsiniz.

Evet, ölümsüzlükten vazgeçti, bir ölümlü sevgiliye kavuştu ...

Hayatın falsoları vardır, onu bilmiyordu.

Siz de filmi görünce bunu öğreneceksiniz.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle