GeriKelebek Giysilerimi eleştirenler Penelope Cruz’a da laf söylüyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Giysilerimi eleştirenler Penelope Cruz’a da laf söylüyor

Giysilerimi eleştirenler Penelope Cruz’a da laf söylüyor
refid:10012124 ilişkili resim dosyası

Nurgül Yeşilçay, evliliğinde yaşanan tartışmalarla ilgili sorusuya şu yanıtı verdi.

NURGÜL YEŞİLÇAY FOTOĞRAFLARI

Nurgül Yeşilçay, Eve dergisindeki röportajında, "Evliliğinizle ilgili en sık okunan haber 'Bebek'te tartıştılar' oluyor. Bu doğru mu" sorusuna şu yanıtı verdi: "Tartışmadan ilişki mi olur? Çok büyük bir kavgamız asla olmadı, bizimkiler çok basit ve saçma oluyor. Ama bunlar da olmalı zaten, diyelim ki ben bir şey yaşadım bir yerden patlamam lazım. Kocanla artık yüz göz oluyorsun, ona patlaman anormal bir şey olmuyor. Cem (Özer) bu konuda çok anlayışlıdır."

n "Vicdan" filmiyle muhteşem bir dönüş mü yapacaksınız?

- Aslında benim kendi adıma bir dönüş olacak. Yoksa ben doğumdan sonra "Adem’in Trenleri"ni, "Yaşamın Kıyısında"yı yaptım, dizilerde rol aldım, ama şimdi kendimi daha rahat hissediyorum. Ben şimdiye kadar hep Nejat’a bağımlıydım, tabii ki bundan sonra da Nejat’a bağımlı yaşayacağım. Ama o ilk zamanlar, yani çocuğu doğurduktan sonra, yeni yaşadığın ortama ve duruma alışmakta zorluk çekiyorsun. Şimdi 3,5 yaşında Nejat ve anaokuluna başladı. Benimle değil de daha çok arkadaşlarıyla vakit geçirmek istiyor. O açıdan biraz daha rahatladım diyebilirim. Şimdi evet, "Vicdan" ile bir şekilde dünyaya dönüyorum.

n Peki "Vicdan"ı kabul etme nedeniniz neydi?

- Ben yönetmen seçiyorum, önem veriyorum iyi yönetmene. Erden Kıral gerçekten iyi bir yönetmen. Bütün dünyaca tanınan biri.

n En büyük etken yönetmen miydi?

/images/100/0x0/55eac612f018fbb8f895d312

- Tabii ki. Bir de ben senaryoyu okuyorum, sonra yönetmenle buluşuyoruz. Senaryoda takıldığım yerler varsa, yönetmene söylüyorum. Neleri içime sindiremediğimi paylaşıyorum. Yönetmen "Hayır, kesinlikle böyle olacak, karıştırmam ben senaryoma" diyorsa teşekkür ediyorum ve çalışmıyorum. Çünkü yönetmen ile oyuncunun uyumu çok önemli. Ve bu işte de öyle oldu.

n O zaman film size ilk geldiği zamana göre şekil değiştirdi.

- Evet, ilk haliyle alakası yok diyebiliriz. Daha eski bir film gibi duruyordu, ama şimdi modern bir film oldu.

n Biraz da "Vicdan"daki Aydanur’dan ve karakterleri nasıl yarattığınızdan bahsedelim...

- Aydanur eğlenmeyi seven ama hüzünlü, annesini kaybetmiş, yaşadığı ortamdan sıkılmış, çok zor şartlarda yaşayan yoksul bir insan. Yaşadıkları yerde herkes kiremit fabrikasında çalışıyor; hayatları bu. Bu kız, o yazgıyı kırmaya çalışıyor. Böyle bir kız nasıl yürür, nasıl davranır, ne seyreder, ne okur, hangi konuları okur, bunları düşündüğün zaman zaten karakter oluşuyor.

n Filmi izlerken Aydanur’un asiliğinde sizi gördüm...

- Başkası oynasa eminim başka türlü olurdu. Ama bu, oyuncu Nurgül Yeşilçay olarak benim yorumum. Aydanur’u ben böyle yorumladım, böyle oynadım. O kısmın çok sert olmasını istedim. Erden Abi ve Murat Han ile de konuştuk. Murat Han’ın oynadığı karakter de önce kıza şefkat göstermiyor zaten. Kız ile birlikteyken gitmiş kızın arkadaşı ile evlenmiş. O zamana kadar kız kaderine boyun eğmiş, yine kiremit fabrikasında çalışmış ama adam en yakın arkadaşıyla evlendikten sonra başka alternatifi de yok, gitmeye karar vermiş ve kendini salmış. Adamdan da kopamıyor, çok tutkulu ve arızalı ilişkileri var. Sonunda anlıyoruz aslında Aydanur’u sevdiğini. Bence çok çarpıcı bir hikaye.

n Filmin galası 6 Ekim’de. Kıyafetleriniz genelde eleştiriliyor. Bu sefer ne giyeceksiniz?

/images/100/0x0/55eac612f018fbb8f895d314

- Günlük hayatımda BNG ile çalışıyorum. Sahibi Nilgün Hanım gala için de bana özel bir kıyafet hazırladı. Önceleri çok takılmıştım kıyafetlerimin eleştirilmesine, ama baktım ki aynı kişiler Penelope Cruz’u da eleştiriyorlar!

n Nurgül Yeşilçay, asi ve anti bir kişilik gibi görünüyor...

- Evet, nedense böyle bir durum var. Oysa ben gece dışarı çıkmam, içkim yok, işim biter eve gelirim. Gayet normal bir hayatım var yani.

n En mutlu anınız Nejat’ın doğumu mu?

O, anlık bir mutluluk değil. Nejat’ın varlığı dünyanın en güzel şeyi. Dünyanın en yorucu, en korkunç, en sevimli şeyi; Nejat her şey! n Milan Kundera’nın deyişiyle "ün tenekesiyle dolaşmak" nasıl bir durum?

- O kadar da büyütülecek bir şey değil. Şaşırılacak da bir şey değil. Herkesin başına geldiğinde aynı tepkileri verir. Bazı arkadaşlarım var, ben artık 10 yıldır bu işi yaptığım için bende artık öyle hırslar ihtiraslar kalmadı. Belki benimki de uzun sürecekti, ama Nejat’ın bana kattığı çok büyük şeyler olduğunu düşünüyorum. Bir insan bu kadar zor şartlarda yetişiyorsa, çünkü bir dişinin çıkması senin için bu kadar önemliyse, karşımızdaki insanı o kadar kolay kırmamalıyız, diye düşünüyoruz. Mesela çocuk ağlıyor, yapacak hiçbir şeyin yok, evde tek başınasın çocukla berabersin. Susmuyor. Kocanla ya da sevgilinle kavga etsen, dışarı çıkıp rahatlayacağım dersin ya da kulaklarını tıkarsın, başka bir odaya geçersin. Ama böyle bir şey değilmiş hayat. Hayat, bazen karşındakinin arızalarına katlanmakmış. Bunu görüyorsun ve insanların üzerine o kadar çabuk çarpı çizemiyorsun. O kadar büyük bir sevgi ki, devamlı kendini pozitife çevirebiliyorsun.

’Ünlü sevgili’ erkeklerin kaldıramadığı bir durum

/images/100/0x0/55eac612f018fbb8f895d316

n "Artık ünsüz biriyle birlikte olmak istemiyorum" demiştiniz. Bu karara nasıl vardınız?

- Bir yeri arıyorsun, "Ben Nurgül Yeşilçay" diyorsun, yerin pat ayrılıyor. Ama sevgilin aradığında "Yer kalmadı" cevabını alabiliyor. Bir süre sonra o bununla dalga geçmeye başlıyor. Giydiğin kıyafeti, oynadığın diziyi, filmi, her şeyi eleştiriyor.  Buna katlanamadım açıkçası. O yüzden bunu bilen, bundan gocunmayan biriyle beraber olmayı tercih ettim daha sonrasında. n Erkeklik psikolojisinden kaynaklanabilir, değil mi?

- Evet, bu erkeklerin kaldıramadığı bir durum. Sen ondan daha çok kazanıyorsun, ondan daha ön plandasın ve artık sen Nurgül Yeşilçay’ın sevgilisisin.  Türkiye’de bu zor.

Tartışmadan ilişki olmaz

n Evliliğinizle ilgili en sık okunan haber "Bebek’te tartıştılar" oluyor.

- Biz de her normal çift kadar kavga ediyoruz. Her normal çiftten fazlasıyla birbirimizi seviyoruz. Zaten insan sevmediği birinden çocuk yapar mı? Cem (Özer) bir ara "Çocuğumun annesini seçme hakkım var" demişti, ona "Vay sen kim oluyorsun" gibi tepkiler geldi. Aslında söylemek istediği buydu. İnsanlar arasında ten uyumu vardır sadece ama asla anlaşamıyorlardır, öyle bir ilişkiden sonra asla görmezsin, görmek de istemezsin, duymazsın canın da istemez. Ama eğer sevgi varsa sonradan görmek, iyi olduğunu bilmek, konuşmak da istersin. Adamın söylemek istediği buydu, benim de düşündüğüm bu. Ben Cem’i hayatım boyunca ne olursa olsun bir şekilde hayatıma dahil etmek istedim.

n Olay bu mudur? Tartışmalar yalan mıdır?

- Tartışmadan ilişki mi olur? Çok büyük bir kavgamız asla olmadı, bizimkiler çok basit ve saçma oluyor. Ama bunlar da olmalı zaten, diyelim ki ben bir şey yaşadım bir yerden patlamam lazım. Hele ki bir de dizi çekiyorsam oradaki insanlara parlamam hoş değil tabii ki. Ama kocanla artık yüz göz oluyorsun, ona patlaman anormal bir şey olmuyor. Cem (Özer) bu konuda çok anlayışlıdır, çoğu zaman patlamama da göz yumar. Ben de bir süre sonra anlar, "Kusura bakma" der susarım, düzelirim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle