GeriKelebek Gaultier, Galliano ve Donna Karan’ın Kapalıçarşı’daki kumaşçıları
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gaultier, Galliano ve Donna Karan’ın Kapalıçarşı’daki kumaşçıları

Gaultier, Galliano ve Donna Karan’ın Kapalıçarşı’daki kumaşçıları
refid:3876860 ilişkili resim dosyası

Geçen hafta Paris Moda Haftası kapsamında düzenlenen Jean Paul Gaultier defilesinde yine Kapalıçarşı’nın adı geçti. Antik Yunan, Türk ve Fas motiflerinden etkilenen Gaultier, tasarımlarında Türkiye’den aldığı kumaşları kullanmıştı. Kapalıçarşı’yı kendine mesken tutan tek modacı Gaultier değil. Rıfat Özbek, en yakın arkadaşı Galliano ile sık sık buraya uğruyor.

Donna Karan, Cemil İpekçi, Dice Kayek ve Bahar Korçan da tarihi çarşının küçücük kumaş dükkanlarında ilham arıyor.

Kumaşı pamuklu tülbentten olan ve üzerine tamamen el işçiği ile taş baskı yapılan yemeniler, Karadenizli kadınların fındık, çay toplarken bağladıkları önlükler, Anadolu’nun birçok yöresinde kullanılan renk renk hamam peştamalları unutulmaya yüz tutarken, aralarında dünyaca ünlü olanların da bulunduğu bir grup modacı tarafından son yıllarda yeniden keşfedildi.

Moda dünyasının önde gelen isimlerinden Jean Paul Gaultier geçtiğimiz günlerde, Paris’te 2006 yılı yaz modasının çizgilerini taşıyan dev bir defile düzenledi. Tasarımlarda kullandığı pek çok kumaşı Türkiye’den, Kapalıçarşı’daki Köylü Pazarı’ndaki Sivaslı İstanbul Yazmacısı’ndan almıştı.

Kapalıçarşı’nın yolunu tutan sadece Jean Paul Gaultier mi? Donna Karan, Galliano, Rıfat Özbek, Atıl Kutoğlu, Bahar Korçan, Dice Kayek, Cemil İpekçi de buradan alışveriş yapıyor. Adreslerin büyük bölümü Örücüler Kapısı yakınındaki Köylü Pazarı olarak anılan bölgede bulunuyor. Trafik yoğun ama tercih edilen dükkanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

MUHLİS GÜNBATTI

Versace stilistleri abonesi


Perdahçılar Sokak’taki dükkan, eski ve yeni tekstil ürünleri satıyor. Sahibi Muhlis Günbattı’nın adını taşıyor. Yazmalardan Osmanlı işi kaftanlara, üç eteklerden halılara kadar geniş bir ürün yelpazesi var. Cemil İpekçi, Dilek Nanif, Versace’nin stilistleri bu dükkanın abonesi. Yazmalar 5-150, üç etekler 15-50 YTL arasında. Eski kaftanlar 50 dolardan başlayan ve 15 bin dolara varan fiyatlarla satılıyor.

SİVASLI İSTANBUL YAZMACISI

Modacılar fikir almaya geliyor

Sivaslı İstanbul Yazmacısı, yaklaşık 30 yıldır yazma işe ile uğraşıyor. Necdet Daniş’in sahibi olduğu bu 40 metrekarelik dükkan, modacıların ve turistlerin uğrak yeri. Louis Vuitton’nun dünyanın 23 ülkesini kapsayan şehir rehberlerinin İstanbul bölümünde adı geçiyor. Dükkanın içi rengarenk ve otantik peştamallar, yazmalar, ibrişimlerle dolu. Anadolu’nun birçok yöresinden getirtilen kumaşlar burada hayat buluyor. Rıfat Özbek, Donna Karan, Bahar Korçan, Dice Kayek, Jean Paul Gaultier Zeynep Tunuslu, Romeo Gigli, Cemil İpekçi ve Atıl Kutoğlu gibi ünlü müşterileri var. Modacılar buraya orijinal işlerden desen bakmaya, fikir almaya geliyor. Bu desenlerden modern fabrikalarda yeni tasarımlar yaptırıyorlar. Başrolünde Brad Pitt ve Eric Bana’nın oynadığı Truva filmine de kumaş vermişler. İşlemeli bohçalar, eski kaftanlar, özel dokuma yünlü kumaşlar, keçe şapkalar bulabilirsiniz. Taş baskılı yemeniler 1 ile 1,5 YTL arasında. Bunlardan pareo ve elbise yapılıyor. Üzeri baskılı tülbentlerden elbiselik yaptırmak isteyenler de metresine 3 YTL ödüyor. Peştamalların fiyatları ise 7,5 ile 30 YTL arasında değişiyor. Sivaslı İstanbul Yazmacısı, Yağlıkçılar Sokak’ta.

EĞİN TEKSTİL

Bush’a 150 tane peştamal Danimarka Kraliyet Operası’na kostüm


Eğin Tekstil, Kapalıçarşı’da 145 yıllık bir dükkan. Erzincanlı Eğin ailesinin sahibi olduğu dükkanı şimdi beşinci kuşaktan Süleyman Ertaş yönetiyor. Ertaş, Tıp Fakültesi mezunu, ama esnaflığı seçmiş. Nedeni ise baba mesleğini sürdürmek. Beyaz Saray’a, ABD Başkanı George Bush’a 150 peştamal göndermiş. Truva filminde kullanılan bine yakın pelerin ile 6 bin metre şal kumaşını da Süleyman Ertaş satmış. Danimarka Kraliyet Operası’nın Verdi ve Aida operalarının kostümlerini yine o göndermiş. Dubai’nin dünyaca ünlü Burj-el Arab ve Royal Mirage adı otellerine binlerce peştamal satmış. Peştamal müşterileri arasında Prens Charles da var. Rıfat Özbek, Yıldırım Mayruk, Cemil İpekçi, Faruk Saraç, Dolce Gabbana tasarımcıları, Lübnanlı Sevim Tavil sık sık buraya uğruyor. İpek dokumalar, yöresel el dokumaları, yazmalar, keten yatak takımları bulabilirsiniz. Peştamalların fiyatı ortalama olarak 20 YTL Şekerpare denen yünlü fuların fiyatları 20 YTL. Yatak örtüleri 35-60 YTL arasında. Örücüler Kapısı’nın hemen girişinde bulunuyor.

DERVİŞ

Rıfat Özbek en önemli müşterisi


Keseciler Caddesi’ndeki Derviş’te banyo aksesuvarları, yöresel el dokumaları, yazmalar, yastık kılıfları, Anadolu’daki köylerden toplanan üç etekler, cepkenler ve gömlekler var. Sahibi Tayfun Utkan. Modacı müşterileri arasında Rıfat Özbek’in ilk sırada yer aldığını söylüyor. "Dükkana o kadar fazla yabancı geliyor ki, bunların çoğu stilist ve tasarımcı olduğunu söylüyor ama hangi modacı ile çalıştığını açıklamıyor. Biz de prensip olarak müşterilerimize soru sormuyoruz. Bizim için malımızın satılması önemli. Müşterilerimiz arasında yabancılar ağırlıklı" diyor. Göynük el dokuması kumaşlar 35-150, 3 etek ipek elbiseler 150-350 Sivas yöresi elbiseleri 150-250, cepkenler 10-250 YTL.

KAMER YAZMA

İpekçi yemeniden pantolon yaptı


Yaklaşık 20 yıllık bir dükkan. Sahibi Vahram ve Arsen Kovan kardeşler. Müşterileri arasında Cemil İpekçi de var. Çakmakçılar Yokuşu’ndaki Büyük Yeni Han’ın içinde. Yöresel yazmalar, oyalı yazmalar, baskılı elbiselik kumaşlar, masa örtüleri bulabilirsiniz. Yörelere göre çit, yemeni ve başörtüsü olarak tanımlanan pamuklu kumaşları, tahta kalıplarla elde desenlendiriyorlar. Özellikle Tokat, Sivas, Erzurum ve Karadeniz yörelerindeki desenleri yaptırıyorlar. 90x90 cm. ebatlarındaki yemeniler 2 YTL’ye satılıyor. Anadolu geleneklerine göre bir gelinin çeyizinden bu yemenilerden 100-200 tane olması gerekiyor. Cemil İpekçi buradan aldığı yemenileri kullanarak pantolon ve pareo yapmış. Yabancı turistlerin dükkanı nasıl bulduğunu hiç anlamadıklarını söylüyorlar: "Gelenler arasında modacıların da olduğunu zannediyoruz, ama yabancılar genellikle yaptıkları işleri söylemek istemeden mal alıp gidiyor" diyorlar.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle